Zillet Anlamı Ne Demek?

/
/
/
40 Views

Zillet Ne Demek

Değersizlik, horluk, miskinlik, âcizlik!

Zillet sözlük anlamıyla zelil ve itibarsız olmak, değersizleşmek, âciz kalmak gibi anlamlar taşır. ‘Ariflerin satrancı’ zillet ile başlar, en son basamak olan vuslat, yani kavuşmak ile neticelenir; kavuşmak, yani Allah’a ermek! Bu nedenle ‘zillet’ vuslatın tam zıddı kabul edilebilir.

Başka bir ifadeyle zillet, insanın maksadına göre en uzak kaldığı yerdir. Zaten ‘zelil’ olmak da bundan kaynaklanır: Allah’tan uzaklık! Lâkin zillet aynı zamanda başlama noktasıdır. Ariflerin satrancı zillet ile başladığı gibi hayat da zillet ile başlar. Bu durumda satranç tam olarak hayatın aynasıdır: Her insan ‘zelil’ bir varlık olarak dünyaya gelir, sonra hayatı merhale merhale kat eder, fakat insanların sadece bir kısmı vuslata, yani maksada erer. Bu durumda ilk basamaktaki zilleti iki şekilde değerlendirebiliriz:

Birincisi herhangi bir değer hükmü iyi veya kötü gibi taşımaksızın insanın âcizliği ve zayıflığı anlamındaki zillet! Bu durumda zillet, insanın yeryüzünde var olduğu anındaki en âciz ve zayıf durumudur. Bir bebeğin doğumu bunu anlatır; her şeyiyle ve her durumda kendisini koruyacak ve ona yardım edecek başka birine muhtaçtır.

Zilletin en yaygın anlamlarından birisi bu muhtaçlıktır. Birinci anlamdaki zillet kınanacak ve kötülenecek bir şey değildir. Çünkü insan kendi iradesiyle bu zillet durumunu seçmemiştir. Başka bir satranç tahtasında başlama noktası ‘doğum’ veya ‘yokluk’ olarak kabul edilir. Bu durumda Ariflerin Satrancındaki başlama noktasını da doğum veya yokluk gibi kabul edebiliriz. İnsan yeryüzüne gelmiştir ve âciz bir varlık olarak doğmuştur. Ancak bundan önemli bir mesele şudur: İnsan bir ‘insan’ adayı olarak doğmuştur; çekirdek insan! İkinci zillet ise insanın bu noktaya düşmesiyle gerçekleşen ‘düşüş zilleti’ olabilir. İnsan bazen kaderin tecellîsi bazen ise kendi irade ve seçimiyle zillete düşebilir. Bu durumda ‘zelil olmak’ ve ‘zillet kötü bir iştir; herkes elverdiğince kendisini zilletten kurtarmalıdır. Kuran-ı Kerim’de insanın en iyi surette yaratıldığından söz edilir. Ardından esfei-i safilîn, yani aşağıların aşağısına atıldığı beyan edilir. Âyette kastedilen ‘aşağıların aşağısı’ zillet demektir. Fakat âyet-i kerime de iki anlamıyla zillet olarak yorumlanabilir, birinci anlamıyla insanın aşağıların aşağısına atılması bir değer hükmü taşımaz. Buna mukabil insan iman ile hidâyete erdikten sonra tekrar kötü davranışlarla aşağıların aşağısına düşerse insanlık özelliğini yitirmiş olur gerçek anlamıyla zelil olur.

Âyet-i kerimelerde toprağın zilleti temsil ettiğinden de söz edilir. Toprağın veya yeryüzünün “zelil” diye nitelendirilmesinin sebebi insanların ayaklarıyla çiğnedikleri ve üzerine bastıkları bir yer olmasıdır. Bu nedenle toprak ile zillet arasında bariz bir irtibat vardır. Mevlânâ “Tevâzuda toprak gibi ol!” derken bunu beyan eder. Hacı Bektâş-ı Velî ise “Hakikat kapısının birinci makamı topraktan yaratılmış olduğunu anlamaktır.” derken yine bunu kast eder. Her hâlükârda birinci zillet hayata ilk geldiğimiz andaki zayıflık, âcizlik ve herkese muhtaç olduğumuz durumdur, ikinci zillet ise yükselirken düştüğümüz zillet, horluk ve değersizliktir. Birincisi kötü ve olumsuz değilken İkincisi kötü ve kaçınılması gerekli bir durumdur.

Zillet hâliyle ilgili bilinmesi gereken bazı ilkeleri söyle ifade edebiliriz:

♦ Zillet tam anlamıyla zillet kötü bir şey değildir; insanın hayattaki başlama noktasıdır. Bu hâlin üzerine değerler ekleyerek insan yükselir ve gerçek insan hâline gelir. Zillet hâlinde insan ‘çekirdek insan’ veya ‘bilkuvve insan’dır. (insan adayı)

♦ Zillet tam anlamıyla bir insanlık eşitliği olduğu gibi insanlığın insanlığın kardeşliği de burada başlar; yaratılış itibarıyla zillet hâlinde ortaklık!

♦ İslâm’da ibadetlerin maksatlarından birisi insana bu zillet hâlini hatırlatmaktır. Hayat içinde kazanılan değerler ne kadar unuttursa da zillet herkes için başta veya sonda hatırlanması gereken bir hâldir.

♦Kölelik, hastalık, fakirlik, kadın-erkek olmak, statüler vs. gibi insanlar arasındaki her türlü ayrımın ortadan kalktığı yer zillet hâlidir. Herkes bu mertebede birbirine eşittir.

Zilletin ardından teessüf gelir.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • Linkedin
  • Pinterest

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir