Yeme Bozuklukları ve Tedavisi

yeme bozuklukları
Yeme Bozuklukları, Yeme Bozukluğu Neden Olur?, Yeme Bozukluğu Belirtileri, Yeme Bozukluklarında Uygulanan Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Bunun gibi soruların cevaplarını aşağıdaki makalemizde bulabilirsiniz. Sağlıklı Günler Dileriz…

YEME BOZUKLUKLARI

Az ya da çok yemek, aşırı yeme isteği ya da sağlıksızca ve hızla zayıflamak. Hepsinin nedeni ”Yeme Bozukluğu”. Temelinde ise psikolojik sorunlar yatıyor.

Çağımızda sık sık karşımıza çıkan ”yeme bozukluğu” rahatsızlığının temelinde ruhsal sorunlar yatıyor. Anoreksiya nervoza (sağlığını tehdit edecek ölçüde zayıflık), bulimiya nervoza (aşırı yeme atakları) ve tıkanırcasına yemek gibi psikiyatrik hastalıkların içinde yer aldığı bir tanı grubu olarak adlandırılıyor yeme bozukluğu. Bedensel belirtiler ön planda gibi görünse de ciddi ruhsal sorunları barındırıyor. Yeme bozukluklarının özgün bir nedeni yok.

Anoreksiya nervozanın başlangıç yaşı göz önüne alınırsa hastalığı, ergenlik değişimleri ve bu değişimlere uyum sağlamaktaki yetersizlikle açıklamak mümkün. Bu hastalıkların kadınlarda daha çok görülmesi hastalığın gelişiminde kadınlık psikolojisinin önemini vurguluyor. Burada aşırı inceliğin çekici olduğu vurgusunu yapan medyanın etkiside var. Sosyal değişimlerde özellikle bulimiya nervozanın gelişiminde rol oynuyor. Fakat yeme bozuklukları basitçe yemek ve incelme ile açıklanamaz. Yeme bozukluğu olan kişiler ümitsizce başkaları tarafından onaylanmayı ve kabullenilmeyi arzu ederler.

Bazen bu duyguları kısa vadede ince olmakta bulabilirler ya da yemek yiyerek kendilerini rahatlatabilirler.

BELİRTİLERE DİKKAT!

Yeme bozukluğu rahatsızlığı belirtileri şöyle sıralanıyor:

Kilo alma,
Yemek konusunda kontrolsüz hissetmek,
Kendine güvenin düşük olması,
Depresyon,
Tedirginlik,
Kiloda azalma ve artma,
Yiyecekleri gizlemek,
Suçluluk duygusu ve utanç,
Kendinden iğrenmek,
Değişik diyetler denemek,
Gizli yeme alışkanlığı,
Yiyecek ikram edilen sosyal etkinliklerden kaçınmak,
İntihar düşünceleri gibi sayılabilir.

Tüm bunları arka arkaya sıralayınca tıbbi yardım almanın ne kadar şart olduğu da ortaya çıkıyor. Psikoterapist Çiğdem Alper, ”Aşırı derecede kilo kaybı varsa ya da aşırı yemek yemek ve aşırı diyet yapmak arasında gidip geliniyorsa bir doktor ile konuşmak önemli olabilir” diyor. Alper, eğer aile bireylerinden birinde ya da bir arkadaşınızda yeme bozukluğundan kuşkulanıyorsanız, bir doktora görünmesi konusunda ısrarcı olmanız gerektiğini vurguluyor.

Yeme bozukluklarının tedavisine, psikoterapist, doktor, yeme uzmanı gibi farklı alanlardan klinisyenlerin katılması tavsiye ediliyor. Çoğu hastada yeme bozukluğunun yanı sıra tedavi edilmesi gereken depresyon, kaygı bozukluğu ve diğer psikiyatrik sorunlarda mevcut.

Yeme bozukluğu, hem fiziksel hem de ruhsal olarak insani tahrip eden bir rahatsızlık. Teşhis için geç kalınırsa yeme bozukluğu kronik bir hale gelebilir ve hastanın yaşamını tehdit edebilir. En etkili tedavi yöntemi bir doktor ve yeme uzmanı ile birlikte psikoterapi ya da psikolojik danışmanlık almaktır.

AŞIRI YEMEK SORUNDUR!

Yeme bozuklukları içinde en yaygın olan ”aşırı yeme bozukluğu”, obeziteye davetiye çıkarır.

Aşırı yeme bozukluğu (Binge Eating Disorder-BED), obezite ile en fazla ilişkilendirilen yeme bozukluğudur. İştahsızlık ve bulimiya daha çok duyulmuş olmalarına rağmen BED, aslında her ikisinden de daha yaygındır. Bir başka fark ise, iştahsızlık ve bulimiya ezici bir üstünlükle kadınları etkilerken, BED’li olanların yüzde 40’ının erkek olmasıdır.

BED’li kişilerin özellikleri

Bir oturusta ya da iki saatlik periyotlarla büyük miktarda yemek için tekrarlayan krizler geçirirler. Ayrıca aşırı yediklerinde kendilerini durduramadıklarını da hissedebilirler. BED’li bireyler aşırı doyuncaya kadar ve çok yemek yemenin verdiği utançtan dolayı tek başlarına yiyebilirler. Ayrıca bu kişilerde aşırı yedikten sonra ortaya çıkan nefret, suçluluk ya da depresyon duyguları bulunabilir.

BED’in tıpkı obezite gibi aileden gelme eğilimi vardır ve hem BED’li kişilerde hem de ailelerinde depresyon ve madde bağımlılığı ile ilişkili olma olasılığı daha fazladır.

Aşırı yeme bozukluğunu engellemenin bir çaresi de obezite cerrahisi. Bu yöntem 40 kg/m2’den büyük bir vücut kitle indeksine (VKİ) sahip morbid obez kişilere ya da 35-40 kg/m2 VKİ ile birlikte diyabet ya da kalp hastalığı gibi problemleri olanlara öneriliyor. Araştırmalar obezite cerrahisinin, morbid obez kişilerde zayıflamak için klasik yöntemlerden daha etkili olduğunu gösteriyor. Obezite cerrahisi zayıflamaya yol açarken, bazı riskler de taşıyor. Bu risklerden biri ”Çapraz Bağımlılık”.

Rahatsız olduğunuz duygularla başa çıkmanıza yardımcı olmak üzere aşırı yemek yiyor musunuz?, Yemeği sizi rahatlatması için kullanıyor musunuz?, Ailenizde alkol ya da ilaç bağımlılığı öyküsü var mı?, Yediklerinizi ve yemek miktarını düşürürseniz üzgün, yalnız ya da korkmuş hisseder misiniz?, Yemeğin en iyi dostunuz olduğunu hiç düşündünüz mü?, Travma, kötüye kullanma ya da ihmal öykünüz var mı?, Bu sorunlardan bir ya da daha fazlasına evet yanıtı verdiyseniz, kilo kaybı ameliyatından önce yemek ile ilişkinizi ele almalısınız. Zayıflamaya hazır olsanız ve bunun için çok motive olmuşsanız bile, yemeğin hizmet ettiği ihtiyacın bazı başka yollarla karşılanmayacağından emin olmalısınız.

YEME BOZUKLUKLARINDA KARŞILAŞILAN TIBBİ SORUNLAR

Bu hastalıklar vücuttaki pek çok organı ve bu organların işleyişini olumsuz biçimde etkiler. Bu nedenle de çeşitli tıbbi sorunlar ortaya çıkar.

Tansiyon düşüklüğü, nabız sayısının azalması, kalp ritim bozuklukları, kalp kasının erimesi, elektrolit bozuklukları nedeniyle ani kalp durmaları

Kusmalara bağlı yemek borusu hasarları, hatta yırtılmaları, şişkinlik, kabızlık, müshil kullanımına bağlı bağırsak bozuklukları

Adet düzensizlikleri ve adetlerin kesilmesi

Kemik erimesi (osteoporoz), kemiklerde çabuk kırılmalar

Diş minelerinde erime, çürükler

Kansızlık ve vücudun savunma hücrelerinin azalması

ÖLÜM NEDENİ OLABİLİR!

Yeme bozuklukları ölüm nedeni olabilir. Anoreksiya nervoza ve bulimiya nervoza tüm psikiyatrik hastalıklar içinde en ölümcül olanlarıdır. Özellikle anoreksiya nervozalı hastalar daha fazla risk altındadır. İyi örgütlenmiş yeme bozukluğu kliniklerinin olduğu ülkelerde bile anoreksiya nervozalı hastaların yaklaşık yüzde 10’u bu hastalıklardan dolayı ölmektedir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel