Vücudumuzdaki Fazla Yağlardan Kurtulmanın Yolları

Fazla Yağlardan Nasıl Kurtulabilirim,
Vücudumuzdaki Fazla Yağlardan Kurtulmanın Yolları,
Vücdumuzdaki İstenmeyen Yağlardan Kurtulmanın Yolları,
Fazla Yağlar Nasıl Yakılır,
VücUdumuzdaki Fazla Yağlardan Kurtulmanın Metodları,
Vücudumuzdaki Fazla Yağları Eritme Metodları…

“Her diyet başarısızlığa mahkumdur”

Bunu herhangi biri söylemedi, ben söylüyorum. En nihayetinde her diyet başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Üniversite başında tanıdığım ben dahil kilo problemi olan insanlar, üniversite sonunda da kilo problemine sahipti. Aynı şekilde fiziği düzgün ve güzel olan insanlar da mezun olurken düzgün ve güzel bir fiziğe sahiplerdi.

Kilo problemi olan insanlar olarak zaman zaman zayıflasak da, “diyet” ile verdiğimiz kiloları mutlak olarak geri aldık ve şu ana kadar hep kilo problemi yaşadık. Eminim bu gruba siz de giriyorsunuzdur.

Öyleyse bir şey yapmalı! Diyetten ziyade yaşama ve beslenme biçimimizi değiştirmekten başka bir çaremiz yok. Üstelik hemen radikal değişikliklerle kendimi korkutarak ve bu işten soğutarak değil, yavaş yavaş küçük değişiklikler ile fark yaratmalıyız. Bir süredir bu konuyu araştırıyordum, bir çok foruma, sözlüğe göz attım, makale okudum ve en önemli şeyleri derleyerek sizlere sunmaya karar verdim.

En önemli şey yağlardan kurtulmak olduğuna göre ufak tüyolarla, beslenme değişiklikleriyle yağ yakımını arttırarak yağlarımızdan uzun vadede kurtulabiliriz, dolayısıyla kilo problemlerimizden de. Her diyetin anahtar sözcüğü “yağ yakımı”

Elbette ki diyet yapıp, fazla kilolardan kurtulabiliriz ki şu an bende bunu yapıyorum fakat ardından kaybettiğimiz kiloyu korumamız gerekiyor bu da bu ufak değişiklerden yağ yakımını hızlandırmaktan geçiyor.

Öncelikle kötü haber vereyim! Maalesef bölgesel yağ yakımı diye bir şey yok. Vücudumuzdaki yağ yakımı genel oluyor ve tüm yağ hücrelerinden gidiyor. Bölgesel yapılacak egzersiz sadece o bölgenin sıkılaşmasını sağlar, yağ yakılmasıın değil!

İkinci kötü haber direkt “yağ yakan” bir ürün de yok! Yani doğal hiçbir ürün esasen ilk amaç olarak yağ yakmaz.Yağ yakmanın temel prensibi “metabolizma hızını arttırmak”tır.

Metabolizma hızını arttırmanın en temel 2 yolu var. Bu 2 yol tek başlarına bir işe yarayan ancak beraber olduğunda işe yarayan yollardır, biri olmazsa diğeri de olmaz.

1-Cardio
2-Beslenme

Cardio (Kardiyo) – Nasıl Yapmalı?

Spor
Cardio denilince akla koşu, bisiklet çevirme, elliptical aleti, yüzme gelmeli ilk olarak. Bu tarz aktiviteler size kalori yaktıran, su atmanızı sağlayan ve metabolizma hızınızı arttıran aktivitelerdir. En önemli özelliği ve güzelliği ise Cardio yaparken o an içerisinde kalori yaktığınız, su attığınız gibi yaptığınız cardio egzersizi sayesinde vücudunuzun metabolizma hızı artaracak, sporu bıraktığınız ilerleyen saatlerde de daha fazla kalori ve yağ yakacaksınız.

Diyetin, yağ yakımının vazgeçilmez belki de en önemli unsurudur kardiyo egzersizleri. Doğru beslenme, kardiyo ile desteklenmediği sürece yağ yakımında fazla yol alamazsınız. İsterseniz spor salonunda koşar, bisiklete biner, isterseniz yüzer, isterseniz de açık hava sabahları hızlı yürüyüş yapar ve koşarsınız. Artık yazın bittiğini ve havaların soğuyacağını düşünürsek, spor salonu üyeliği sizin için en uygunu olabilir 🙂

Peki gelelim esas soruya, kardiyo egzersizini nasıl yapmalıyız? Sporla alakalı olanlar HIIT ( High Intensity Interval Training ) taktiğini duymuşlar ve uyguluyorlardır. Kesin olmasa da bir çok görüş ve bilimsel makale HIIT uygulanarak yapılan kardiyo egzersizlerinin daha fazla yağ yakımına ve uzun vadede daha fazla kalori yakımına yol açtığını yazıyor. Nasıl bir teknik bu? Örneğin 20 dakika koşacaksak, önce 3 dakika ısındıktan sonra kalan 17 dakika içerisinde 5 kere 100 metre depar atmalıyız, bu deparlar arasında da hızlı yürüyüş temposunda yürüyerek dinlenmeliyiz. Koşu bandında olanlar için söylemem gerekirse örneğin ilk 10 dakika 6.0 km / sa ile yürüyüş, ardından 1 dakika boyunca 12 km/sa ile depar, ardından 2-3 dakika 7.0 km/sa hızlı yürüyüş temposuyla dinlenme ve ardından 1 dakika boyunca yine 12 km/sa ile depar. Bu şekilde kaç tane yapacağınız elbette ki sizin gücünüze, kondüsyonunuza, limitlerinize bağlı. Yani amaç deparla nabzı yükseltmek, ardından dinlenerek düşürmek ve sonrasında tekrar yükseltmek. Bu şekilde metabolizma hızını daha fazla arttıracağız ve kondüsyonumuzu daha iyi geliştireceğiz. Spora ilk başladığınız zamanlarda kendinizi fazla yormayın ve bir yerinizi sakatlamayın, yavaş yavaş HIIT tekniğini oturtursunuz. Koşudaki bu mantığı bisiklet çevirirken de, yüzerken de, elliptical aletine binerken de uygulayabilirsiniz.

Kardiyo egzersizi esnasında nabız ölçme şansınız varsa daha sağlıklı bir kardiyo, kas kaybı yaşamadan ve yağ yakımı için daha uygun bir kardiyo için nabzınızın belirli bir sınırı geçmemesinde fayda var.

Maksimum Nabız hızını şu formülle hesaplayabilirsiniz;

Max. Nabız = 206.9 – (0.67 x Yaşınız)

Bu nabzı geçmemeye çalışın. Deparlarınız sırasında bu nabzı geçiyorsanız da hızınızı ya da süreyi düşürebilirsiniz. Zaman içerisinde hızınızı ve zamanı kendinize göre ayarlayabilir, koşu bandında ya da elliptical aletinde iseniz eğimi arttırabilirsiniz.

Beslenme – Nasıl Beslenmeli?

Elbette ki amacınız kilo vermek! Pizza, hamburger vs. yerseniz bu işi unutun siz 🙂 Özellikle beslenmemizi sporla birleştireceğimiz için yemek listemiz protein ağırlıklı olmalı. Proteinden kasıt nedir? Et, yumurta, tavuk ürünleri, peynir ve süt ürünleri gelebilir aklınıza.. Sebzelerde, fıstık ezmesinde de protein vardır fakat bizim en çok işimize yarayacak olan hayvansal protein, bitkisel protein değil. Proteinler hem kas kaybı yaşamamanızı sağlayacak, hem daha çok tok tutacak, hem de yağsız protein sindirimi vücudunuza %5 gibi oranlarda daha fazla kalori harcatacaktır.

İlk püf noktası Sabah Kahvaltısı! Ne dedik? Yağ yakımının temelinde metabolizmayı hızlandırmak yatar. Eğer sabah kahvaltısını yemeden geçiştirirsek, aç kalıyorum ve kalacağım diye vücut metabolizmayı yavaşlatacak, öğleden sonra yiyeceğiniz besinin de bu mod yüzünden yağa dönüşmesi ihtimali artacaktır! O yüzden yağ yakımının en altın kurallarından bir tanesi sabah kahvaltısını mutlaka yapmaktır. Elbette hepimizin sağlıklı bir kahvaltı sofrası kurma şansı yok! Bu yüzden protein içeren süt ile beraber yiyeceğiniz sade mısır gevreği, müsli, yulaf ezmesi kahvaltı için biçilmiş kaftan. Hem içerdikleri yüksek lif oranları ile sizi tok tutacak, şeker dengenizi bozmayacak hem de düşük kalorileri ile kilo almamanıza yardımcı olacak.
Eti Lifalif

İkinci püf noktası Akşam Yemeği! Ağır öğünler yiyeceksek bu mutlaka sabah ile akşam arasında olmalı. Akşam yemeğimiz elimizden geldiğince hafif ve hatta sebzelerden, meyvelerden oluşmalı. Çoğu diyetisyen 6 dan sonra bir şey yemeyin dese de bu kural Türk aile yapısını düşününce uygulanması çok zor bir kural. En azından 20:00 den sonra akşam yemeği yemeyin ve yiyeceğiniz meyve ve atıştırmalıkları ise en geç yatmadan 2 saat önce tüketin.

Üçüncü püf noktası ise abur cubur ve gazlı içecekler! Özellikle benim gibi abur cuburu ve Colayı çok seven biriyseniz başınız dertte. Bunları yavaş yavaş hayatımızdan çıkarmamız, çıkartmasak da oldukça azaltmamız gerekiyor. Peki niçin? Vücudumuzda yağ yakımını engelleyen hatta yağ depolatan en önemli unsur şeker seviyemizdeki dalgalanmalar. Çok basit bir dille açıklayacak olursam, hamburger gibi yağlı yiyecekler, kola gibi şekerli içecekler, abur cuburlar gibi bol yağ ve şeker içeren ürünler, onları vücudumuza alır almaz kan şekerimize tavan yaptırtır ve sonrasında vücut bu kan şekerini hızlı bir şekilde düşürür. Bunların hepsi çok kısa sürede olduğundan kan şekeri düşer düşmez tekrar acıkırız ve yeniden bunları yemek isteriz. Bu içinden çıkılması zor, yağ yakımının engellendiği ve kilo aldıran bir döngüdür! Sebze , protein ağırlıklı besinler, etleri yediğimizde ise şeker seviyemiz dengeli bir şekilde yükselecek, daha uzun zaman içerisinde azalacak, vücut yağ depolanmasına yol açacak bir emir göndermeyecek ve acıkmamız daha uzun sürecek. İşte bunlardan dolayı kalorisi, yağ miktarı ne kadar düşük olursa olsun bu ürünlere kanmamalıyız. Şekersiz diye içtiğimiz Coca Cola Zero gibi “light” ürünler yapay şeker içermekte ve bu dalgalanmayı daha kötü bir hale getirmektedir. Üstelik “aspartam” denilen ciddi anlamda kanserojen maddeyi içeriyor bir çoğu.

Bu püf noktasına ek olarak “tatlı” ve “tuzlu” besinleri gereğinden fazla yemek ( ki bu gereği çok çok az bir miktar ) vücudun su tutmasına ve geçici de olsa şişmemize yol açıyor. İlk diyete başladığımızda çok ağır diyet yaparsak hemen 1-2 kilo veririz ve sonra durur o kilo verme. Esasında bu 1-2 kilo , vücuttan attığımız sudur, yakılan yağ değildir ve bu yüzden verdiğimizi sandığımız o kiloyu hemen geri alırız.

Bu 3 püf noktayı yavaş yavaş uygulamayı başarabilirsek eğer sıra geliyor beslenme tüyolarına.

Hangi besinler yağ yakımına yani metabolizma hızını yükseltmeye yardımcı olur?

Hepsinden önce vücudu asla aç bırakmamamız, ara öğünler ile düşük kalorili, az yağlı, sağlıklı besinler yememiz gerektiğini hepimizin anladığını düşünüyorum. Şimdi ne yapmalıyız? Doğal ve lezzetli bir çok besin şaşırtıcı bir şekilde metabolizma hızımızı arttırıyor. Bunları hayatımıza entegre ederek bu işe başlamalıyız!

Yeşil Çay – Doğal Mucize..
çaykur yeşilçay
Doğanın bize sunduğu onlarca mucizelerden bir tanesi de Yeşil Çay. Tadı güzel diyebilirim, say say bitmeyecek faydaları var. Kanser hücrelerinden tutun, tansiyona kadar. Burada bunlara değinmeyeceğim elbette ama konumuzla alakalı olan yararına değineceğim. Yeşil Çay, içeriği sayesinde vücudumuzun metabolizma hızını arttırarak yağ yakımına yardımcı oluyor ve üstelik diüretik olduğu için su atımına da oldukça yararlı. Benim diyetlerimin ve hayatımın vazgeçilmezi yeşil çay diyebilirim.Sabah aç karnına 1 fincan, akşam yatarken 1 fincan ve gün içerisinde 1 fincan yeşil çayı sıcak ve yudum yudum tüketirsek bu güzel etkisini çok kısa sürede görebiliriz.

Poşet yeşil çaylardan ziyade demlemek için Çaykur’un Sade Yeşil Çayını öneririm. En iyi faydayı bundan alırsınız. Demlemek zor geliyorsa, bunun için kullanabileceğiniz en iyi ve hızlı yöntem french press var.

Tarçın – Yeşil Çaya Lezzet katıyor

tarçın

Yeşil çayınızın yanında “tarçın kabuğu” da alırsanız ve bunu french presste ya da çaydanlıkta demlediğiniz yeşil çayın içine atarsanız şeker dengenizi daha iyi korur ve bahsettiğimiz dalgalanmalardan daha az etkilenirseniz. Üstelik tarçın iştahı kapatmasıyla ve şeker dengelemesi sayesinde yiyeceklerden yağa olan dönüşümü de azaltmasıyla biliniyor.Doğal olarak beslenmenizin olmazsa olmazlarından olmalı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel