Van Kalesi Hakkında Bilgi

Van Kalesi tarihi, Van Kalesi Hakkında Kısa Bilgi, Van Kalesi Kısaca

Van Kalesi
MÖ 4000 civarında bölgeye yerleşen Hurriler, 2000 yıl boyunca güçlü konumlarını sürdürmüşler. Bu uzun süreçte başta Asurlular ve Hititler ile olmak üzere sürekli savaşlar içinde yaşamış. Hitit Kralı Suppiluliuma’ya yenildikten sonra ise parçalanmaktan kurtulamamışlar. Bir süre küçük beylikler olarak varlıklarını devam ettirmişler.

MÖ 1250’den sonra tarih sahnesine Urartular çıkar. MÖ 13. ve 9. yy.lar arasındaki güçlü Uratri ve Nairi beylikleri birliğinin ardından MÖ 9. yy.da kral 1. Sarduri, Tuşpa şehrini kurar. Van Gölü kıyısında ve bugünkü Van şehrine 5 km. uzaklıktaki Tuşpa, MÖ 840-590 arasında Urartuların başkenti olacaktır. Tuşpa Tarihi, başta Asurlular olmak üzere çok sayıda düşmana ve çetin doğa koşullarına karşı verilen büyük bir mücadelenin de öyküsüdür. Urartu Ülkesi, bayındırlık konusunda çok ileriydi. Yerleşim planlamalarında, savunması iyi  tasarlanmış kalelerin eteklerinde kentler, kentlerin arasındaki bağlantıyı sağlayan yollar, yolların üzerindeki kervansaraylara ve şehirle re su taşıyan kanallarla kentler mükemmel biçimde düşünülmüştü.

Tuşpa Kalesi, Van Ovası’nın ortasındaki Van Kayalığı’nın üzerindedir. Uzaktan düşsel bir görüntüsü olan kaleyi, buradan 1655 yılında geçen Evliya lebi üzerindeki yüküyle çökmüş bir deveye benzetmiş. Kuzey-güney yönünde ortalama liği 70-80 m. arasında değişen kale, doğu-batı doğrultusunda 1,5 km. boyunca uzanıyordu. Kalede, Urartu yapı liğinin yer seçimindeki başarı-sının, uçurumlar, doğal teraslar ve tahkimatla bütünleşmesini hayranlıkla izleyeceksiniz. Güney yönündeki sarp kayalar bu

yönden gelecek tehlikeleri naksız kılarken, Yukarı Kale’nin savunması iki sarp hendekle Tuşpa Kalesi’nde kral zarları, tapınaklar ve kutsal alanlar, saraylar, kaya yazıtları, steller, tahkimat sistemleri ve çivi yazısıyla Asur dilinde yazılmış yazıtlar vardır.

Kalenin gezisine Madır Burcu veya Sardur Burcu ile başlayabilirsiniz. Gölden 80 m. yüksekte bulunan bu burç 47 x 13 m. boyutlarında ve dikdörtgen planlıdır. Mevcut taş dizisinin yüksekliği ortalama 4 m.dir. Bu taş dizisinin özenle yontulmuş dev kalker taşından bloklarının ağırlıkları 8-10 ton arasındadır. Bu taş bloklarının üzerlerinde de 3 tanesi doğu, 3 tanesi de batı cephelerinde olmak üzere 6 kere yinelenen yazıtlar vardır. Bu yazıtlarda 1. Sarduri, “Evrenin Kralı” unvanıyla ezeli düşmanı Asurlularla eşit olduğunu haykırır ve onlara meydan okur. “Lutipri oğlu Sarduri, büyük kral, güçlü kral, dünyanın kralı, Nairi ülkesinin kralı, benzeri olmayan kral, hayret verici çoban, dik başlı halklarla savaşmaktan korkmayan kral”. Madır Burcunun kalenin batı ucunu ve su kaynaklarını korumak için inşa edildiği sanılıyor. Bu burç ayrıca Yukarı Kale’ye çıkan rampalı yolu da gözlemliyordu.

Rampalı yolun tam karşısında Yeni Saray’ın kalıntıları vardır. Sarayın hemen batısında da 1. Argişti’nin Horhor Mağaraları olarak da bilinen anıt mezarını görürsünüz. Bu mağaralar mezar olduğu kadar kült yeridir de. İran’daki Nakş-i Rüstem mezarlarını görmüş olanlar burada bir “deja vu” duygusuna kapılabilirler. 1. Argişti’nin mezarı kalede kime ait olduğu kesinlikle bilinen tek mezardır. Bu mezar odasına inen basamakların yanındaki duvarda da ana kaya üzerine yazılmış ve günümüze ulaşmış en büyük ve en kapsamlı duvar yazıları olan Horhor yazıtlarını görürsünüz.

Bu yazıtlardan anlaşılan en önemli detay ise Urartu yazıtlarının çağdaşlarından çok farklı olmasıdır. Çünkü yazıtlarda anlatılan savaşlarda ve seferlerde yaşanmış kanlı tasvirler, korkutucu tanımlar yoktur.

Urartularda devlet yapısı din de dâhil olmak üzere kurumsallaşmıştı. Ülke, merkezi karakterli tanrıbilimsel krallıkla yönetiliyordu. Yapısal olarak soylular, askerler, çiftçiler, köylüler, köleler gibi sınıflar vardı. Başkentten bölgelere eyalet valileri atanır, güçlü ve sürekli askeri birlikler gönderilirdi.

İç Kale, Van kayalığının en yüksek alanıdır. Kuzey kesiminde surların yüksekliği 7-8 m.yi bulur. Tuşpa’nm Urartu dönemine tarihlenen ilk tapınakları ve sarayları buradadır. Atalar Kültü tapınağı, İç Kale’nin hemen altındadır. Tuşpa’nm bu en eski tapınağının hemen yakınında da Urartu kurucu krallarının anıt mezarları vardı. Bu anıt mezarların her biri Urartu anıtsal kaya mezarlığı mimarisinin şaheserleri olarak sayılırlar. Büyük bir salon ve ana salona bağlantılı odalardan oluşan mezar odalarının ön cephesi de güneydeki uçuruma bakardı. Büyük olasılıkla kralın mezarının da bulunduğu büyük salon bazı dini törenlerde de kullanılıyordu. 17. yy.dan sonraki Osmanlı döneminde bu odalar mağara olarak kaydedilmiş. Osmanlılar burayı atölye, cephanelik ve erzak deposu olarak değerlendirmiş.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel