Türkiye’de Laikliğin Aşamaları

* 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılması, laiklik alanındaki ilk adım olmuştur. Böylece padişahlık makamının elindeki siyasi yetkilere kesin olarak son verilmiş ve ülkede tek yetkili siyasi kurumun TBMM olduğu belirtilmiştir. Bu dönemde Halifelik dini kurum olarak varlığını devam ettirmiştir. Böylece siyasi yönetimle din işlerinin temsilcisi olan Halifelik birbirinden ayrılmıştır.

* 3 Mart 1924 ‘te Halifeliğin kaldırılması ile,TBMM’nin üstünde dini bir kururunun olamayacağı ortaya konulmuştur. Halkın dini ihtiyaçlarına yönelik faaliyetler ise devletin denetimine alınmıştır. Halifeliğin kaldırılması, daha sonra laiklik alanında gerçekleştirilecek bütün yeniliklere de zemin hazırlamıştır.

* Halifeliğin kaldırıldığı gün kabul edilen bir kanunla, Şer’iyye ve Evkaf vekaleti kaldırılmıştır. Bunun yerine diyanet işleri başkanlığı ve vakıflar genel müdürlüğü adlarıyla iki yeni kurum oluşturularak devlet kurumlarının laik eleştirilmesi amaçlanmıştır.

* Halifeliğin kaldırıldığı gün kabul edilen bir diğer kanun ise, Tevhid-i Tedrisat kanunudur. Bu kanunla çağdaş ve laik eğitimin temelleri atılmıştır. Zamanla laik eğitimin bir gereği olarak medreseler kapatılmış ve bu kurumların yerine devletin denetiminde din adamı yetiştiren çağdaş okullar açılmıştır.

* 30 kasım 1925’te tekke, zaviye ve türbeler kapatılarak sosyal hayatta dinin etkisi azaltılmış ve halkın dini duygularının sömürülmesi önlenmiştir.

* 17 şubat 1926’da Medeni Kanun kabul edilerek sosyal alanda laik hukuk sistemine geçirilmiştir.

* 2 Mart 1926’da kabul edilen maarif kanunu ile eğitim hizmetleri ve müfredatı çağdaş ve laik hale getirilmiştir.

* 1928’de anayasa’dan “Türkiye Cumhuriyetinin resmi dini islamdır” maddesi çıkarılarak, anayasanın dini konulardaki bağlayıcılığı sona ermiş ve anayasa laikleştirilmiştir.

* 1937’de Atatürk’ün altı temel ilkesinin anayasaya girmesiyle “laiklik ilkesi” de anayasaya girmiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel