Türkiye’de Kentleşme ve Sanayileşme

Türkiye’de Kentleşme ve Sanayileşme

Türkiye’deki kentleşmenin, sanayileşmeden çok büyük oranda etkilendiği bir ger­çektir. Ancak kentleşme, sanayileşmeyle orantılı bir şekilde gelişmemiştir. Bunun doğal sonucu olarak sanayileşmenin getirdiği yeni sorunlar ve ihtiyaçlar kentleş­meyi olumsuz etkilemiştir. Diğer taraftan kentleşmenin sanayileşmeden daha hızlı bir oranda gerçekleşmesi, adeta bu olumsuzlukların katlanmasına yol açmıştır. Ül­kemizde sanayileşme-kentleşme İkilisinin olumsuz sonuçlarını giderebilmek ve sa­nayinin belirli bir düzen içerisinde gelişmesini sağlayabilmek amacıyla, “Organize sanayi Bölgesi (OSB)” uygulamasına ağırlık verilmiştir. Türkiye genelinde mevcut -t3 OSB’nin 10’u Ege, 9’u İç Anadolu, 6’sı Marmara, 6’sı Karadeniz, 5’i Akdeniz, 4’ü I-aneydoğu Anadolu ve 3’ü Doğu Anadolu Bölgelerinde faaliyet göstermektedir.

Bunlara ilave olarak etüd-proje, kamulaştırma ve inşaat aşamasında olan organize sanayi bölgelerinin 46’sı Marmara, 36’sı Ege, 18’i Akdeniz, 31’i Iç Anadolu, 37’si Karadeniz, 18’i Doğu Anadolu ve 6’sı Güneydoğu Anadolu Bölgelerindedir. Özel­likle kurulma aşamasındaki bu yeni OSB’lerin kentleşmeyi etkilemesi göz önüne alınmak suretiyle “gelişme” ve “nüfus tutma” özelliğine sahip orta büyüklükteki kentlere yönlendirilmelerinin yerinde olacağı düşüncesindeyiz.

Organize Sanayi Bölgelerinin, kentleşmeyi düzenleyici yöndeki etkisinin sürdü­rülebilmesi için aynı zamanda “küçük sanayi sitesi” ve orta boy işletmelerin yer alacağı “Örnek Sanayi Sitesi” uygulamasının yaygınlaştırılmasında fayda vardır. Bu uygulama giderek “Yeni Sanayi Merkezlerinin” ortaya çıkmasına sebep olacağı gi­bi; yaratacağı istihdamın kentleşmeye etkisi de konut, altyapı ve diğer sosyal poli­tikalar vasıtasıyla olumlu hale getirilebilir.

Kentleşmenin önemli bir sebebi “göç” olmasına rağmen, göçü hızlandıran et­kenleri sırasıyla, tarım tekniklerinin gelişmesi, kentlerdeki hizmet sektörünün çeki­ciliği, ulaşımda sağlanan yenilikler, tarımda verimin düşüklüğü gibi genel sebepler olabilir. Ancak “terör” de göçün özel bir sebebi olabilmektedir. Nitekim Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde, 1990 sonrasında terör sebebiyle kırsal kesim­lerden kentlere ve özellikle Adıyaman, Diyarbakır, Van, Şanlıurfa gibi bölge mer­kezlerine doğru yaşanan toplu göçler, kent nüfuslarında önemli artışlara sebep ol­muştur. Bu bölge içi göçler, mevcut nüfusu barındırmakta yetersiz olan kentleri iş­sizlik, konut, eğitim, sağlık, altyapı, suç ve suçluların artışı gibi sosyo-ekonomik sonuçlara çözüm arayışıyla karşı karşıya bırakmıştır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel