Tükenmişlik Sendromu Nedir? Belirtileri

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Gözlerinizi bir kaç dakika kapatın ve bir anda her şeyi, bütün sorumluluklarınızı bir kenara bıraktığınızı ve huzurlu hissettiğiniz bir yerde olduğunuzu hayal edin…

Bittiyse devam edelim mi? bazen hepimiz zaman zaman içinde bulunduğumuz ortamdan bunalmış, yorulmuş ve her şeyi bırakıp çekip gitmeyi düşünmüşüzdür, tükendiğimizi hissetmişizdir. O nedenle az veya çok hepimizin hayatında olabilecek bir durum olduğu için, bu ay sizlere de çok yabancı gelmeyeceğini düşündüğüm bir kavramdan bahsetmek istiyorum. ”Tükenmişlik Sendromu.

Aslında son zamanlarda oldukça çok popüler bir mesele bu. Özellikle dizi oyuncularından dolayı fazlasıyla duymaya başladık ancak sadece onların değil elbette ki hepimizin hayatını etkileyebilecek bir kavram ve madem bu kadar önemli hadi gelin birlikte inceleyelim, nasıl bir şeymiş anlayalım:

Tükenmişlik sendromunu genel olarak fiziksel bitkinlik, aşırı ve uzun süreli yorgunluk, çaresizlik, mutsuzluk ve umutsuzluk yaşadığımız, hiç bir işe yaramadığımızı düşündüğümüz, by durumları da kendimize, içinde bulunduğumuz ortamımıza, hayatımıza ve diğer insanlara karşı sürekli olarak olumsuz tutumlarla yansıttığımız fiziksel, psikolojik, zihinsel ve davranışsal belirtilerin yaşandığı bir sendrom olarak tanımlayabiliriz.tukenmislik

Fiziksel Belirtiler: Kendimizi aşırı yorgun, halsiz, enerjisiz hissetmemiz, sıklıkla başımızın ağırması, bulantı, kusma, karın ağrısı gibi mide problemleri yaşamamız, iştahımız da artma veya azalma olması, aşırı uyumamız veya uykusuzluk çekmemiz, vücudumuzda sürekli ağrı ve kırgınlık hissetmemiz.

Psikolojik (Zihinsel) Belirtiler: Olaylara aşırı tepkiler vermemiz, çok çabuk sinirlenmemiz, duygusal açıdan çöküntü yaşamamız, kendimizi değersiz, mutsuz ve sürekli yetersiz görmemiz, etrafımızdaki olaylara ve insanlara karşı toleransımızın azalması, dikkatimizi toplamada güçlük çekmemiz, bilişsel becerilerimizde düşüş yaşamamız.

Davranışsal Belirtiler: Yapmamız gereken işleri sürekli ertelememiz veya sürüncemede bırakmamız, işimizi yaparken sıklıkla hatalar yapmamız, sürekli işimiz dışındaki şeylerle ilgilenme ihtiyacı hissetmemiz, etrafımızdaki insanlarla olan ilişkilerimizde gerginlikler ve tartışmalar yaşamamız.

Tükenmişlik Sendromu Nedenleri

Tükenmişlik yaşamamızın en önemli nedeni, hayat beklentilerimizin içinde bulunduğumuz durumla uyumsuzluk arz etmesidir. Beklentilerimiz çok yüksekse veya gerçekçi değilse tükenmişlik yaşama ihtimalimiz daha da olağanlaşır ve artar. Tükenmişliğe yol açan bazı faktörleri aşağıda verdiğimiz şekilde tanımlayabiliriz:

İçinde Bulunduğumuz Ortamdan Kaynaklanan Faktörler: işimizden dolayı kendimize çok fazla zaman ayıramamamız, çok fazla iş yükümüzün olması, yaptığımız işlerden dolayı taktir, değer görmememiz, sosyal destek alamamamız, sürekli rekabetin olduğu, eşitliğin olmadığı ve/veya çalışmamız.

Kendimizden Kaynaklanan Faktörler: Yukarıda da yazıldığı gibi beklentilerin yüksek olmaıs veya gerçekçi olmaması, psikolojik problemler yaşamamamız, kendi hakkımızda olumsuz değerlendirmeler yapmamız, spor yapmamamız, sosyal aktivitelerimizin sınırlı olması, herhangi bir madde kullanmamız. ailemize ve sevdiklerimize yeterince zaman ayıramamamız.

Tükenmişlik Sendromu İle Nasıl Baş Edilir? Tedavi Süreci Nasıldır?

♦ Öncelikle inancımızı ve gücümüzü her zaman elimizde tutmaya çalışmalıyız.

♦ Olaylara karşı bakış açılarımızı ve düşünce yapımızı yeniden gözden geçirmeliyiz.

♦ Kimseyi memnun etmek zorunda değiliz. Zaten herkesi memnun etmek, mutlu etmek mümkün de değildir, elbette işimizi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz ancak hiçbirimiz mükemmel değiliz ve bazen hatalar da yapabiliriz.

♦ Kimse de bizi bizim istediğimiz gibi sevmek zorunda değil.

♦ Yeni bir işe başlayacağımız zaman yapacağımız işin yapısını, özellikleri­ni, zorluk derecesini varsa risklerini önceden araştırabiliriz.

♦ Yaşadığımız duyguları, hissettikle­rimizi mutlaka yakın gördüğümüz kişilerle paylaşmalıyız kesinlikle içimize atmamalıyız.

♦Yapacağımız işin sorumluluklarını araştırıp bizim bu sorumluluğu alıp alamayacağımızı bununla birlikte sınırlarımızı – sınırlılıklarımızı da or­taya koyup kendi içimizde ve aile­mizle sevdiklerimizle değerlendir­meliyiz; kaldıramayacağımız işlerin altına girmekten kaçınmalıyız.

♦ Hayatımız sadece yapmamız gereken işlerden ibaret değildir. Ailemize ve sevdiklerimize zaman ayırmayı ihmal etmememiz gerek­mektedir. Bu hem onlar için hem de bizler için ruhsal olarak rahatla­ma ve doyum sağlayacaktır.

♦ Diğer yandan hayatımızdan sporu hiçbir şekilde çıkarmamalıyız. Spora zaman mı var dediğinizi duyar gibiyim. Yakın yerlere arabayla değil yürüyerek gitmeye çalışmak bile bizi hem fiziksel hem de ruhsal olarak rahatlatabilir.

♦Hayatımıza yeni aktiviteler katmalı­yız. Farklı yemek tarifleri öğrenmek, resim yapmak, şarkı söylemek, pikniğe gitmek bunlardan sadece bir kaçı. Ayrıca belediyeler de çok yararlı kurslar açıyor; bu tarz kurslar bizim için bir hava değişimi, yeni şeyler öğrenme ve sosyalleşme imkanı sağlayabilir.

♦ İmkanımız doğrultusunda tatil yap­maya özen göstermeliyiz. Bu tatil hafta sonu veya yaz tatili olabilir.

♦  Çalıştığımız yerde bir saatlik öğle molasında da değişik planlar yapa­biliriz.

♦ Nefes alma tekniklerini ve gevşe­me egzersizlerini öğrenip bütün bunları hayatımızın bir parçası haline getirebiliriz.

♦Son olarak işte iş arkadaşlarımızla evde de aile bireylerimizle ayrıca komşularımızla ve sevdiklerimizle de sürekli bir dayanışma içerisinde birbirimize destek olmalıyız. Bu şekilde güçlü oluruz ve olumsuz olaylarla karşılaşsak bile dayanma kapasitemiz artar. Sevgiyle ve mut­lulukla kalın…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel