Ad Clicks :Ad Views : Ad Clicks :Ad Views : Ad Clicks :Ad Views :

    SPOR YAZARLARI FUTBOLU YORUMLAYAMAZ.

    /
    /
    /
    90 Views

    SPOR BASINI FUTBOL YORUMLARI

    Gidişat nereye  yalan haber üreten şaklabanlığa doğru mu ?

    2017 -2018  futbol sezonu açılışına sayılı günler kala Türk spor medyasında ve spor yazar yorum ve manşetlerinde görülen transfer haberleri ve fırtınalı yoğun sosyal  medya eleştiri ve tepkileri ile yeni bir sezona merhaba dedik ,  televizyon gündemi oldukça yoğun ve spor programlarında sohbet ve türk futbolu geyikleri tüm hızıyla sürüyor.

    Futbol Takımlarımız büyük emekler ile belki de ederinin 2-3 misli bedelleri ödeyerek kaliteli oyuncularla pahalı sözleşmelere imza attılar .Profesyonel futbolda bir tür teammüldür. Avrupa liglerinin kalburustu takımları arasında bonservisi bir sene 1 milyon euro da olsa  20 milyon euro da değer biçilen her  futbolcu izleyen yıl değerini  10’a hatta 50’ye katlayabiliyor.Bunun aksine  bedavaya başka bir 3. Lig  takımına da kiralanması  sürpriz olmaktan çıkmış bir hadise… Bununla beraber Avrupanın en pahalı 6 ligindeki hiçbir büyük takım futbolcusu  tahminen 30-40 civarı takımdan söz ediyoruz,  bonservis ücretinin pahalılığı  yüzünden ciddi şekilde eleştirilemez ve eleştiriyi olsa olsa klup idarecileri kısmen hak ederler veya futbolcunun kendisi bu konuda baskı altına alınarak sorumlu da tutulamaz. Klüplerin ve piyasanın futbolcuya talebinin ve sahada sergilenen  form durumunun neticesinde  ortaya çıkan göreceli bir fiyatlandırmadan ibaret bir durumdur nasılsa.

    Aslında profesyonel  futbol hayatlarını ülkemizde sürdürmek üzere emekliliklerine yakın yaşlarda ülkemize gelen tüm yabancı futbolculara neden 3-7 milyon euroya varan astronomik rakamlar ödediğinin bilimsel ve rasyonel parametrelerle  sorgulamanın zamanı geldi de geçiyor .temel problemimiz popüler cazibeli ve reklam değeri marka değeri dev bir lige sahip olmamanın ötesine varıyor.  Avrupadan  aynı maaşla getirilen futbolcuların yoktan az oluşu ve Anadolu ve  3 büyük futbol takımı arasındaki sözleşmelere arasındaki uçuruma varan bir mali planlama ve  etik eksikliğine, federasyon ve genel futbol  yönetiminin projesizliği ve türk futbolunda lider adam yokluğunu ortaya koymaktadır.

    Spor yazarlarının sorumsuz tavırlarından bahsetmek isterken konu dağıldı sanırım ,Her neyse futbol yorumuluğu kadar havaya ve boşa konuşan bir meslek dalı olmasa gerekir ülkemizde . Basının çok fazla diline doladığı pahalı transferler sükse yapan taze sezon transfer şampiyonu Galatasaraya bir göz atalım örneğin , haline bir bakalım son 2 sezonun şampiyon takımı beşiktaşında 2 sezon bopyunca kirala ucuza bedelsiz transfer et satabilirsen ciddi rakamlara sat klübe kaynak ve gelir sağla mantığı ve stratejisi ile oldukça başarılı bir yapılanmaya gittiği malumunuz,  da benzer transfer politikası  gütmese de Galatasarayın ayağını yorganına göre uzatıp uzatmadığı adeta tatışılmadan önyargı ve kötü niyetle anlaşılabilecek yayın ve spor yazarı beyanlarını izah etmeye çalışalım. gelir gider ve kar zarar açısında yerden yere vurulan camia türk futbolunda hep  Galatasaray olmuştur çoğu zaman bu durum  batmak ve batırılmak iflas etmek ile  korkutan haber ve yazılarla adeta kışkırtmalara ve kamuoyunu isyana dönük hal almış bu sayede  memnuniyetsiz ,umutsuz ve mutsuz hale getirilmiş bir taraftar kitlesi oluşturulmaya çalışılmıştır. Gerçekte olan bitenler ile   medyaya yansıltılanlar arasında dağlar kadar fark var. Klüp içi ve dışı çatışma ve psikolojik savaş ortamının  Türkiyenin en başarılı klüplerinden birini esir almasını sağlmaya çalışan düşmanca bir kampanya mıdır bu ?  Türk spor  basının iyi niyetle pek de bağdaşmayan klüplere  çelme takma uğraşı mıdır bunu analiz edelim ?

    Konuya özetle giriş yapalım 2016 -2017 sezonu öncesinde  Galatasaray klübünce gönderilen ve geln oyunculara ödenen bonservis ve sözleşme bedelleri toplamı açık ve net şekilde ortadadır.

    Gönderilenler :

    Bruma: Bonservis: 15 milyon euro.  Maaş kazancı : Sezon yeni anlaşma yapılsa idi 2.5 milyon euro olacaktı

    Semih Kaya: 3.5 milyon euro bonservis geliri elde edildi. Maaş kazancı. 2 milyon euro senelik aşacaktı.

    Hamit Altıntop: Sözleşme sonu ,  Maaş kazancı : senelik 2.5 milyon euro.  ( maç başı ücret ve bonuslar hariç)

    Cavanda ,Nigel Jong ve Muhtemel yerli futbolcular sözleşmeliler Maaş kazancı olası .fesih görüşmeleri sürüyor.

    Sinan Gümüş : Bonservis geliri : 3.5 milyoun euro. Maaş kazancı : 0.6 milyon euro

    Sniejder: Bonservis bedeli yok. Maaş kazancı : 4.5 milyon euro

    Podolski : Bonservis bedeli 2.6 milyon euro. Maaş kazancı : 3.5  milyon euro ( maç başı ücretler iki misli )

    TRANSFERLER:

    Belhanda: Bonservis : Bruma gibi bonularla 10 milyon euro. yıllık maliyeti : 3.35 milyon euro

    Ndiaye: Bonservisi : 7 milyon euro + futbolcu lisansları Maaş kazancı : 2 milyon euro

    Fernando: Bonservisi : 6 milyon euro ( bonularla) +  Maaş kazancı : 3.3  milyon euro

    Maicon: Bonservisi : 8 milyon euro (1 milyonu bonus)+ Maaş kazancı : 2.2  milyon euro

    Gomis: Bonservisi : 2.5 milyon euro + imza parası ile ikna :2.5 milyon euro  Maaş kazancı : 3.35 milyon euro

    Mariano: Bonservisi : 4.4  milyon euro + Maaş kazancı : 2.2  milyon euro.

     

    Ayrılan ve alınan oyuncularla yapılan yıllık sözleşme bedelleri ve kazanaklına bonservis geliri de net ve açık seçik ortadadır.

    Kim geldi kim gitti belli maaş kazançları ve tüm bonuslar birbirini fazlasıyla dengeliyor hatta bonservis harcamaları arasındaki fark da sadece eksi  14-15 milyon euro 4 sene boyunca hiçbir oyuncu transfer edilmeden eldeki fazlalıklar yolandığı takdirde bile bonservis farkı da fazlasıyla karşılanmış oluyor ortada ne bir eksi harcama ne de ilave borç yükü mevcut. Ayrıca  2017-2018 sezonu itibariyle geçerli olmak üzere yayın ihalesi tamamlanmış katarlı firmanın ana sahibi olduğu kuruluş havuz gelirleri ihalesinde %50 varan artışlarla ödeme taahhüdünde bulunmuştır . 3 büyüklere minimum 20 ‘şer milyon doları bulacak ilave yayın geliri artışı kasalarına gireceği açıktır. Stadyum gelirleri ve sponsorluk gelirlerindeki büyüme dışarıda bırakılsa bile Galatasarayın banka kredi piyasalarında borç batağından kurtulup yıllık 35 milyon doları bulan faiz ödemelerinden de tasarruf edeceği düşünüldüğünde ilave futbolcu transferi ve bonservis ödemeleri içinde klüp kaynağı net şekilde bulmuştur. Ne dışarıdan gelen bir kuruş ne havadan yağan bir para olmayan bir düzen kurulmuştur var olmayan bir kaynağın tüketimi mevzu bahis değildir. Ortada her sezon kendini yenileyebilecek mali güce sahip bir profesyonel futbol yapısı vardır.

    Peki basının derdi ve tavrı neden bu kadar muhalif ve şüphecidir ? Tüm bu matematik ve sayısal hesaplara hiç göz atmadan sadece safdilli ve art niyetli yorumlanabilecek şekilde yönetime salvolar savurmak ,takımı oyuncuları idarecileri liseyi  taraftara hedef göstermek  , camiaya liseye müflis ve aptal imasında bulunmak  taraftarı provake etmeye çalıştığı   aşikar hale gelen basın ve medya haberleri yorumları gün be gün çığırından da çıkmaya başlamıştır. Taraftarın bu yalan yazmayı seven ,algı ve toplum mühendisiği meraklılarına karşı kurnaz ve uyanık olması her daim şarttır. Bu klübü yıpratmaya yönelik yayıncılık politikası medyamızı da küçük düşürmekte gülünç durumua sokmaktadır . bir blog  yazar olarak futbol aşığı ve sevdalısı sayılmam hatta 3 büyük klübün iç işlerine ve yönetim organizasyonlarının medya ve basının gözün ününde siyasi parti muamelesi yaparcasına gündeme getirilmesini doğru da bulmam , rekabetin artmasını Anadolu takımlarının şampiyonluk mücadelelerini de canı gönülden desteklerim.  3 kutuplu bir futbol düzeninin böyle  bir ligin Türk Sporuna yarardan çok zarar vereceğini her zaman  düşünürüm.

    Üç büyüklere gelince onların başkan, yönetim kurulları , kimlerden oluşmalı, neler yapılmalı, kim hangi görevlerde yer almalı bu asla kamuoyunun gündeminde ana tartışma  konularından birisi de olmamalı aynı zamanda. Anlamsız ve absürt bir kısırdöngüde devam edilemez. hesap kitap yapan kim var samimi olarak  futbolumuzun ürettiği üretemediği değerleri anlayan .  başaramadığı altından kalkamadığı projeler ortada iken ,koltukta kim oturacakmış , güzel mi otururmuş, yakışıklı ve karizmatik biri miymiş veya yeterince başarılı beyefendi ve zengin bir iş insanı mıymış ?   bu kimseyi ilgilendirmemelidir. Mantıksızlığın dik alası bir durumdur bu dedikodu ve kulis merakı.

    Leave a Comment

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    It is main inner container footer text