Simya Kısaca Nedir?

Sevgili ziyaretçilerimiz daha önceki yazılarımızda olduğu gibi sizleri bilgilendirmeye devam ediyoruz. Aşağıdaki yazımızda simya nedir?, simyacı nedir?, simyacı ne demek?, simya ne demek? gibi sorularınızın cevaplarını bulabileceğiniz bir yazı hazırladık. İyi okumalar bir başka yararlı makale de bulaşmak dileğiyle hoşçakalın…

simyacı

Simyacı

Simya Nedir?

Kimya sözcüğünün kökeni kesin olarak bilinmemekle birlikte Mısır‘ın yerli halkı olan Kopt‘ların dilinde ”Kara toprak” anlamına gelen ”Khmeria” dan türediği sanılmaktadır. İnsan, ilk uygarlıklardan beri keşfettiği maddelerin zamanla yarar ve zararını belirlemiş, keşfettiği bir çok maddeyi değişik amaçlar için kullanmıştır. Buda kimya ve diğer bilim dallarının gelişmesine önemli katkılar sağlamıştır.

Günümüzdeki modern kimya biliminin temelleri atılmadan binlerce yıl önceden başlayıp, 17. yüzyıla kadar etkileri devam eden, maddeleri birbirine karıştırıp, değiştirmeye çalışan kimya uğraşıcısı Simya ya da Alşimi adıyla bilinir. Eski çağların kimyasıdır. Bu işle uğraşanlara Simyacı veya Alşimist denir.

Simyacıların en büyük gaye­leri; değersiz maddeleri altın veya gümüşe çevirip, zengin olmak ve bütün hastalıkları iyi edecek, insanı ölümsüz yapacak bir ilâç bulabilmekti. Bu bakımdan, Ortaçağ’dan itibaren simyagerler madenleri al­tına çevirecek efsanevi bir madde olan Filozof (Felsefe) Taşı ve bütün hastalıkları iyi edecek hayat (ölümsüzlük) iksiri Abıhayat (pencea)’ın bulunması için büyük çaba sarf etmişlerdir.

Bugünkü kimyanın öncüsü sayılan simya, bilimin gelişmesi sürecinde hiç şüphesiz önemli katkıları vardır. Simyacılar, genel olarak değersiz madenlerden altın ve sonsuz hayat iksiri üretme gibi bugün hayalcilik şeklinde niteleyebileceğimiz bu iki gayeyi gerçekleştiremedilerse de farklı amaçlar için çalışırken deneme-yanılma yöntemi kullanarak kimya alanına yönelik bazı önemli yöntem ve maddeler keşfet­mişlerdir. Bunlardan bazıları barut, bazı metallerin işlenmesi, mürekkep, kozmetik, boya, deri işleme, seramik, cam ve esans üretimi gibi yararlı bilgi ve yöntemleri de kimyaya aktarmışlardır. Örneğin kükürt buharı yardımı ile kayısı, muz, narenciye, gibi meyvelerin sarartılması, birçok zararlı haşereden korunması ve olgunlaşması metotları günümüzde de yoğun olarak kullanılmaktadır. Balık, et, sebze ve meyve­lerin tuzlanarak, salamura yapılarak, uzun süre kullanılması da bize onlardan kalan metotlardır.

O dönemde sıvı maddelerin saflaştırılmasında damıtma düze­neği olarak imbig kullanılmaktaydı. İmbik, birden çok sıvı karışımlarının ya da içinde yabancı maddeler bulunan sıvıların buhar­laşma sıcaklıklarındaki farklılıklar­dan yararlanarak saflaştırılmasına yarar. Gülsuyu, gülyağı, esans üre­timinde imbiklerden yararlanılırdı..

Simyacıların çalışmalarında birçok kimyasal madde keşfedilmiştir. Örneğin orta çağ simyacıları

Demir(ll) sülfat (FeS04) (vitriol) ya da şapı kil kaplarda kızıl renk alana kadar ısıta­rak ya da güherçileye [Potasyum nitrat – KN03 – Hint güherçiiesi), Sodyum nitrat (NaN03– Şili güherçiiesi)] kükürt katıp su dolu kapta yakarak sülfürik asit (H2S04 – zaç yağı) elde etmişlerdir.

Bunun yanında simyacılar; Nitrik asit- HN03 (kezzap), Hidroklorik asit- HCI (tuz ruhu), Asetik asit – CH3COQH imbik(sirke ruhu), Potasyum alüminyum sülfat – KAI(S04)(şap), Sodyum sülfat – Na2S04 (sarı zırnık), Kurşun oksit – Pb304 (Sülyen ,turuncu boya), Çinko sülfür – ZnS (Üstübeç-beyaz boya), Bakır sülfat- CuS04 (Göz taşı) gibi kimyasal maddeleri keşfetmişlerdir. Aynı zamanda; amonyak, alkaliler, sayısız metal bileşikleri, bazı alkoller, eter, fosfor ve Berlin mavisi gibi pek çok madde tanımlanmış ve özellikleri bugünkülere yakın değerlerde olmak üzere not etmişlerdir.

Simya uğraşı mistik anlayıştan kendini kurtaramadığı için bilimsel diyebilece­ğimiz hipotez ve teorileri ortaya çıkaramamıştır. Teorik temeller ve sistematik bilgi birikimine sahip değildir, sınama-yanılma yolu ile olayları anlamaya çalışmıştır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel