Osmanlı Mezar Taşlarında Bulunan Semboller ve Anlamları

Osmanlı Mezar Taşlarındaki Semboller

Osmanlı Mezar taşları araştırmamı­zın asli hedefi o devrede me­zarlığın bulunduğu bölgenin başlık ve simge tipolojilerine göre sos­yal yapısının belirlenmesi ve senelere göre ölüm sıklığını bularak bunun unsurunu saptamaktir. Hem de bir kültür hâzinesi olan bu taş bahçe­lerin sürenin ve doğanın olumsuz etkilerinden korumak. Bu hâzineyi yaşatmak ve istikbal kuşaklara ak­tarmakta asli amaçlarımız arasındadır.osmanli-mezar-taslari

Osmanlı mezarlıkları ve mezar taşla­rı endamlı servileri, rengârenk çiçek­leri ve sanat şâheseri taşlarıyla insa­na huzur veren mekânlardır. Eski mezarlıklarımızda ölümün, insana ürperti veren soğuk yüzü görülmez. Osmanlı Medeniyeti buraları birer manevi istirahat bahçesine çevir­miştir. Medeniyetimizde, mezarlık alanları kent dışına, yaşamın dışına taşınmamış, sürekli göz önünde olan yerlere yapılmıştır. Bir manada insanlar ölüleri ile beraber yaşamış, bundan da huzur duymuşlardır. Bu sayede, devam edip giden hayatta fâniliklerini hiçbir vakit unutma­mış, sürekli iyilik ve güzellik peşin­de olmuşlardır.

Bu taş kütüphanelerin kitabelerin­de edebiyatımızın eşi benzeri olmayan numuneleri,şairlerimizin enfes mısralarının hat­tatlarımız elinde ölümsüz makale sana­tına dönüşmesi, taşlara hak edilen simgelerle gösterilen uygarlığın ihtişamı, remizlerle üç kıtaya hük­meden bir ordunun azameti gibi geçmişimize ait açıklayıcı, aydınlatı­cı ve yol gösterici bulgular bulunmaktadır.osmanli-mezar-taslari-ve-semboller

Mezar taşına makalelan edebî ifade­ler, düşürülen tarih mısraları, yaşamı şuurla yaşamanın bir ifadesi olarak görülebilir. Mezardaki şahıs ile alakalı bulgular taşa kaydedilmiş, en doğru bulgular taşa kaydedilerek dayanıklı bir kaynak oluşturulmuştur.

Kadın mezar taşına ayrı bir güzel­lik, erkek mezar taşlarına ise ayrı bir özellik sunulmuş.

Hanımların mezar taşları, bir bayanın incelik ve letafetini en güzel şekilde meydana koyan çiçeklerle süslüdür. Osmanlı hanımları günlük hayatta hotoz taktıkları amacıyla, hotoz başlıklı mezar taşları da görmek mümkün­dür. Bu hotozun altında, hanımların alınlarına ya da boyunlarına taktıkları, altın, sıralı kolye ve alınlıklar aynen mezar taşlarına işlenmesi mümkündür. Günümüzde bir ha­nım, evlenmeden evvelce öldüğün­de nasıl tabutunun üstüne duvak konuyorsa, Osmanlı’da da, genç yaşta, evlenemeden ölen bayanla­rın mezarların ayak taşına kırılmış bir gül goncası işlenmektedir.

Erkeklerin mezar taşları ise hanım­lara göre süs bakımından daha yalın, fakat başlık çeşitlerine ve bu başlıkların verilen bulgular daha kar­maşıktır. Erkeklerin mezar taşı baş­lıkları üç çeşittir. Bunlar Fes, Kavuk ve bireyin meşrebini bildiren Ser­puşlardır. Fesler kendi içersinde azizi fes, mahmudi fes ve hamidi fes olmak üzere üçe ayrılır. Kavuklar ise kendi içersinde yediye ayrılır. Bunlar katibi kavuk, mücevveze kavuk, nezkep, örfi kavuk, kallavi kavuk, zerrin ve horsani kavuktur. Kişinin meşrebini bildiren serpuşlar ise beşe ayrılır. Bunlar Bektaşilik, Me­lamilik, Kadirilik, Mevlevilik ve Sünbüliliktir.

Üsküdar halkının ekonomik du­rumunu saptamak amacıyla, parasal sıkıntıdan ötürü yalın olan mezar taşlarının, süslü ve pahalı olan me­zar taşlarının oranını incelememiz gerek.osmanli-mezarlari

Cinsiyet ayrımına baktığımız za­man çocuklar hariç 104 erkek, 105 adet ise kadın mezar taşı bulunmaktadır. Yani 19.yy’da Üsküdar Merkezdeki cinsiyet ayrımında erkek ve kadın nüfusu derhal derhal eşittir.

Çocuk ölümlerin bir hayli çok olması bugünümüzde kolay saseneabi­lecek hastalıklardan bile o devre­de çocukların ölebilmesidir.

Çocuk mezar taşlarında, nor­malde yetişkinlerde görülen katibi gibi meslek bildiren başlık tiplerinin görülmesi aile ebeveynlerinin o mesleği yapmasını istediğinden ötürü yapıldığı düşünülmüştür.

Kavuk çeşidine yani meslek türü­ne göre baktığımızda ise en çok 26 adetle Katibi kavuk bulunmaktadır. Bu kavuk türü feslerde bulunduğu gibi devre değil de sene fark etmeksizin devlet memurları Nezkep türünde numune bulunmaktadır.

Nezkep Hattatlar, Kaşıkçılar ve bunun gibi işinin ustası olan es­naf doğrulusunda kullanılmaktaydı. Bu meslekleri yalnızca erkekler doğrulusunda icra edildiği amacıyla Erkeklere göre bu türü oranladığımızda her 10 şahıstan biri bu ve bunun gibi meslekleri icra et­ yy’da Üsküdar’da 1 adet Mücevveze Ka­vuk çeşidine numune bulunmaktadır. Bu başlık türü o şahısnin şehzade, Kubbealtı veziri, fakat beyi ya da beylerbeyi olabileceğinin kanıtıdır. Bu başlık tarzı gibi yüksek dereceli memurların mezarlıklarının az olması az olması normaldir. Çünkü bu mes­lekleri icra eden az şahıs bulunmaktadır ve onlarda daha merkezi yerlerde yaşamışlardır.

Kallavi kavuğun Üsküdar Merkezde yalnız 1 adet örneği bulunmaktadır. O da bir çocuğa aittir. Kal­p lavi kavuk sadrazam, kaptanı derya gibi yüksekmekteplerdeki insanlar kullanır. Çocuğun ebe­veynleri çocuğun ebeveynleri çocuğunu bu tür buyuk makamlarda görmek istediği çın böy.e bir başlık tercih ettiği savunulmaktadır.

Tarikat çeşidine göre başlıklara baktığımız za­man 19.yy’da Üsküdar’da en süregelen olan tarikat türü Kadirilik-Nakşiliktir. Sonra sırayla Melami, Bektaşi, Mevlevi ve son olarak sümbülidir.

Üsküdar’da üçüncü olarak en çok 8 adetle Örfi Kavuk bulunmaktadır. Küçük dereceli ulema ve ufak ya da orta dereceden müftüler, imam­lar, dervişler, seyyahlar doğrulusunda kullanılır. Yine bu meslekler yalnızca erkekler doğrulusunda yapıla­bildiği amacıyla erkeklere göre sınıflandırdığımız da aşağı yukarı 9 şahıstan biri 19.yy’da Üsküdar’da din işleriyle uğraşıyordu denilebilir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel