Osmanlı Devletinde İlk Kanunlar ve Kurumlar

Osmanlı Devletinde İlk Kurumlar ve Kanunlar Nelerdir?

Ertuğrul Gazi’nin Anadolu’ya yerleşmesinden yüz, Osman Bey’in bağımsız bey derecesine yükselmesinden otuz Orhan Gazi’nin Sultan olmasından üç yıl sonra, vezir Alaeddin sayesinde, Osmanlı Sultanlığı kanunlar ve kurumlarla pekiştirildi. Alaeddin’in ilk kanunları üç konu ile ilgili idi: Para, kıyafet ve ordu.

Doğuda para basmak ve Cuma namazında hutbede adının anılması hükümdarlığın temel haklarındandır. Osman Bey’in adına ancak hükümdarlık sıfatını kazandığı yıl hutbe okunduğu gibi, Orhan Bey’in saltanatının üçüncü yılında Osmanlı Madeni Paralar Kanunu düzenlendi. Vezir Alâeddin, o zamana kadar Konya Selçuk­luları adına basılan akçelerin, bundan sonra Orhan’ın adını taşıması gerektiğini söylemiş ve gereği de yapılmıştır (1318). Osmanlı sikkelerinde (madeni para) ve basımında zaman içinde, birçok değişme, başkalaşmalar olmuştur.

Osmanlılarda Hutbe üç sefer değiştirilmiştir: İlk önce Yıldırım Bayezit “Emir” unvanını Sultana çevirmiştir. Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden son­ra, “Sultanü’l-berreyn ve hakanü’l-bahreyn (iki karanın ve iki denizin sahibi)” ni­teliğini buna ekledi. Daha sonra da Yavuz Sultan Selim, Mısır’ın alınışından sonra, Hadimü l-Haremeyn’iş-şerifeyn (Mekke ve Medine’nin koruyanı, hizmet ede­ni)” sözleriyle bunu tamamlamıştır.osmanlida-ilk-kanunlar

Orhan Bey’in kardeşi ve veziri Alâeddin, ikinci derecede kılık – kıyafet me­selesini ele aldı. Bununla beraber o, elbiseden çok serpuş ile uğraştı. Her ne ka­dar sonraları kaftanların, entarilerin, tören kürklerinin şekli, kumaşı, astarı, süsleri sıkı düzenlere bağlı tutulmuşsa da, o zamanlarda sadece sarık, kafaları kurcalamıştır.

Orhan’ın saltanat günlerinde Rumlar sırma işlemeli külah, Türkler de renk renk tülbent ile süslü ve kırmızı keçeden yapılmış külah giyerlerdi. Osmanlıları bu iki halktan ayırmak için, askerlerle padişahların maiyetindeki memurlara be­yaz keçeden külah giydirildi. Bu kavuklar Hint hurması yapraklarını andırıyordu. Beyler de sefer zamanlarında Bilecik’te yapılmış beyaz keçeli külahtan başka bir şey giymezlerdi. Ancak tören günlerinde bunların etrafına hükümdarlar gibi sarık şeklinde muslin sararlardı.

Osman’ın kaftanına benzeyen kaftan giyen Orhan’ın sarığının ön tarafında kayık şeklinde kabartmalar vardı. Fatih Sultan Mehmed devrinde külahlar tür­lü şekillerde süslenmeğe başlamıştır. Beyaz külah da Yeniçerilere ayrılmıştır. O sıralarda başka kıyafetler de ortaya çıkmıştır. Keçe külahlara börk denilirdi. Sonraları bütün Müslümanların börk giymeleri adet olmuştur. Yıldırım zamanında Beylerbeyi Timurtaş bunu orduya kabul ettirmiş ve Fatih çağında işleme­lerle süslenmiştir.

Keçenin aslı, Hacı Bektaş Veli tarafından Yeniçeriler için dua eylediği günle­re kadar gider. Sonraları Osmanlı sultanları börk yerine üsküfü almış ve Birinci Murad’m Avrupa’daki fetih günlerinde büsbütün sırma ile örtülüp süslenmiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel