Nükleik Asitler Hakkında Bilgi

Nükleik Asit Nedir?, Nükleik Asitler Hakkında Kısa Bilgi, Nükleik Asitlerin Önemi Nedir?, Nükleik Asitler Özet Bilgi, Nükleik Asitler Ne İşe Yarar?, Nükleik Asit Kısaca Nedir? Görevi nükleik asitlerNedir?, Nükleik Asitlerin Görevleri Nelerdir?, Bir Nükleotidin Yapısında Hangi Maddeler Bulunur? Nükleik Asit Çeşitleri Nelerdir?, Kaç Çeşit Nükleik Asit Vardır?, Nükleik Asitlerin Yapı Birimleri Nelerdir?, Nükleik Asitler Arasındaki Farklar Nelerdir?

Değerli Ziyaretçilerimiz Sizlere Bu Yazımızda Nükleik Asitler Hakkında Bilgi Vermeye Çalışacağız İyi Okumalar…

NÜKLEİK ASİTLER

DNA ve RNA nükleik asit olarak adlandırılan organik bileşiklerdir. Canlılarda enerji üretimi, protein sentezi, hücre bölünmesi, üreme hücrelerinin oluşturulması gibi yaşamsal olaylar nükleik asitlerdeki bilgilerle kontrol edilir. Nükleik asitlere bu özelliğinden dolayı yönetici moleküller de denir.

DNA’nın öncelikli görevi hücrede hangi proteinin ne zaman ve nasıl sentezleneceği ile ilgili genetik bilgiyi taşımaktır. Protein sentezinde genetik bilgiyi DNA’dan alıp sitoplazmaya taşıyan da RNA’ların bir çeşididir. Ayrıca DNA taşıdığı genetik bilgiyi hücre bölünmesiyle yeni oluşan hücrelere aktarır.

İlk kez Friedrich Miescher (Fridrih Mişer) tarafından 1869 yılında som balığı hücrelerinin çekirdeğinde görüldüğü için moleküllere çekirdek asidi anlamına gelen nükleik asit adı verilmiştir.

Nükleik asitler, oldukça büyük ve karmaşık yapılıdır. Nükleotit adı verilen yapı birimlerinden oluşur. Nükleotitler karbon (C), hidrojen (H), oksijen (O), azot (N) ve fosfor (P) elementlerinden meydana gelir.

Hücrede deoksiribonükleik asit (DNA) ve ribonükleik asit (RNA) çok sayıda nükleotidin birleşmesiyle sentezlenir. Bir nükleotidin yapısında beş karbonlu bir şeker, azotlu organik bir baz ve fosfat grubu bulunur.

Baz ve şeker molekülü birbirine, fosfat grubu da şeker molekülüne bağlıdır. Fosfat aynı zamanda bir sonraki nükleotidin şekeriyle de bağ yapar. Böylelikle nükleotitler birbirlerine kimyasal bağlarla bağlanarak plinükleotit zincirini oluşturur. Zincirde şekerlere bağlı dört tip baz vardır. RNA genellikle tek bir polinükleotit zincirinden oluşurken DNA’da çift zincir bulunur.

Nükleotitlerin yapısına riboz ve deoksiriboz olmak üzere beş karbonlu iki çeşit şeker katılır.

Nükleik asitlerde bulunan organik bazlar, pürin ve pirimidin olmak üzere iki çeşittir.

Pürin bazları çift halkalı, pirimidin bazları ise tek halkalıdır. Adenin (A) ve guanin (G) pürin grubu bazlar, sitozin (S ya da C), timin (T) ve urasil (U) pirimidin grubu bazlardır.

♦ Bu bazlardan adenin, sitozin ve guanin iki nükleik asidin yapısına da katıldığı halde timin yalnızca DNA’nın, urasil ise sadece RNA’nın yapısında bulunur.

Buna göre DNA molekülünü oluşturan nükleotitlerde Adenin (A), timin (T), sitozin (C) ve guanin (G) bazları yer alır. RNA molekülünün nükleotitlerinde ise adenin (A), guanin (G), sitozin (C) ve urasil (U) bazları bulunur.

Nükleotitlerin bileşenlerinden biri olan fosfat grubu fosforik asit, (H3PO4) ten karşılanır. Fosfat bütün nükleotitlerde ortak moleküldür.

DNA molekülünün yapısı: DNA molekülü iki polinükleotit zincirinden oluşur. Bu iki zincir sarmal şekilde kıvrılmış, merdivene benzer bir yapıdadır. Merdivenin kenarlarını şeker (deoksiriboz) ve fosfat molekülleri, basamaklarını da organik bazlar oluşturur. Karşılıklı yer alan nükleotit zincirinde basamakları oluşturan bazlardan daima guanin sitozinin; adenin de timinin karşısına gelir. Karşılıklı gelen bazlar birbirine hidrojen bağlarıyla bağlanır. Adenin ile timin arasında iki, guanin ile sitozin arasında üç hidrojen bağı kurulur.

♦ Bir DNA molekülünde adenin sayısı timine, guanin sayısı sitozine eşittir.

Bazların bilinen bu eşleşmelerinden dolayı DNA zincirlerinden birinin baz dizilişi biliniyorsa diğerinin baz dizilişi bulunabilir. Örneğin, GACTATTGC….  dizilimine sahip bir DNA parçasının karşı zincirindeki dizilimi CTGATAACG….. biçimindedir.

Bakteri hücrelerinde DNA stoplazmada bulunur. Paramesyum, amip gibi bir hücreliler ile mantar, hayvan hücrelerinde çekirdek ve mitokondride; bitkilerde ise çekirdek, mitokondri ve kloroplastlarda bulunur.

RNA molekülünün yapısı: RNA molekülü çok sayıda nükleotidin tek sıra halinde yan yana dizilmesi sonucu oluşur.

♦ RNA molekülünün yapısında riboz, fosfat grubu ve organik bazlar bulunur. Organik bazlar adenin, guanin, sitozin ve urasildir.

RNA molekülü ribozomlarda, sitoplazmada, çekirdekte, mitokondri ve kloroplastlarda bulunur. RNA molekülleri hücrede DNA’daki bilgiye göre sentezlenir. Hücrede yeni proteinlere gereksinim olduğunda DNA’dan RNA’lar sentezlenir, çünkü RNA molekülleri hücrede protein sentezinin gerçekleşmesinde kilit rol oynayan nükleik asitlerdir.

RNA’nın görevi DNA’dan aldığı genetik bilgiye uygun olarak protein sentezini gerçekleştirmektir. Hücrede yapı ve görevlerine göre protein sentezinde rol alan üç çeşit RNA molekülü vardır.

1)- Mesajcı RNA (mRNA): Sentezlenecek proteinin amino asit dizisini belirleyen bilgiyi DNA’dan alır ve ribozomlara taşır.

2)- Ribozomal RNA (rRNA): Protein sentezinde görevli olan ribozomların yapısına katılır.

3)- Taşıyıcı RNA (tRNA): Protein sentezi sırasında sitoplazmadaki amino asitleri tanır ve ribozoma taşır.

RNA’nın her hücredeki miktarı farklılık gösterir. Kas hücreleri gibi protein sentezinin yoğun olduğu hücreler de fazla miktardadır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel