Mustafa Kemal Atatürk’e göre harf inkılabı neden gerçekleşmelidir?

harf inkılabıATATÜRK’E GÖRE HARF İNKILABI NEDEN GERÇEKLEŞMELİDİR?

Cumhuriyetin ilan edilmesinden sonra inkılapların gerçekleştirilmesi daha çabuk olmuştur. Özellikle eğitim alanında önemli inkılaplar yapılmıştır. 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile öğretim birliği sağlanmış, medreselerin kapatılması ve tüm okulların Millî Eğitim Bakanlığına bağlanması ve denetim altına alınması ile eğitimdeki çok başlılık sona erdirilmiştir. Şimdi yapılması gereken ise eğitimin yaygınlaştırılmasıydı. Bunun için de halkın kolayca okuyup yazmasını sağlayacak bir alfabenin kabul edilmesi lazımdı.

Atatürk bu konuyu daha önceden düşünmüş, tasarlamış hatta bu konudaki görüş­lerini açıklamıştı. Atatürk, “Efendiler! millî eğitimin ne demek olduğunu bilmekte artık bir yol karışıklığı kalmamalıdır. Bir de millî eğitim gerçekleştikten sonra onun dilini, metodunu, araçlarını da millî yapmak zorunluluğu tartışılmazdır.” diyerek alfabe değişikliğinin işaretini vermişti. “Yeni Türk harfleri çabuk öğrenilmelidir. Vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanseverlik ve milliyetseverlik görevi biliniz. Bu görevi yaparken düşününüz ki bir milletin, bir sosyal topluluğun yüzde onu okuma yazma bilir, yüzde sekseni bilmez. Bundan insan olanlar utanmalıdır. Bu millet utanmak için yaratılmış bir millet değildir; övünmek için yaratılmış, tarihini övünçle doldurmuş bir millettir. Fakat milletin yüzde sekseni okuma yazma bilmiyorsa bu hata bizde değildir. Türk’ün karakterini anlamayarak kafasını birtakım zincirlerle saranlardadır. Artık geçmişin hatalarını kökünden temizlemek zamanındayız. Hataları düzelteceğiz.” Atatürk bu konuşmalardan birincisini 1924 yılında, ikincisini ise 1928 yılının Ağustos ayında yapmıştı.

Atatürk harf inkılabının tüm gerekçelerini halka anlatmış ve göstermişti. Nihayet 1 Kasım 1928 tarihinde “Yeni Türk Harflerinin Kabulü ve Tatbiki Ha.kkinda.ki Kanun” kabul edilmiştir. Yeni harflerin öğretilmesi, okuma yazmanın yaygınlaştırılması amacıyla “Millet Mektepleri Talimatnamesi” 24 Kasım 1928’de Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Aynı gün Mustafa Kemal, Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul etmiştir. Millet Mektepleri 1 Ocak 1929 tarihinde faaliyete geçmiş ve kısa sürede yüz binlerce kişi okuma yazma öğrenmiştir. Başöğretmen Atatürk bu süreçte bizzat tahta başına geçmiş ve halka okuma yazma öğretmiştir. Aşağıdaki sözleri ile de öğretmen­lerin ve yaptıkları işin önemine vurgu yapmıştır. “Öğretmenler! Yeni nesli, Cumhuriyet’in özverili öğretmen ve eğitmenleri, sizler yetiştireceksiniz; yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin yeteneğiniz ve özveriniz derecesiyle uygun olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu kalite ve yetenekte yetiştirmek sizin elinizdedir. Sizlerin, seçkin görevinizin yerine getirilmesine büyük özveriyle varlığınızı vereceğinize hiç şüphe etmem.”

Harf inkılabı Türk kültür hayatının gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Okuma ve yazmayı öğrenen toplumun kültür düzeyi yükselmiştir. Eğitimin yaygınlaş­ması, ortak bir kültür dilinin oluşmasını sağlamıştır. Eğitim düzeyi arttıkça toplumun çağdaşlaşması daha hızlı gerçekleşmiştir.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel