Misyon Bildirgesini Oluşturan Bileşenler

Misyon Bildirgesini Oluşturan Faktörler, Misyonu Oluşturan Faktörler

MİSYON BİLDİRGESİNİ OLUŞTURAN BİLEŞENLER

Misyon bildirgelerinin temelinin “yaptığımız iş nedir?” sorusu olduğunu belirtmiş­tik. Bu soruya cevap verebilmek adına “kime, neyi, nasıl sağlıyoruz?” sorularının yanıtlarını bulabilmek bize aşağıda belirtilen üç boyutu incelememiz gerektiğini önerir (Hill ve Jones, 1995: 37):

  • Kime? (İşletme içi ve dışı olmak üzere tüm paydaşlar)
  • Neyi? (Paydaşların ihtiyaçları)
  • Nasıl? (İşletmeye özgü yeteneklerini kullanarak)

Böyle bir yaklaşım ürün odaklıdan ziyade müşteri odaklı bir açıklamayı barın­dıran bir misyon bildirgesinin sinyallerini vermektedir. Günümüz işletmeleri için geçerli olan, salt müşteri odaklı değil hatta tüm paydaşları içeren daha geniş kap­samlı bir misyon bildirgesi oluşturabilmektir.

Misyon bildirgesi bileşenleri çeşitli yazarlar ve araştırmacılar tarafından farklı sayıda tanımlanmıştır. Bu bileşenlerin ifade edilmesi ile misyon bildirgesi farklı uzunlukta, farklı içerikte dolayısı ile de farklı özellikte olabilmektedir. Misyon bil­dirgesi, şirketin tüm paydaşlarının ilgileri doğrultusunda bilgi edinebilecekleri, şir­ket stratejisi hakkında uzun dönemli fikir sahibi olabilmeleri için somut bir ifade olduğundan, içerisindeki bileşenlerinin sayısının fazla olması daha etkin ve açıkla­yıcı bir misyon olmasını sağlayacaktır (David, 2011:51). Tüm bu bileşenleri aşağı­daki gibi dokuz maddede sınıflandırmak mümkündür:

Müşteriler. “İşletmenin müşterileri kimlerdir?” işletmenin sunduğu ürün ve hizmetlere değer atfeden müşterileridir. Bir tren yolu işletmesinin yaptığı iş taşıma­cılık ise internetin kullanımının yaygınlaşması ile birçok tren yolu işletmesinin in­ternet hizmeti sunmaya başlaması bir tesadüf değildir. Misyon bildirgesinde taşı­macılık işinin ilintili olduğu müşteriler de göz önünde bulundurulmalıdır.

İşletmenin sunduğu ürünler ve hizmetler: İşletmenin sunduğu ürün ve hiz­metlerin açıklanmasıdır. Günümüz işletmelerinde bu ürün ve hizmetlerin faydala­rı ön plana çıkmaktadır. Örneğin, Nokia’nın telefon ürünlerinden ziyade iletişim sağladığını vurgulaması (“Connecting People”).

Pazar/lşletmenin rekabet alanı: Rekabet edilecek alanın belirlenmesi ge­reklidir; Avmpa ya da dünya geneli vb.

Teknolojiyi yakalayabilmek: Örneğin HP: “Dünyanın en büyük teknoloji şir­keti olan HP; yazdırma, kişisel bilgi işlem, yazılım, hizmetler ve BT altyapısını, bu­lut sistemiyle bağlanabilirlik sayesinde bir araya getiren bir portföy ile iletişim so­runu yaşanmayan bir dünya için kesintisiz, güvenli, çalışma ortamına uyumlu de­neyim sunar” açıklaması gibi.

İşletmenin varlığım sürdürme, büyüme ve kârlılık için teşebbüste bu­lunması: “… çalışanlarına, iş ortaklarına ve hissedarlarına uzun ömürlü ve tatmin edici getiriyi sağlayarak, büyüme ve operasyonel kârlılıkta sektör liderliğini sürdü­rebilmek” (bkz. Migros A.Ş. misyon bildirgesi).

İşletmenin felsefesi: işletmenin temel inançları, değerleri, arzuları ve etik de­ğerleri hakkında bilgiler verilmesi. Örneğin: “Çelik boru endüstrisindeki uzmanlı­ğımızla, yaşam kalitesini yükselten ürün ve hizmetler sunmak ve toplumun ekono­mik, sosyal gelişimini üst seviyelere taşımak” (bkz. Borusan Mannesmann misyon bildirgesi).

Benlik kavramını yansıtması: İşletmenin rekabetçi üstünlükleri ve temel ye­teneklerinin avantajı belirtilmelidir. Yaptığı iş incelendiğinde hava yolu taşımacılı­ğı yapan fakat rakiplerinden farklılığını misyonu aracılığı ile ifade eden Virgin At­lantic: “insanların uçmayı ve çalışmayı sevdiği, kârlı bir hava yolu şirketi olarak bü­yümek” ifadesinde diğer işletmelere göre ayırıcı üstünlüğünü ifade etmektedir.

Toplumsal imaja önem vermek: işletmenin sosyal ve doğal çevreye karşı sorumluluklarının ifade edilmesidir. “Sorumluluk sahibi bir endüstriyel grup ola­rak, Total, kendisini, enerji kaynaklarımızın ve ürünlerimizin verimli ve uygun bir şekilde yönetilerek kullanılmasına adamıştır. Sürdürülebilir gelişme programımı­zın ayrılmaz bir parçası olarak kabul ettiğimiz faal çevre gözetimi politikamız ara­cılığıyla günümüz tüketicisinin ihtiyaçlarını ve gelecekteki kuşakların menfaatleri­ni göz önüne alıyoruz. Düzenli ve şeffaf raporlar sunuyoruz” (bkz. Total misyon bildirgesi).

Çalışanlara önem vermek: Çalışanların işletmenin değerli birer kaynağı ol­duğunun misyon bildirgesine yansıtılmasıdır, “…çalışanlarına uzun ömürlü ve tatmin edici getiriyi sağlamak…” (Migros A.Ş.), “…çalışanlarımızı işlerinde en yüksek performansı gösterebilmeleri için teşvik etmek” (Iş Bankası).

Birçok misyon bildirgesi incelendiği zaman en doğru olanın hangisi olduğu yönünde kesin bir yargıya varmak doğru olmayabilir. Bunun sebe­bi, misyonun her işletmeye özgü yazılmış olmasıdır. Önemli olan misyon bildirge­sinin açıklayıcı, sürekli oluşu, ilham verici oluşu ve paydaşlarını faaliyetleri ile mo­tive edici oluşudur. Misyon bileşenlerinin salt “müşteriler”, “ürün” ya da “çalışan­lar” şeklinde kısıtlanmaması, aksine müşterilerin ya da ürünlerin ne olduğunu da belirten bir açıklamanın yer alması gereklidir. Dolayısıyla iyi yazılmış bir misyon bildirgesi, işletmenin mevcut misyonunun yeniden güncel olarak değerlendirilme­si ile mümkün olabilir. Tablo 3.2’de belirtilen misyon ifadeleri örneklerini, müşte­riler, ürün ve hizmetler, pazarlar, teknoloji, varlığını sürdürme, büyüme ve karlılık için teşebbüste bulunması, felsefesi, benlik kavramı, çalışana önem vermesi ve top­lumsal imajı açısından değerlendirildiğinde aşağıdaki yorumlara ulaşabiliriz.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel