Ad Clicks :Ad Views : Ad Clicks :Ad Views : Ad Clicks :Ad Views :

    Milli Cemiyetlerin Ülkenin İşgal Edilmesine Karşı Yaptığı Faaliyetler Nelerdir?

    /
    /
    /
    68 Views

    Milli cemiyetler işgaller karşısında ne tür faaliyetlerde bulunmuşlardır?, Milli Cemiyetlerin Çalışmaları Hakkında Bilgi, Milli Cemiyetlerin İşgaller Karşısındaki Faaliyetleri Nelerdir?, Milli Cemiyetlerin İşgaller Karşısındaki Tutumu

    Sevgili Okurlarımız Sizlere Bu Yazımızda Milli
    Cemiyetlerin İşgaller Karşısındaki Faaliyetleri-Çalışmaları
    Hakkında Bilgi Vermeye Çalışacağız İyi Okumalar…

    Milli Cemiyetlerin Ülkenin İşgal Edilmesine Karşı Yaptığı Faaliyetler Nelerdir

    Millî Cemiyetler, I. Dünya Savaşı’nda yenilen Türkiye’nin galip devletler tarafından işgalini ve savaş senelerinde Anadolu’dan sürülen gayrimüslim halkın geri dönmesini önlemek emeliyle kurulan dernek ve topluluklara verilen isimdir.
    1918 Ekim ayında iktidardan düşen İttihat ve Terakki hükümetinin mahalli düzeydeki önderleri tarafından, Türkiye’nin hemen her bölgesinde 1919 seneyin ilk aylarında kurulmuşlardır.

    Bu amaçla kurulan silahlı direniş gruplarına ekseriyetle Kuva-yı Milliye, sivil cemiyetlere ise Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri isimi verilmiştir. Dağınık olarak örgütlenen Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri Eylül 1919′da toplanan Sivas Kurultayı’nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (ARMHC) çatısı altında birleştirilmiş,23 Nisan 1920′de toplanan Türkiye Büyük Ulus Meclisi ARMHC temsilcilerinden oluşmuştur.

    Yurdun hemen her köşesinde genelde Müdafaa-i Hukuk isimiyle kurulan millî cemiyetler, milliyetçilik ideolojisine dayalı olarak kurulmuşlardı. Millî Kurtuluş Mücadelesinini temel taşlarını oluşturan bu cemiyetin kuruluşu, Türk milletinin bağımsız ve onurlu bir ulus olarak hayata azminin bir ifadesiydi. Bununla birlikte Millî Cemiyetler Wilson ilkelerinden etkilendiklerinden başlangıçta sulhçu mücadele yolunu benimsemişlerdi. Türklüğün yasal haklarının tanınacağı düşüncesiyle politik faaliyetlerde bulunmayı ve yayın yapmayı yeterli görmüşlerdi. Ancak Wilson ilkelirinin Türkler aleyhinde kullanılması, işgalci devletlerin haksız tutumu ve bilhassa İzmir’in işgali bu tür mücadelenin yeterli olamayacağını göstermiş, millî cemiyetleri silahlı mücadele kararları almaya yöneltmişti. Bu cemiyetlerin bir diğer zaafı da yerel kurtuluşu çare olarak görmeleri ve aralarında bir koordinasyon olmayışıydı. Millî cemiyetler Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya geçerek kurtuluş meşalesini eline almasından sonra bu zaaflarından da kurtulmuşlar, yek-vücut hale gelerek topyekün kurtuluşa inanmışlardı. Trakya Paşaeli Müdafaa Kurul-i Osmaniyesi 1 aralık 1918′de Müftü Mestan Efendi’nin başkanlığında heyetti. Trakya’nın şehir, kaza ve bucaklarına varıncaya kadar sistemli bir şekilde örgütlendirdi. Trakya dışında Adapazarı’nda bir şubesi açıldı. Kuruluş emeli Trakya’nın bütünlüğünü ve Osmanlı devletine bağlı kalmasını sağlamak, Trakya’nın Türk yurdu olduğunu anlatarak Türklerin haklarını müdafaa etmekti. Cemiyet, İstanbul’da heyetmiş olan Trakya komitesi ile de işbirliği yapmış, Osmanlı devletinin parçalanması halinde Trakya’yı olası olursa Batı Tarkya ile beraber bir bütün olarak Türk ve İslam topluluğu halinde kurtarmayı amaçlamıştı. Ancak bunun için İngiltere’nin, o olmazsa Fransa’nın yardımını sağlamayı düşünüyordu. Hedeflerinin bir Trakya Cumhuriyeti kurmak olduğu anlaşılıyordu.
    Cemiyet, Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya geçmesinden sonra çalışmalarını millî emellere uygun olarak yürütmüştü. Sivas Kurultayı’nden sonra faaliyet ve programını değiştirmekle birlikte temsil kurulunun isteğine uymak suretiyle Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ismini almış ve böylelikle Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin bir şubesi haline dönüşmüştür. Daha sonra Lüleburgaz (21 Mart-2 Nisan 1920) ve Edirne (9-13 Mayıs 1920) kurultaylarını tertip etmiş, muhtemel bir Yunan istilasına karşı silahlı bir direniş kararı almıştı.

    Vilayat-ı Şarkiyye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti doğu şehirlerinin Ermenistan’a verilmesi ihtimaline karşı İstanbul’da heyetti. Türklüğün bölgesindeki haklarını müdafaa etmek emeliyle Le Pays isimiyle Fransızca, Hâdisât isimiyle Türkçe iki gazete çıkardı. İtilaf Devletlerinin İstanbul’daki temsilcilerine ve İtilaf başkanlarına muhtıralar verdiği gibi Avrupa’ya bir heyet göndermek emeliyle girişmde de bulunmuştu. Cemiyetin Erzurum şubesi, Kâzım Karabekir Paşa’nın himâyesinde ehemmiyetli hizmetlerde bulundu. İstanbul’daki merkezle irtibatını keserek Erzurum Kurultayı’nin toplanmasına liderlik etti. kurultay sonrasında Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti isimiyle çalışmalarını sürdürdü.

    2 Comments

    Leave a Comment

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    It is main inner container footer text