Leylekler Hakkında Bilgi

leyleklerLeylekler, Leylekler Nerede Yaşar?, Leylekler Neden Göç Eder?, Leylek, Leyleklerin Soyu Neden Tükeniyor, Leylekler Hakkında Kısa Bilgi, Leyleklerin Özellikleri, Leyleklerin İlginç Özellikleri, Leylekler Ne Yer?, Leylek Hikayeler,, Leylekler Bebek Getirir mi?

LEYLEKLER

Latince ismi, Ciconia Cico- nia olan leyleğin boyu ortalama bir metredir. Kanat uçma tüy­leri siyah, diğer tüyleri beyaz renklidir. Havada geniş daireler çizerek ve boyunlarını öne uza­tarak uçarlar. Göç uçuşları sıra­sında hava akımlarından yarar­279 lanırlar. Kuzeyden gelip güneye doğru uçtukları güzergâhları boyunca Arabistan üzerinden geçtikleri için leyleklere Hacı da  denir. Anadolu topraklarının leylekler için ayrı bir önemi var­dır. Çünkü Anadolu, leyleklerin iki ana göç yolundan birinin üzerindedir. Leylekler, Anado­lu’dan hemen geçip gitmez. Bu topraklarda yavrular ve yavru­larını eğitirler. Leylekler, ortala­ma yetmiş yıllık ömürleri bo­yunca yavrularına büyük özen gösterir.

Sayıları her yıl azalan ley­lekler, Antik Myus’un veya bu­günkü Avşar Köyünün misafir­leri olmaya devam ediyor. Avşar Köyü yaşayanları ve çevre dostu kuruluşlar bu misafirleri ellerin­den geldiğince korumaya çalı­şıyor. Ancak artık bu dünya şi­rini canlılar için yapılması gerekenler köylülerin gücünü aşmaktadır. Leyleklerin, bilinç­li ve çevre dostu insanların des­teklerine her zamankinden daha fazla gereksinimleri vardır.

Leylekler, su yılanı, kurba­ğa, tarla faresi, solucan, çekirge Myus ve kabuklularla beslenir. Ekolo­jik denge içinde çok önemli bir yere sahip olan bu harika yara­tıkların sayıları, ne yazık ki son senelerde tarlalardaki ilaçlama­lar, yerleşim  çevrelerindeki elektrikli teller, sulak alanların azalması gibi nedenlerden dola­yı tehlikeli biçimde azalmakta­dır.

Leylekler, binlerce millik yolu aştıktan sonra sanki radar­ları varmış gibi bir önceki yıldan onları bekleyen yuvalarını bulur. Avşar Köyü’nde elli yıllık leylek yuvaları vardır. Otla döşeli bu yuvaların içine dört kişi sığabi­lir. Her yıl eklemeler yaptıkları için yuvaları devamlı büyür. Ağırlığı beş yüz kiloya çıkabilen bu yuvaların çatılarda tehlike yaratmamaları için, çevre dostu insanların çabalarıyla dikilme­lerine başlanan platformların hızla arttırılmaları gerekiyor. Elektrik tellerinin de yeraltına alınmasıyla en azından geçici bir çözüm oluşturulabilir.

Saman ipleri, naylonlar, güb­re çuvalları, balık ağları gibi bir­çok madde leylek yavruları için maalesef büyük tehlike oluştur­maktadır. Dünyanın birçok kö­şesinde göç mevsimlerinde izle­nen, doğal hayatın denge unsurlarının başında gelen bu sevimli canlılar için bizler de geç olmadan harekete geçmeliyiz. Tarlaların ilaçlanmasını, sulak alanların azalmasını engelleye­meyiz ama leyleklerin yuvalarını bulacakları platformları çoğalta­bilir, geçiş yollarını daha güven­li hale getirebiliriz. En önemlisi de Avşar Köyü’nde olduğu gibi insanlarımızı bilinçlendirebiliriz. Leyleğin, yuvasına taşıdığı yılanı yere düşürmesiyle paniğe kapılan köylülerin hikâyesini anlatan köylü kadının çocukları, leylek­ler için yazılmış şarkıları günü­müze uyarlamışlar. Tavada değil, yuvada diyerek şarkının sözlerini güzelleştirmişler.

“Leylek leylek havada, yumurtası yuvada”.

Gelelim leyleklerin sevimli hikâyelerine. Yuvaya önce erkek, sonra dişi leylek gelir. En uygun yuvayı erken gelen erkek leylek seçer. Daha önce kullandıkları yuva olması şart değildir. Dişi genelde dört yumurta yapar. Erişkin leylekler, büyüme süreç­lerinde ses tellerinin işlevini kaybetmesiyle sessizleşir ve ile­tişimlerini, gagalarını birbirle­rine çarparak çıkardıkları lak lak sesiyle sağlar. Erkek ve dişi leylek yuvaya geldiklerinde, gagalarını takırdatırken boyunlarını arka­ya atıp, sonra yavaşça öne geti­rerek selâmlaşır.

Leylekler, üreme dönemle­rinde yuvalarına çok bağlıdır. Diğer leyleklere karşı yuvalarını savunurlar. Lak lak sesleriyle ve kanatlarını yarım açıp kapaya­rak, yuvaya gelmeye çabalayan yabancı leylekleri kovalarlar. Leylekler, yavrularını yiyip sin­dirdikleri besinleri kusarak bes­ler. Leylek yavruları arasında güçsüz kalan ölebilir. Bu neden­le yavrular arasında bir tür yi­yecek kapma yarışı olur. Yavru­lar uzun süre aç kalamazlar. Ölen yavru yuvadan atılır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel