Kuran-i Kerim Türk Kültürünü Hangi Yönlerden Etkilemiştir?

KURAN-İ KERİM TÜRK KÜLTÜRÜNÜ HANGİ YÖNLERDEN ETKİLEMİŞTİR?

Türk Kültüründe Kur’an-i Kerim’in önemli bir yeri vardır. Örneğin hemen her evde Kur’an ayetlerinin yer aldığı levhalar bulunmaktadır. Aynı şekilde Allah’ın bir ve tek olduğu fikrinden hareketle camilerini tek kubbeli yapmışlar, inşa ettikleri dini yapıları Kur’an ayetleriyle süslemişlerdir. Halk arasında meşhur olan ”Kur’ân, Mekke’de indi, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı.” sözü kültürümüzde Kur’an’a verilen önemi ifade etmektedir.

Anadolu’nun Müslümanlaşmasında Alp Erenler olarak da bilinen Hoca Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaş Veli gibi Türk mutasavvıflarının büyük katkıları olmuştur. Bu şahsiyetler Kur’an’a göre bir hayat tarzı benimsemişler, İslam ahlakını halkın anlayacağı dilden anlatmışlardır. Onlara Kur’an ahlakına göre yaşamayı öğütlemişlerdir.

Hoca Ahmet Yesevi, ”Divan-ı Hikmet” adlı kitabında İslam’ı anlatırken ”Hikmet Söylemeyi” esas almıştır. Hikmet söylemeyi Kur’an’ı Kerim’i ve Hz. Peygamberin sözlerini esas almak şeklinde ifade etmiştir.

Hoca Ahmet Yesevi aşağıdaki beytinde;

”Benim hikmetlerim ferman-ı sübhan,

Okuyup anlasan manayı Kur’an”,

buyurarak hikmetlerinin Allah’ın kitabı, Kur’an’a dayandığını ifade etmektedir.

Ünlü mutasavvıf ve düşünür Hacı Bektaş Veli Makalat adlı eserinde imanın şartlarından birinin de Kur’an’ı Kerim’e inanmak olduğunu ”Allah’ın kitaplarına ve Kur’an’a inanman imandır.” ifadeleriyle dile getirmektedir. Hacı Bektaş Veli yine Makalat adlı kitabında Kur’an-i Kerim’in emirlerine uyma konusunda ”Şimdi iyi biliniz ki; Allah’ın birliğine inanmak, onun buyruğunu tutmak, sakının dediğinden sakınmak imandandır. (Bir kimse) Allah Teala’nın buyruğunu tutmazsa, sakının dediğinden sakınmazsa, o kimse için Tanrı’ya inanmamaktadır denilir.” buyurmaktadır.

Bektaşiliğin önemli isimlerinden olan Aşık Paşa Veli, Kur’an’ı Kerim hakkında ”Kur’an, müminlere rahmet ve ulu devlettir. Kur’an sırrını bilen, Allah’ın nuruna ulaşır. Allah nurunu Kur’an’ın içinde gizlemiştir. Yerde ve gökte, Kur’an gibi bir kitap yazabilecek bir varlık yoktur.” ifadelerini kullanmıştır.

”Men bende-i Kur’an’em eğer can darem,

Men hak-i reh-i Muhammed muhtarem.”

(Ben yaşadığım sürece Kur’an’ın kölesiyim.

Ben, Seçkin Muhammed’in yolunun toprağıyım.)

Anadolu’da yetişmiş büyük mutasavvıf şair Yunus Emre, Türk halkına Kur’an’ı Kerim’in önemini şiirleriyle anlatmıştır. Yunus Emre aşağıdaki dörtlüklerde Kur’an’ın mürşid olduğunu şöyle ifade etmektedir.

”Kaf Dağı zerrem değil,

Ay ve Güneş bana kul.

Hakdır aslım, şek değil.

Mürşid Kur’an bana.”

 

”Tevrat ile İncil’i,

Furkan (Kur’an) ile Zebur’u,

Bunlardaki beyanı,

Cümle (hepsini) vucutta (var) bulduk.”

Cumhuriyet döneminde de Kuran hakkında çok önemli çalışmalar yapılmıştır. Atatürk bizzat kendisi talimat vererek 1926 yılında Diyanet İşleri Riyasetinden Kur’an’ı Kerim’i çağın icaplarına uygun şekilde tefsir edilmesini istedi. Bu görev Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’a verildi. Hak Dini Kur’an Dili adındaki bu tefsir kitabı gerek ilmi çevreler ve gerekse halkımız tarafından büyük takdir topladı.

Cumhuriyet döneminde ilk meal çalışması yapan ilim adamı Hasan Basri Çantay olmuştur. Yaptığı meal çalışmasıyla Kur’an’ı Kerim’in anlaşılmasına önemli katkı sağlamıştır. ”kur’an-ı Hakim ve Meal-i Kerim” adlı üç ciltlik eseri çok sayıda baskı yaparak halkımızın beğenisini kazanmıştır.

Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy Müslümanların geri kalmasına neden olan tembellik, ümitsizlik ve cehalet gibi davranışları ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yapmıştır. Bu konuda Kur’an’a dönüşü teşvik etmiş ”Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” diyerek ifade etmiştir. Mehmet Akif Kur’an’da övülen çalışmak, üretmek, ümit var olmak gibi davranışları şiirlerinde başarılı bir şekilde işlemiştir. Örneğin çalışmak ve üretmek hakkında;

Kuzum, ayıp mı çalışmak, günah mı yük taşımak?

Ayıp: Dilencilik, işlerken el, yürürken ayak.

 

Oturup dil dökecek yerde gidip döksene ter!

Bin çalış gayen için, bir kazan ömründe yeter

 

Kim kazanmasa bu dünyada bir ekmek parası:

Dostunun yüz karası düşmanının maskarası!

Mehmet Akif Müslümanları ümitsizlikten kurtarmak için Kur’an’dan mesajlar vererek şu ifadeleri kullanır:

Yeis öyle bir bataktır ki düşersen boğulursun.

Ümide sarıl sımsıkı bak gör ne olursun.

Anadolu insanının hayat tarzı incelendiğinde Kur’an’dan birçok izlere rastlanmaktadır. Örf ve adetlerinde, komşuluk münasebetlerinde, mimaride, şiir ve edebiyatında Kur’an’dan ne kadar etkilendiği görülmektedir. Bu da insanımızın Kur’an’a verdiği önemi göstermektedir.

kurani kerim türk kültürünü hangi yönden etkilemiştir

 

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel