Kimya İle İlgili Çalışmaların Tarihsel Gelişimi

Kimyanın Tarihsel Gelişimi, Kimyanın Tarihi Gelişimi, Kimya İle İlgili Çalışmaların Tarihi, Kimyanın Gelişimi, Kimyanın Gelişimi Tarih Boyunca Nasıl Seyretmiştir? Kimyanın Tarihi Gelişimi, Kimyanın Tarihi

Değerli Ziyaretçilerimiz Bu Yazımızda Sizlere Kimya İle İlgili Çalışmaların Tarihsel Gelişimi Hakkında Bilgi Vermeye Çalışacağız İyi Okumalar…

KİMYA İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARIN TARİHSEL GELİŞİMİ

Yüzyılımızda gerek doğa bilimleri gerekse uygulamalı bilimler arasında uygarlığı en derinden etkileyen uğraşı alanları içinde sayılabilen kimya, insan topluluklarının toplumlaşma süreçleriyle yaşıttır. Rahat ve güvenli yaşama dürtüsü insanoğlunda geliştirdiği doğayı anlama ve değiştirme etkinliği, zaman içinde ortaya çıkan ilk uygarlıklarda gözleme dayalı bilgilerle çeşitli ürünlerin elde edilmesini sağlamıştır.

Ateşin kullanılışının günümüzden 1,5 milyon yıl öncesine uzandığı, mineral boyaların kozmetik amaçlı kullanımının 50 bin yıl, seramik fırınlarının 30 bin yıl önce bilindiği göz önüne alınırsa kimyanın ilgi alanı içine giren uğraşılar, yazının bulunuşuna bağladığımız tarih çağlarından çok daha önceden beri var olmuşlardır.

İnsanoğlu yaratıldığı günden itibaren hep arayış içinde olmuştur. Tarih boyunca gerek rahat ve güvenli yaşama, gerekse yaşamı kolaylaştırma isteği deneme (sınama)-yanılma bilgilerle çeşitli ürünleri elde etmesini başarmıştır.

İnsanoğlu yaşayabilmek için ilk önce beslenme ihtiyacını gidermek amacıyla doğadaki yenilenebilir maddeleri keşfetmekle işe başlamıştır. Barınma ve korunma ihtiyacı için kendilerine uygun barınaklar hazırlamış, savunma, avlanma ve hayatı kolaylaştırmak için değişik aletler üretmişlerdir. Bu amaçla demire ve bakıra şekil vermeyi keşfettiler. Giyinme ihtiyacı için avladıkları hayvanların derilerinden elbiseler ürettiler. Güzelleşmek ve dış görünüşlerini daha güzel göstermek için değişik boyaları ürettiler ve kullandılar. Hastalıkları ve yaraları tedavisi için değişik bitkilerden elde ettikleri maddeleri ilaç olarak kullandılar.

kimya ile ilgili çalışmaların tarihsel gelişimi

Eski dönemlerde deneme yanılma yoluyla keşfedilen bazı önemli madde ve yöntemleri şöyle sıralayabiliriz;

Pişmiş tuğla ve çömleğin geçmişi MÖ 7000 yıllarına kadar dayanır. Anadolu’daki ilk yerleşimlerden olan Çatalhöyük kalıntılarında benzer malzemeler vardır.

Pek çok bölgede seramik işçiliği gelişmiştir. Fakat Mezopotamya’da MÖ 3500 yıllarında camsı seramikler ilk ürünler olarak kabul edilebilir. Eski Mısır Uygarlığında, MÖ 3400 tarihinde yapılmış cam boncuklar ve MÖ 1400’den cam vazolar bulunmuştur. Sodyum bikarbonat (NaHCO3) ve Sodyum sülfat (NA2SO4) içeren yeraltı sularının yüzeye çıkıp buharlaştıktan sonra toplanan minareller karışımı, sodyumun karbonat, bikarbonat, sülfat ve klorür tuzlarından oluşmaktaydı. ”Natron” adı verilen bu karışımın kuvars(SİO2) ile ısıtılması, ilk cam örneklerini oluşturmuştur.

Metaller ve Madencilik; Bugün Afganistan sınırları içinde kalan bir bölgede, Malahit (CuCO3.Cu(OH2) adlı mineralinden bakır elde edilmesi, MÖ 5000 yıllarına kadar uzanmaktadır.

En eski Altın, Gümüş, Kurşun ve Bakır örnekleri Mısır ve Mezopotamya’da MÖ 4000, Kalay ve Tunç örnekleri MÖ 3400, Antimon örnekleri MÖ 2500 tarihlerinden kalmadır. Doğu Karadeniz’deki cevherlerinden demir elde edilmesi ise MÖ 1500
ile başlar. Dökme demir, ancak MS II. yüzyılda Çin’de elde edilebilmiştir. Eskiden beri bilinen tunç(bronz) ve pirinçten başka, Helenistik dönem kayıtlarında adı sıkça geçen bir alaşım da, 3 kısım altın ve 1 kısım gümüşten yapılan ”Asem” ya da ”Elektrum”‘dur

Mayalama ve Dericilik; Mısır uygarlıklarında üzüm, hurma ve palmiye suları fıçılarda mayalandıktan sonra testilere konulup bekletilerek şarap yapılıyordu. Sütten yoğurt, peynir ve şerbetçiotundan bira yapımı da biliniyordu. Hayvan derilerinin sepilenmesinde kullanılan maddeler; idrar, hayvan dışkısı, mazı özü, şap, meşe palamudu, akasya tohumu ve sirkeli demir sülfat (FeSO4) idi. Tabaklanan deriler, bitkisel ve hayvansal boyalarla boyanıyordu.

İlaçlar; En eski ilaç kitabı, Mezopotamya’nın Nippur kenti kalıntılarında bulunmuştur. MÖ 3000 yıllarından kaldığı sanılan on iki ilacın hazırlanış tarifleri verilen bir kil tablettir. İlaçların hazırlanmasında öğütme, kaynatma, çalkalama, yıkama, özütleme, çözme gibi fiziksel yöntemler kullanılmaktadır. İlaçlarda anorganik mineraller yanında bitki ve hayvanların çeşitli kısımları etkin maddeleri oluştururken; su, zeytinyağı,balmumu, keten tohumu yağı, çam terebentini, yün yağı (lanolin) gibi maddeler de taşıyıcı ortam olarak bulunmaktadır.

Boyalar ve Kozmetik; İlçağ uygarlıklarında Coccus İllicis (Kırmız Böceği) ve Coccus Cacti (koşenil) adlı bitki bitlerinden karmen kırmızısı boyası elde edilmekteydi. Kına, çivit, safran, meşe kabuğu, kök boya, mersin, rezene gibi bitkilerden; kurşun sülfür (Galenit-PbS), kurşun oksit (PbO), antimon sülfür (Antimonit-Sb2S3), Bakır (II) oksit (CuO), mangan (IV) oksit (MnO2), tebeşir gibi anorganik maddelerden boyar maddeler elde edilirdi. Süslenme amaçlı boyar maddeler, genellikle önce toz haline getirilip sonra yün, ceviz, zeytin, badem, susam ve ya gül yağlarıyla karıştırılarak uygulanmaktaydı. Parfüm olarak mür, karanfil, sarısakız, aselbend özleri kullanılmaktaydı.

Mısırda eski çağ döneminde kükürt içeren malzemeler ve kükürdün kullanımı da oldukça gelişmiştir. Dericilik, sabun ve bazı ilaçların Mısır’da denendiği bilinmektedir. Çin ise kağıt, barut ve kitap basım teknikleri, ipek işçiliği, pusula gibi endüstriyel ürünler sunmuştur. Ayrıca baharatlardan yapılan çeşitli katkılar ve ilaçlar Batı dünyası için zamanla vazgeçilmez ürünler olmuşlardır.

Bu ürünlerin hemen hepsi bir bilimsel temel de değil, deneme-yanılma hatta tesadüflerin ortaya çıkardığı ürünlerdir ve usta-çırak ilişkileri ile yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa geçmiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel