Ad Clicks :Ad Views : Ad Clicks :Ad Views : Ad Clicks :Ad Views :
    img

    Kars Ani Harabeleri

    /
    /
    /
    724 Views

    Kars Ani Harabeleri

    Kars’a 44 km. uzaklıktaki Ani Ören Yeri’ne Subatan, Soy­lu ve Esenkent köylerinden geçilerek gidilir. Bölgede çok az ağaç olduğundan tezek bu köylerin en önemli manzarası ol­muştur. Hayvan dışkısını sa­manla karıştırarak yapılan tezek, kurutularak tuğla yerine kulla­nılabildiği gibi, ısının -40 dere­ceye indiği kış aylarında da vazgeçilemez bir yakacaktır.

    Ani Ören Yeri’ni, pek gezil­meyen İç Kale ve Bagratlı Kral­lığı tarafından 8,5 hektar alan üzerine kurulmuş olan merkez olarak düşünebilirsiniz. Anide geneli yıkık durumda 10 kilise, çok sayıda bina temeli, 2 camii, 2 hamam, saray, kervansaray ve 1 köprü kalıntısı vardır. Şehir, volkanik taşlardan yapılmış sur­larla çevriliydi ve şehre giriş 7 kapıdan sağlanıyordu. Bu kapı­ların en önemlisi Aslanlı Kapı’ydı.

    287 yılında tahta çıkan Er­meni kral 3. Trdat 301 yılında Hıristiyanlığı devlet dini olarak kabul eder. Bu yıllarda Arpaçay ile Alaca Çayı’nın arasında kalan Ani, üç köprüsü ile karşı yakaya bağlantı sağlıyor ve sınır ticare­ti ile çok zenginleşiyordu. Son­rasında Sasaniler ve 8. yy.da da Artvin’den Van’a kadar birçok yeri satın alan Bagratlılar tarih sahnesine çıkar. İpek Yolu üze­rindeki şehirde ticaret hareketlenmeyi sürdürünce önce orta surlar, sonra da kale inşa edilir.

    961 yılında 3. Aşot zama­nında başkent Kars’tan Ani’ye taşınır. 3. Aşot’un oğlu 2. Sim- bat zamanında surlar güçlendi­rilir, yoğun imar faaliyetleri arasında katedralin de temelleri atılır. 1. Gagik (989-1020) yıl­ları şehrin Altın Çağ olarak adlandırılan en parlak dönemi olacaktır. Bu yıllarda kent 1001 Kiliseli Şehir olarak anılır. Daha da gelişen tarım ve ticaret neti­cesinde kentin nüfusu 100.000 kişiye ulaşır. Ortaçağın Anadolu’ya girişteki bu ilk ken­tinin önemi Ümit Burnu nun keşfedilmesine kadar sürecektir. 1020-1040 arasındaki 3. Simbat döneminin sonunda Bizanslılar Ani’yi, Selçuklular Vaspurakan Bölgesi’ni ele geçirir.

    1064 yılında Selçuklular, Ani’yi fetheder. Alpaslan, kenti veziri Esvar’a, o da yaşlı olduğu için oğlu Menuçehr’e bırakırlar. Yeniden imar edilen şehir kısa zamanda eski canlı günlerine dönecektir. Menuçehr Beyin annesi Ermeni olduğu için bu dönem bütün halklar için so­runsuz geçer. Ani, Melihşah’ın 1092 yılında ölümünden sonra Gürcüler ve Selçuklular arasın­da birkaç defa el değiştirir. Ani, 1131 yılındaki depremde büyük zarar görür. 1205 yılında Krali­ çe Tamara döneminde bir kere daha Gürcülerin eline geçer.

    1239-1358 Moğol istilasın­dan sonra ticari zenginlik sona erer. 1319’da büyük bir deprem daha yaşanır. 1358-1380 arasın­da İlhanlılar ve Celayirliler, 1386’da Timur, sonra Akkoyun- lularve 1534’den sonra Osman- lılar bölgenin hâkimi olurlar. 1605 yılındaki büyük deprem­den sonra şehir terk edilir.

    1877-78 savaşından sonra­ki Rus işgali döneminde Ruslar Ani’de 16 yıl süren kazılar yapar. Bulunan her parça Saint Peters­burg Hermitage Müzesi’ne ta­şınır. 16 Mart 1921 günü im­zalanan antlaşma ile Türkiye-Rusya sınırı çizilir. Kars, Ani ve çevresi yeniden Türk toprağı olur.

    Aslanlı Kapı’dan geçerek geziye başlandığında 1161-1218 arasında yapılmış olan Surp Stephanos veya Gürcü Kilisesi tam karşınızda kalır. İki katlı olduğu düşünülen kilisenin sadece kuzey duvarı ayakta kalmıştır. Kilisenin doğusuna düşen kemer gözünde Meryem Ana’nın Elizabeth’i ziyareti ve Meryem’e Müjde sahneleri vardır. Yine hemen sağ tarafta virane durumdaki Surp Krikor Kilisesi (Aziz Gregoire) görülür.

    Cephe duvarları ve kubbesi çökmüş olan kilisenin üç sütunu ayaktadır. 1. Gagik döneminde inşa edilmiş olan kilise dışarıdan
    rotondo, içerden dört yapraklı yonca planlı ve iki katlıydı. 980 yılına tarihlenen Surp Krikor Lusovoriç Kilisesi (Aziz Gregoire Aboughamrentz Kilisesi veya Polatoğlu Kilisesi) nis­peten iyi durumdadır. Kilise, dışarıdan on iki köşeli, içerden altı yapraklı yonca planlıdır. Üstü konik bir külahla örtülü olan kilise kırmızı, siyah, kah­verengi düzgün kesme taşlarla inşa edilmiş. Kilisenin hemen yanında 1031 yılında inşa edil­miş olan Havariler Kilisesi ise neredeyse tamamen yıkılmış­tır.

    Surp Asdvadzadzin Kilisesi (Katedral veya Fethiye Camii), Ani’nin en iyi durumdaki yapı­sıdır. 2. Simbat döneminde ünlü Ermeni mimarı Teridat tarafın­dan inşaatına başlanan katedral, 1001 yılında 1. Gagik zamanın da tamamlanmış ve 13. yy.da onarım görmüştür. Cami olarak da kullanıldığı için nispeten iyi korunmuştur. Dışarıdan dikdört­gen, içerden haç planlı yapının akustiği harikadır. Kral, Rahip ve Halk isimli üç giriş kapısı var­dır. inşaatta Horasan harcı kul­lanılmıştır. Alpaslan, Ani’nin fethini tamamladıktan sonra freskleri kapatıp ilk Cuma na­mazını burada kılmıştır. Kırmızı, siyah, kahverengi kesme kullanı­larak yapılmış olan taş işçiliğin­deki incelik mükemmeldir.

    Çok yakındaki Ebu Menu- çehr Camii 1064 yılında inşa edilmiş. Dikdörtgen planlı ve iki katlı caminin alt katında dört medrese odası vardır. Caminin kilim desenli minaresi yedi kö­şelidir. Caminin inşaatında kır­mızı ve siyah tüf taşları kullanıl­mıştır.

    Caminin arkasında kalan Aşot Kilisesi (Kızıl Kilise) de 13. yy.a tarihlenir. Kırmızı tüf ta­şından inşa edilmiştir. Dışarıdan dikdörtgen, içerden haç planlı­dır.

    Arpaçay Nehri üzerindeki ipek Yolu Köprüsü’nün sadece ayakları görülür. 10. yy.a tarihlenen düzgün kesme taşlı köprü iki katlıydı. Alt kattan kervanlar, üst kattan insanlar geçiyordu.

    Katedralin sol tarafında ka­lan Surp Arak’elots Kilisesi (Aziz Koruyucu Kilisesi) 1031 yılında yapılmış. Dışarıdan dikdörtgen, içerden yonca planlı olan yapı pekiyi durumda değildir. Taç kapısı ve örtü sistemi Selçuklu yapılarına benzediği için ker­vansaray olarak da anılır.

    Tigran Honentz Kilisesi, şehrin en uç noktalarından birinde, katedralin karşısında bu­lunur. Taş kabartmaları ve bazı fresk kalıntılarından dolayı Re­simli veya Boyalı Kilise olarak da bilinir. Kilise, 1215 yılında Pren­ses Tamara zamanında Gürcü tüccar Tigran Honentz tarafın­dan yaptırılmış. Haç planlı kili­senin dış cephesinde hayvan motifli taş kabartmalar vardır. İç mekânda Isa’nın hayatından sah­neler, kubbede 12 havari, taşıyı­cı 4 sütunda 4 Incil yazarı, batı kanadında Aziz Gregoirehn hayatından sahneler görülebilir.

    Arpaçay’ın kuzey yamacın­da yer alan, 11. yy.da inşa edil­miş olan Surp Hripsine Manastırı’nm (Bakireler Manas­tırı) cephesinde de bitkisel, ge­ometrik motifler ve hayvan fi­gürleri vardır.

    Leave a Comment

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    It is main inner container footer text