Kapadokya Hakkında Bilgi

Kapadokya

Kapadokya’ya Nasıl Gidilir?

Ankara Aksaray üzerinden karayoluyla gidilebildiği gibi, Nevşehir’e uçakla da ulaşılabilir. Ayrıca Kayseri’ye uçakla gidip arabayla da yola karartan devam edilebilir.

Perslerin Katpatuka veya Güzel Atlar Ülkesi olarak adlan­dırdıkları Kapadokya için Fransızlar, “görmeden ölmeyin” der. Kapadokya’daki volkanik patla­maların 12.000.000 yıl önce başladığı kabul ediliyor. Yani Kızılırmak yayı içinde kalan bölgede, 150-200 m.yi bulan tüf katmanı milyonlarca yıllık bir süreç içinde oluşmuştur. Yağmur, sel, kar, rüzgâr ve eroz­yon volkanik tüfü aşındırarak bu olağanüstü tabloyu ortaya çıkarmışlardır.

Kapadokya’nın ana merke­zini, köşelerini Gülşehir, Uçhisar, Avanos ve Ürgüp ilçelerinin oluşturduğu bir dikdörtgen ola­rak tanımlayabiliriz. Kapadokya’nın her yeri bir diğerine benzer, hiçbir yeri diğerine ben­zemez.

Göreme Vadisikapadokya

Hazreti İsa’nın çarmıha ge­rilmesinden sonra, havarileri pek çok ülkeye yayılır. Bu yayı­lış Hıristiyanlık için yepyeni bir sürecin başlangıcı olacaktır. MS 1. yy. da Kapadokya’da çok sayı­da kilise, manastır ve yeraltı şehri inşa edilir. Aziz Petrus, ilk mektubunda bölgedeki Hıristi­yan toplumdan söz etmişti. MS 2.yy.dan itibaren de bölgede yoğun bir Hıristiyan nüfusu görülmeye başlanır.

Hıristiyanlığın bu zor yılla­rında genelde su kenarına yakın ve mimari olarak basit inşaatlar öne çıkar. Başlangıçta yalnız başlarına inzivaya çekilmeyi yeğleyen Hıristiyanlar, Kayseri­li Aziz Basileios’un önderliğinde senobitik (toplu halde manastır yaşamı) ile çileci keşişlik arası bir yaşam tarzına geçmişlerdi. Manastırlarda yaşayan sayısının yirmi kişiden az olduğu düşü­nülüyor. Bu insanlar haftanın belirli günlerinde düzenlenen ayinlere katılıyorlardı. Aziz, azi­ze, martir (dine uygun yaşayıp din için ölenler) kavramları bu dönemde sözlüğe eklenmiştir.

Göreme Vadisi ve çevresin­deki kiliseler, bölgenin doğal yapısını oluşturan tüf kayaların içine oyulmuştur. Tüfün oyul­masının ardından bu kiliselerin duvarları içine saman karıştırıl­mış bir kireç harcıyla sıvanıyor­du. Sıvanın üzeri de farklı tek­niklerle renklendiriliyordu. Göreme Vadisi’nde, alçı ve sıva kullanılmadan kırmızı aşı boya­sıyla kayaların üzerine basit geometrik motiflerle süslemeler yapıldığı gibi, alçı sıva üzerine dini konuları anlatan bezemeler de yapıldı. Kilise ve şapellerin duvarlarını süsleyen fresklerin konuları Eski ve Yeni Ahit’den seçilmişti. Kapadokya kilisele­rinin duvarları süsleyenlerin hepsi sanatçı değildi. Freskleri yapanlar genelde keşişlerdi.

Kapadokya resim sanatını İkonoklast (put kırıcı) öncesi, putlara tapınılmasının yasaklan­dığı İkonoklast Dönem ve iko­noklast sonrası olarak sınıflandırabiliriz. İkonoklast sonrası en güzel eserlerin yapıldığı dönem­dir. Ne yazık ki bu dönem fresk­leri de acımasız insan ve zaman nedenlerinden dolayı ağır tah­ribata uğramıştır.9572 hektar büyüklüğün­deki Göreme Vadisi, 1986 yı­lında Milli Park olarak ilan edilmiş ve korumaya alınmıştır. Kiliselerin bazılarının içinde mezar olarak kullanılmış oyuk­lar vardır. Bu mezarların manastırlara maddi destek sağlayanla­ra ve küçük çocuklara ait olduğu kabul edilmektedir. 

Aziz Pavlus’un bölgeyi eği­tim alanı olarak kullanmaya başlamasıyla kayalara dört yüz kadar kilisenin oyulduğu bilini­yor. Ancak bu kiliselerin çoğu zamanın ve iklimin ağır şartla­rında yok olmaktan kurtulama­mıştır. Göreme kiliseleri genel­de içlerinde en fazla bir iki ailenin ibadet edebilecekleri küçük yapılardır. Ancak Tokalı ve Karanlık kiliseler ebatlarında birkaç büyük kilise de görülür.

Gezilecek Yerler

♦ Göreme Vadisi

♦ Avcılar

♦ Çavuşin

♦ Zelve

♦ Avanos

♦ Ortahisar

♦ Derinkuyu

♦ Kaymaklı

♦ Özkonak

♦ Soğanlı Vadisi

Mutlaka: Doğal konumlu Uç Hisar Kalesinde güneşin batışı keyiflidir.

Aşk Tanrıçası Afrodit’in simgelerinden biri olan güvercin tarih boyunca kutsal kitaplarda hep ayrıcalıklı bir saygı görmüştür. Örneğin Tevrat’ta Nuh tufanının sonunun gelip gelmediğini görmek için yollanan güvercinin ağzında bir zeytin dalıyla geriye döndüğü anlatılır. Güvercin, Hıristiyanlıkta Kutsal llçleme’deki ruhun simgesidir. 16. yy.dan sonra Anadolu’daki evlerin ve sosyal yapıların birçoğunda güvercinler için barınaklar öngörülmüştür. Kapadokya’da 18. yy.da güvercinlikler yapı İmaya başlanır. Bu bölgede bu kadar çok güvercinlikyapılmış olmasının nedeni ise bu kuşların kutsal değerlerinden çok dışkılarının gübre olarak kullanılmasındandır. Bazı güvercinliklerin dış cepheleri kırmızı renkli boyalarla süslenmiştir. Güvercinler için büyük tehlike oluşturan yırtıcı hayvan sorunu da,yırtıcıların tırnaklarının kaydığı alçı ve yumurta akı gibi karışımlarla yuvaların çevresi sıvanarak çözülmüştür.

Ağız Tadı

Kapadokya’nın sarımsı topraklarında yetişen patates ve soğanın lezzet kattığı testi kebabını, bölge üzümlerinden yapılmış şaraplarla tatlandırın. Başta kayısı, elma, kabak çekirdeği olmak üzere organik ürünlerle valizinizi doldurmayı unutmayın.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel