Işık Kirliliği Nedir Nasıl Meydana Gelir Nasıl Önlenebilir

Işık kirliliği, yanlış yerde, yanlış miktarda, yanlış yönde ve zamanda ışık kullanılmasıdır.

Artan kent ışıklarının oluşturduğu kirlenme, kentlerin yakınlarında yer alan gözlemevlerinde gökbilim ve gözlemlerinin yapılmasını giderek zorlaştırmaktadır.

Günümüzde, şehirde veya şehir yakınlarında yaşayan insanlar geceleri gökyüzündeki yıldızların çoğunu görememektedirler. Şehirde yaşayan

nüfusun hızla artmasıyla, açık alan aydınlatmaları yapılmaya başlanmıştır. Bunun sonucu olarak gökyüzüne yayılan ışığın miktarı artmıştır. Ancak şehirden yeterince uzaklaşıldığında Samanyolu’nu ve pek çok yıldızı görebilmek mümkün olabilmektedir. Gökyüzünün aydınlatılmasının çevreye zarar verdiği ve evreni görmek hakkını engellediği bilinen bir gerçektir.

Işık kirliliğini oluşturan ışınlar atmosferdeki molekül ve tozlar tarafından saçılarak gökyüzünün doğal parlaklığını bozmakta ve astronomik gözlemleri etkilemektedir. Hava kirliliği ve su kirliliği gibi zehirleyici olmasa da, gereğinden fazla ve yanlış yerde ışık kullanmak etkisiz aydınlatma demektir. Bunun sonucu olarak ışığı üretmek için harcanan enerjinin önemli bir kısmı da boşa gitmektedir.

Işık Kirliliğinin Kaynakları;

* Yol cadde ve sokak aydınlatmaları
* Park, bahçe ve spor alanlarının aydınlatmaları
* Turistik tesislerin, binaların dış cephe aydınlatmaları
* Reklam panoları
* Güvenlik amacıyla aydınlatma
* Evlerden, binalardan taşan ışıklardır.

Işık kirliliğini azaltmak için aydınlatılması zorunlu bölgelerin, yalnızca aydınlatılması gereken zaman diliminde ve gereken düzeyde aydınlatılması gereklidir. Işık kirliliği hakkında bilgi verirken, üç temel bileşenden bahsetmek gerekir. Gök parlaması, ışığın aydınlatılacak bölge sınırlarının dışına taşması ve kamaşma. Bu kavramların anlamları kısaca şu şekilde açıklanabilir.

Gece gök parlaması doğal veya yapay kaynaklardan meydana gelmektedir. doğal kaynaklar; ay ve yeryüzünden yansıyan güneş ışığı, atmosferin üst tabakalarındaki havanın parlaklığı, gezegenler arasındaki toz bulutundan yansıyan güneş ışığı vb. dir.

Gök parlamasını arttıran yapay kaynak ise elektriksel aydınlatmadır. Işık, aydınlatma araçlarından doğrudan gökyüzüne yayılabilir veya yeryüzünden yansıyan ışık atmosferdeki toz ve gaz molekülleri tarafından atmosfere saçılarak, parlak bir fon yaratabilir. Bu durumun yıldızları görmeyi engelleyici bir etkisi vardır. Gök parlaması seviyesi, hava koşulları, atmosferdeki toz ve gaz miktarı, gökyüzüne yansıyan ışık miktarı ve görüş açısına bağlı olarak değişkendir.
ışık kirliliği
Gök parlamasının yüksek olması, özellikle astronomi çalışmalarını olumsuz etkileyen bir durumdur. Astronomlar gözlem yapacaklarında havanın kuru, gökyüzünün açık olduğu, karanlık geceleri tercih ederler. Gök parlamasının artması gökyüzündeki karanlık bölgelerin parıltısınında artması anlamına gelir. Şehir merkezlerindeki gök parlaması doğal durumundan 25-50 kat daha parlak olabilir. Bu durum siyah gök fonunun üzerinde yıldızlar ve diğer gök cisimlerinin ayırt edilmesini güçleştirir. Profesyonel ve amatör astronomların ölçüm sonuçlarına göre, gök parlaması değerleri tüm dünyada hızla artış göstermektedir.

Işık kirliliği göçmen kuşlar içinde ciddi bir tehlikedir. Geceleri yıldızlardan faydalanarak yollarını bulan kuşlar, şehir ışıklarının cazibesine kapılıp yollarını kaybedebilmektedirler. Bu şekilde meydana gelen kuş ölümleri hiç azımsanamayacak orandadır.

Deniz kaplumbağalarınında ışık kirliliğinden olumsuz etkilendikleri bilinen bir gerçektir. Sahilde yumurtalarından çıkan minik kaplumbağalar, geceleri kara ile deniz arasındaki aydılık farkından faydalanarak, denize ulaşmaktadırlar. Sahile yakın yerleşim yerlerindeki kuvvetli aydınlatma, kaplumbağaları deniz yerine tam ters istikamete yönlendirebilmekte ve ölümlerine sebep olabilmektedir. Avusturalya’da yapılan bir araştırmaya göre mercanların, üzerlerine düşen aşırı ışık yüzünden kendilerine renk veren mikroskobik algleri reddettikleri, beyazlaştıkları ve strese girdikleri bildirilmiştir.

Işık kirliliği geceleri çevre için gittikçe büyüyen bir tehdittir. Aydınlatmanın aydınlatılacak bölge sınırlarının dışına taşması sonucu, aydınlatılması istenmeyen mekanlarda olumsuz sonuçlarla karşılaşılabilir ve dikkat dağıtıcı bir manzara yaratabilir. Ayrıca enerji israfı da oldukça yüksek maliyetleri beraberinde getirir.
ışık kirliliği2
Dış mekan aydınlatmalarının kamaşmaya yani çok fazla parlamaya yol açacak biçimde yapılması fizyolojik ve psikolojik etki yaratabilir. Örneğin: Aşağıdaki resimde binanın dış cephe aydınlatmasının yayalar için yarattığı kamaşma etkisi görülmektedir.
Işık kirliliği

Yapay ışık kirliliğine karşı alınabilicek başlıca önlemler şunlardır:

”Ne kadar çok ışık, o kadar iyi aydınlatma” düşüncesi doğru bir aydınlatma yaklaşımı değildir. Aydınlatılması gereken bölgenin ihtiyacını karşılayacak kadar aydınlatma yapılmalıdır.

Işık kaynaklarının özenle seçilmesi önemlidir. Enerji tasarrufu sağlamak amacıyla, görülmeyen dalga boyundaki radyasyonun, yani kızılötesi ve morötesi ışınımın filtrelendiği ışık kaynakları kullanılmalıdır.

Işık kaynaklarının yaydığı ışığın, doğru yönlendirme ve yerleştirme ile kontol edilmesi gereklidir. Amaca uygun aydınlatma yapılmalıdır. Aydınlatmanın aydınlatılacak bölge sınırlarının dışına taşmamasına özen gösterilmelidir.

Işık kontrolü sağlayan zaman ve varlık algılayıcıları ile loşlaştırma ünitelerinden faydalanılmalıdır. Günlük akışı olumsuz etkilemeden, gecenin belirli bir saatinden sonra aydınlatma seviyesi düşürülmelidir.

Gök parlamasını arttırabilen hava kirliliği, zeminin yansıtma özelliği ve benzeri etkileri göz önünde bulundurmak gereklidir.

Ana gözlem istasyonlarının çok yakınında yerleşimi önlemek gereklidir. Ayrıca gözlem istasyonlarının çevresinde yerleşim konusunda sıkı denetlemeler yapılmalıdır.

Mümkün olduğunca tek renkli ışık kaynakları kullanılmalıdır. Özellikle yol, park alanları ve güvenlik aydınlatmasında oldukça etkin olarak kullanılan sodyum buharlı lambalar, günümüzde kullanılan tek renkli ışık kaynaklarına örnek olarak verilebilir.

Işık kirliliği sadece amatör ve profesyonel astronomi için değil, çevreyi korumak adına da ciddi bir tehdittir. Aydınlatma tasarımı ve tesisatı tüm koşullar göz ününde bulundurularak ve ışık kirliliğine yol açmayacak şekilde yapılmalıdır. Işık kirliliği konusunda daha bilinçli olunmalıdır. Dış aydınlatmanın özenli yapılması ile ışık kirliliğinin önüne geçilebilir.

Işık kirliliğinin önlenmesi konusunda hepimize görev düşmektedir. Bunun için:

Doğru aydınlatma ile ilgili bilgi sahibi olmalı,
Doğru aydınlatma kurallarına uymalı,
Çevremizdeki yanlış ve rahatsızlık veren uygulamaları ilgililere duyurmalıyız.

Aydınlatma yaşamımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Ancak her konuda olduğu gibi gereğinden fazla ışık kullanımı da çevreyi olumsuz etkilemektedir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel