İş Fikri Nedir Nasıl Yaratılır?

İŞ FİKRİ NEDİR
İş fikri, işletmenin ilk adımı ve başlangıcıdır. îş fikri insan odaklıdır. İnsanların çe­şitli ihtiyaçları ve sorunları vardır. İnsanlar sorunlarını çözdükçe, ihtiyaçlarını gi­derdikçe hayatları kolaylaşır. Karşılanamayan ihtiyaçlar, çözülemeyen somular in­san hayatını zorlaştırır. İnsan hayatının kolaylaşması belli bir refah seviyesi ortaya koyar, insanların ihtiyaç ve sorunlarının her zaman değişen önem sırası vardır. Çünkü teknolojik, ekonomik, toplumsal, kültürel gibi değişimler bu sıralamayı da değiştirir. İşte bu değişimden kaynaklanan sıralama fırsatları, fırsatlar da iş fikirle­rini ortaya çıkarır. O halde iş fikirlerini bulmak için değişimle ilgili sinyalleri algı­lamak ve anlamak bundan fırsatları yakalamak, fırsatları da iş fikrine çevirmek ge­reklidir. Sürekli evrim içinde olan sektör ve pazarları, girişimciler ve işletmeler an­layamadığı veya onlara cevap veremediği durumlarda fırsatları kaçırmaya başlarlar. Değişimin nereden geldiğini bilen, fırsatları ve dalgayı tüm rakiplerinden önce fark eden girişimciler, gelişen ihtiyaçları da herkesten önce yakalamış olacaklardır. Hiç şüphesiz trendlerin de içinde bulunduğu bu durum herkes tarafından kolayca fark edilemez. Bu durumu öngöremeyen girişimcilerin yaptıklarıyla müşterinin beklen­ti, istek, ihtiyaç ve sorunları farklı olacaktır. Girişimciler için esas aranan şey ken­dilerinin yapmak istediği şey ile müşterinin istediklerinin ayrı olması hatta girişim­cinin yapmak istediklerinin müşteri beklentilerini aşmasıdır.

Hiç şüphesiz her fırsat belirli seviyede riskleri de içerir. Her girişimcinin risk al­ma yelpazesi farklıdır. Bazen risk doğru ölçülememiş de olabilir. İşte burada baş­kalarının risk alamamaktan korktuğu boş pazarlar risk alabilen diğer girişimciler ta­rafından kâra dönüştürülür. Nitekim “Yenilikçi Şirketler” adlı kitabın yazarı Mc Forland, yenilikçi şirketlerin en büyük özelliğinin “Başkalarının risk almaktan korktu­ğu boş pazarları kâra, dönüştürebilmeleri” olduğunu ile sürmektedir. Bu boş pazar­lar büyük işletmelerin ilgilenmedikleri pazarlar da olmaktadır.

İş fikri olarak üretilen her ürün ve hizmet mutlaka bir ihtiyacı giderir, bir so­runu çözer. Eğer bir ürün ve hizmet ihtiyaç gideriyor, sorun çözüyorsa faydalıdır. Burada bahsedilen fayda iktisat teorisinde bahsedilen faydadır. Zaten fayda, ikti­sat biliminde, “Malların ve hizmetlerin gereksinme ve istekleri giderme özelliğine yarar denir.” şeklinde tanımlanmıştır. Üretilen mal ve hizmetle­rin sağlayacağı fayda hem müşteri için hem de girişimci içindir. Girişimcinin de ih­tiyacı kâr etmektir. O halde iş fikri şu üç kriteri sağlamalıdır:

1.    Müşteriye bir fayda sağlamalı

2.     Rekabet avantajı getirmeli

3- Paydaşlarımıza ve bize bir kazanım getirmeli

İyi düşünülmüş ve iyi iş planı yapılarak sunulmuş iş fikirleri, her zaman kendini finanse edecek yatırımcısını bulmuştur. Güçlü öngörülerle yaratılan iş fikirleri daima melek yatırımcıları ve risk sermaye şirketlerini kendilerine çekmesini bilmiştir. Bu­nun yanında potansiyel başarısı ve performansı düşük iş fikirleri uygulansalar da ömürleri çok kısa olmaktadır. Gary Hamal’a göre her yıl piyasaya 30 bin yeni ürün çıkmakta %90’ı başarılı olamamakta ancak geri kalanı başarıyı yakalayabilmektedir. Pek tabi başarısız olan geri çekilmektedir. Buna da “delist” etmek denmektedir. Başarılı ürünlerin Jemelinde de ürün inovasyonunun yat­makta olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle de yenilikçi şirketler, sürekli ve sür­dürülebilir iş fikirleri üretmek için içerden ve dışarıdan katılımcıları dahil eden kalı­cı inovasyon sistemleri kurmaktadırlar. Bunlar üründe olduğu gibi diğer alanlarda da yaratıcı iş fikirleri üretmektedirler. Bu organizasyonel tasarım gün geçtikçe artmaya başlamıştır. Bunun da en büyük nedenlerinden birisi rekabet baskısıdır. Bilindi­ği gibi rekabetten kaçabilmenin en iyi yolu farklı olmaktır. Farklılık, yaratıcılıkla ka­zanılan şeydir. Yaratıcılığın da inovasyonla sonuçlanması gerekmektedir. Bu neden­le yenilikçi firmalar birbirine benzemek yerine farklılaşarak güçlü olabilmişlerdir. Buna mavi okyanus stratejisi denmektedir. Bu strateji rakiplerle çarpışarak, mücadele ederek galip gelmek değil çekişmesiz pazar yaratarak hiç kimsenin olmadığı pazarlara girerek rekabetten uzaklaşmayı temel alır. Çünkü bu tür firmalar fırsatla­rı maksimum düzeye çıkarmış riskleri minimum seviyeye indirmiş olurlar. Maksimum seviyeye çıkan fırsatlardan da iş fikirleri çıka­rırlar. Bütün bunlar firmaların pazar sınırlarını kırarak yeni pazar yaratma, sebep sonuç ilişkisine dayanmaktadır. Temelinde de inovasyon bulunmaktadır. İnovas- yonun yapıldığı her yerde mutlaka yeni iş fikri vardır.

İş fikirlerinin özellikle ürün ve hizmetlerde yapılacak inovasyonların nerelerde yapılmasının daha iyi olacağını “değer” kavramıyla açıklamak daha uygun olacak­tır. Günümüzde müşteri davranış ve özelliklerinin hızla değişmesi, hedef müşteri­mizi de değiştirmiştir. Ürettiğimiz ürün ve hizmetin objektif ve sübjektif olarak iki değeri vardır. Bu değeri ürün ve hizmeti satın alacak müşteriler belirlerler. Tüketi­cinin verdiği değerle bizim verdiğimiz değer farklı olabilir. Objektif değer, bir mal ve hizmetin içindeki içsel değerden yani maliyetle oluşur. Ayrıca bu ürünün yanında tasarım, marka ve diğer eklenmiş hizmet ve özel­likler varsa bunlar da sübjektif değeri oluşturur. Sübjektif değer insandan insana farklılık gösterir. Üründe yapılacak farklılık objektif değerle ilgili olabileceği gibi sübjektif değerle de ilgili olabilir. Tüketici ürünü ve hizmeti satın alırken sadece’ objektif değere değil, onun kendisine sağladığı fiziki, duygusal, entelektüel ye ruh­sal beklentilerine yanisübjektif değerine de bakar. Farklılık daha çok sübjektif de­ğerle ilgilidir. Iş fikirlerinin odaklanılacağı alanlar buralarda daha çoktur. Müşteri­ye ürün değil fayda satılmaktadır. Müşteri de ürüne değil sağladığı faydaya ödeme yapmaktadır.

Dört temel değer unsuru bulunmaktadır. Bunlar, fiziksel (kolaylık, güvenlik, ra­hatlık, hayatta kalma,…), duygusal (iyi hissetme, tanınma, statü, ait olma, bireysel kimlik ….)’entellektüel (bilgi, takdir, kalite, mükemmeliyet, etkinlik, verimlilik, öğ­renme…) ve ruhsal (ruhsal gelişim, yaratıcılık, toplumsal bilinç, huzur, özgürlük, dürüstlük…) unsurlardır. Hangi hedef müşteri kitlesini öngörmüşseniz ve bunlar için hangi değer unsurları uygunsa iş fikri olarak düşündüğünüz ürün ve hizmet­lerin de o değerleri sunduğuna dikkat etmek gerekmektedir. Elbette bunları da müşteri deneyimine çevirmek gerekmektedir. Buna da müşteri “deneyim inovas- yonu” denmektedir.

İnovasyonun olduğu her yerde iş fikri, yeni iş fikrinin olduğu her yerde de ino­vasyon vardır.

İŞ FİKİRLERİNİ YARATMAK

Yeni iş fikirleri yaratıcılığı gerekli kılar. Peki herkes yeni iş fikirleri yaratabilir mi? Bu sorunun şimdilik çok net cevabı verilememiştir. Ancak yapılan araştırmalara göre yaratıcı düşünçe yeteneğinin üçte biri insanoğlunun genlerinde bulunmakta­dır. Diğer üçte ikisi de önce bunun farkına varmak, pratik ve denemeler yapmak şeklinde ortaya çıkmaktadır Clayton, Christensen ve Kagermann Bu yolu izleyerek yaratıcılıklarını kazanan girişimciler iş fikirlerini bulurken de yaratıcı yetenek ve bedenlerini kullanmaktadırlar.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel