Oh Snap!

Please turnoff your ad blocking mode for viewing your site content

img

İnsanların Doğal Kaynaklara Verdiği Zararlar

/
/
/
30 Views

küçük baş hayvan sürüsüİNSANLARIN DOĞAL KAYNAKLARA VERDİĞİ ZARARLAR

Bir doğal kaynağın sürdürülebilir olmasının temel koşulu o kaynağın yenilenebilir olmasıdır. Su, rüzgâr ve jeotermal kaynaklar yenilenebilir kaynaklardır. Güneş enerjisine bağlı enerji üretimi de yenilenebilir nitelik taşımaktadır. Yenilenebilme niteliği bulunmayan doğal kaynaklar ise madenler, mi­neraller, petrol, kömür ve doğal gaz gibi fosil enerji kaynaklarıdır. Oluşum süresi düşünüldüğünde toprak da yenilenmesi çok uzun zaman alan bir kaynaktır.

Bir köyde yaşayan dört ailenin, seksen koyun­dan oluşan bir sürüsü varmış (Fotoğraf 1). Sürü beş yüz dönümlük köy merasında otluyor ve mera seksen küçükbaş hayvana ancak yetiyor. Aileler geçimlerini, ekip biçtikleriyle beraber, sürüden el­de ettikleri süt ve sütten yapılan peynir, tereyağı, yoğurt vb. ürünleri satarak sağlıyor ve köy koşul­larına göre iyi bir yaşam sürdürüyorlar. Zamanla, aileler gelirlerini artırmak için yeni doğan kuzuları satmak yerine sürüye katıyorlar. Sürüdeki birey sa­yısı sürekli artıyor. İlk başlarda işlerin iyi gittiğini düşünüyorlar. Dört yıl sonra gelirlerinin azalmaya başladığını fark ediyor ve yedi sekiz yıl sonra eski günlerini aramaya başlıyorlar.

Yukarıda anlatılan olay ülkemizde doğal kaynak kullanımının nasıl olduğunu gösteren tipik bir örnektir. Türkiye’de, otlaklar üzerinde beslenen hayvanların sayısı beslendiği otlağın kapasitenin üzerindedir. Bu yüzden otlaklar verimsizleşmiş, hayvanların beslenebileceği otlak alanlar azalmış, geriye çoğunluk sütleğen, sığırkuyruğu gibi, zehirli oldukları için yenmeyen bitki türleri kalmıştır. Otlakların verimsizleşmesi sürülerin çevredeki ormanlara, ağaçlıklara veya ekili alanlara yönlendirilmesine neden olmuştur. Örnekte verilen ailelerin gelirlerini artırmak için sürüdeki hayvan sayısını artırmak yerine tarlalarını daha yüksek verimle işlemeye yönelmeleri doğru seçim olurdu. Gelişmiş sulama, gübreleme ve toprak işleme teknikleri kullanarak, daha verimli tohum­lara yönelerek istenen sonuçlar sağlanabilirdi.

Koyun sayısının artırılması ise meraların gübrelenmesi ve çapalanması ile birlikte dönüşümlü kullanım yöntemini uygulayarak ve ot durumunu izlemeye alarak gerçekleştirilebilirdi. Bazı tarlalarda yem bitkileri yetiştirilir ve koyunların sayıları ile birlikte artan besin gereksinimi mera dışı bir kaynaktan sağlanabilirdi. Böylelikle koyunların besin stokları daraltılmadan verimi artırarak meranın sürdürülebilir kullanımı gerçekleştirilmiş olurdu.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • Linkedin
  • Pinterest

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

It is main inner container footer text