İnkılapçılık İlkesi Hakkında Kısa Bilgi

Atatürk İnkılabının amacı çağdaş medeniyetler seviyesini yakalamak ve bununda üzerine çıkmaktır. Bunu başarabilmek akla, bilme ve fenne dayanan sürekli ilerlemeye elverişli dinamik bir toplum yapısının oluşturulmasıyla mümkün olabilecektir. Bu nedenle toplumda eskiyen kurum ve kuralların hızla ve sürekli olarak değiştirilmesi yerine çağın ihtiyaçlarına cevap verebilen yeni yapıların oluşturulması gerekmektedir.

Atatürk’e göre çağdaş topluma ayak uyduramayan bir millet yok olmaya mahkumdur. Atatürk bir konuşmasında ”Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş, medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız, ilim ve fen için kayıt ve şart yoktur.” diyerek bu gerçeği dile getiriyordu.

Atatürk her açıdan çağdaş bir toplum hayal ediyordu. Türk halkının çok büyük bedeller ödeyerek elde ettiği bağımsızlık ekonomik sosyal ve kültürel alanlarda yapılan değişikliklerle güçlendirilmedikçe gerçek bir bağımsızlık olmayacaktı. Atatürk, ”Biz her görüş açısından medeni insan olmalıyız. Çok acılar gördük. Bunun sebebi dünyanın vaziyetini anlamayışımızdır. Fikrimiz, düşüncemiz, tepeden tırnağa kadar medeni olacaktır. Şunun bunun sözüne ehemmiyet vermeyeceğiz. Bütün Türk ve İslam alemine bakın; düşüncelerini, fikirlerini medeniyetin emrettiği değişiklik ve yükselmeye uydurmadıklarından ne büyük felaket ve ıstırap içindedirler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız, en nihayet son felaket çamuruna batışımız bundandır. 5 – 6 sene içinde kendimizi kurtarmışsak zihniyetlerimizdeki değişmedendir. Artık duramayız. Mutlaka ileri gideceğiz; çünkü mecburuz. Millet açıkça bilmelidir, medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder. İçinde bulunduğumuz medeniyet ailesinde layık olduğumuz yeri bulacak ve onu koruyacak ve yükselteceğiz. Refah, mutluluk ve insanlık bundadır.” sözleriyle çağdaş dünyaya ayak uydurmanın önemini belirtiyordu.

Atatürk’ün çağdaşlık anlayışı taklitçilik değildir. Atatürk’ün ”Biz, batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.” sözleri bu gerçeği en iyi biçimde anlatmaktadır.

Atatürk’ün inkılapçılık ilkesi çağdaşlaşmayı devam ettirmek için bütün Atatürk ilkelerinin yaşama geçirilmesidir. Çağın ihtiyaçlarına cevap verebilen sürekli gelişmeye ve değişmeye elverişli bir toplumsal yapının oluşturulabilmesi ancak çağın gereklerine uygun kurum ve kuralların oluşturulması ile mümkündür.

Atatürk’ün inkılapçılık ilkesi sayesinde Türkiye Cumhuriyeti hızlı bir değişim ve dönüşüm içine girdi.TBMM‘nin kurulması ve Hilafetin kaldırılması, Cumhuriyet yönetiminin benimsenmesi Atatürk inkılaplarının başlangıcını ve temelini oluşturur. Daha sonraları hukuki alanda değişik düzenlemelere gidilmiş, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiş, kılık kıyafette, ölçü sisteminde, eğitim sisteminde kısaca toplumsal yapının her alanında hızlı bir değişime gidilerek Türkiye Cumhuriyetine çağdaş bir kimlik kazandırılmıştır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel