İbraname Nedir? İbraname Ne Demek?

İbraname Nedir?, İbraname Ne Demek?, İbranamenin Anlamı Nedir?, İbranamenin Türkçe Anlamı Nedir?, İbraname, İbraname Koşulları, Geçerli İbraname Koşulları Nelerdir?, İbraname Kelimesinin Anlamı Nedir?

İBRANAME NEDİR?

Çalışma ilişkisinin sona ermesi ile ilgili karşılaşılabilecek bir başka husus da “ibra” dır. Günümüzde artık bir usul haline geldiği üzere, işveren işyerinden ayrılan işçiden ücret, ikramiye gibi bütün alacaklarını aldığına ve başka bir alacağının kalmadığına dair ibraname adını taşıyan bir belge almaktadır. Bu belge ile işveren işçi tarafından ibra edilmiş, aklanmış olmaktadır.

İbraname işçinin haklarının işverende kalmadığı ve elde edildiği hususunun işçi tarafından tanındığını gösterir bir belge niteliğini taşımaktadır (Centel, 1992, s.196; Demir, 1999, s. 170, 171; Çelik, 2010, s. 298, 299). Bu belge mahkemelerce de tanınan ve delil niteliği bulunan bir belgedir. Bu bakımdan işverenin işinden ayrılan işçiden bir ibraname alması mutlaka yerinde olacaktır. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta bu belgenin işten ayrılırken düzenlenmesi gereğidir. Yoksa işten ayrılmadan, çalışırken beyaza (boşa) imza ile ya da iradenin sakatlanması suretiyle (hata, hile ya da ikrah ile) alman bir ibraname hukuken iptal yaptırımına tabi olacaktır. Kuşkusuz böyle bir halin varlığını ispat yükü ise işçide olmaktadır.

İşçi, işverenden herhangi bir alacağı olduğuna veya alacağının kaldığına inanıyorsa, böyle bir belgeyi imzalamayacak ya da ihtirazi kayıt (çekince) koyarak imzalayacaktır. Bu takdirde konulan çekince şerhinin kapsamındaki hususlar açısından ibraname herhangi bir hüküm ifade etmeyecektir. Yargıtay’a göre, “ihbar ve kıdem tazminatının alındığına dair ibraname imzalanmış olması halinde, artık tazminatların geç ödenmesi sebebiyle faiz talep edilemez” (İşveren Dergisi, 1996, s. 17). Yargıtay’ın bir başka kararma göre de, “Mahkemece, ücret alacağına karar verilmiş ise de, tarafların iddia ve savunmalarından, fesih tarihinden sonra düzenlenen ve davacı işçinin de altında imzası bulunan ibranamede ücret alacağının alındığı açıklandığından ve ibranamede miktarın gösterilmemiş olması geçersizliğe yol açmadığından davanın reddi gerekir” (Çimento İşveren Dergisi, 1998, s.63).

Yargıtay birçok kararında, soyut biçimde “işverenden hiçbir alacağım kalmadı” ya da “tüm alacaklarımı aldım” benzeri ifadeler taşıyan ibranameleri haklı olarak geçerli saymamaktadır. Yüksek Mahkeme ibranamenin geçerli olabilmesi için ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti veya yıllık izin ücreti gibi hakların tek tek; açık ve kesin bir biçimde sıralanmış olarak düzenlenmesini şart koşmaktadır. Bunun dışında Yargıtay, salt miktar içeren ibranamelerin makbuz niteliği taşıdığını ve kısmi ödeme sayıldığını kabul etmektedir (Karademir, 1997, s. 11 vd.).

Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesine göre, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutanna nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.

Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel