Ad Clicks :Ad Views : Ad Clicks :Ad Views : Ad Clicks :Ad Views :

    GOL KRALI BİR YAZAR : AZİZ NESİN

    /
    /
    /
    56 Views

     

    YILLARIN ESKİTEMEDİĞİ EDEBİYATÇI AZİZ BİR İNSAN AZİZ NESİN .

    1915- 1995 yılları arasında yaşamıştır. Kuleli Askeri Lisesi’ni, sonra Harp okulunu bitirmiştir. Bir süre subaylık yaptıktan sonra gazete ve fıkra yazarlığına geçmiştir. Sabahaftin Ali ile birlikte Marko Paşa, Merhum Paşa, Alibaba gibi mizah dergileri çıkarmıştır. Yazılarından dolayı hapse girmiş, bazen de sürülmüştür. Bir ara Düşün Yayınevi’ni kurmuştur.

    Dünyaca tanınan bir mizah yazarıdır. Eserlerinde realizm ve ironi dikkat çekicidir. Toplumun aksayan yönlerini eleştirin Eserleri Türk edebiyatında en çok basılan kitaplar arasına girmiştir. Romanları gevşek yapılı olup bol tekrara dayanır. Teknik yönü yetersizdir. Başlıca eserleri: Geriye Kalan, Fil Hamdi, Biz Adam Olmayız, Vatan Sağ Olsun, Zübük, Tatlı Betüş, Şimdiki Çocuklar Harika, Hoptirinam, Aziz Dededen Masallar, Çiçu, Dünya Kazan Ben Kepçe’dir.

    YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ

    1977’de yayınlanan roman, toplumun ve bürokrasinin aksayan yönlerini alaycı bir üslupla ortaya koymaktadır. Nüfus kâğıdı olmadığı için devletin yaşadığına inanmadığı bir kahramanın başından geçen olaylar komik bir dille anlatılır. Roman bazı akademik çevrelerce eleştirilmiştir. Nesinin bu Romanı  ,hikaye ve roman arası bir yerde kalmış roman formundan uzak yazım tekniği ile dikkat çekmektedir.

    Başlıca kahramanlar:

    YAŞAR : Nüfus kağıdı olmadığı için hiç bir konuda hak iddia edemeyen bir zavallıdır. Başına her türlü komik olay gelir. Romanın sonunda karakter değişimi yaşar. Artık işini bilen, üçkâğıtçı bir zengindir.

    Anşe: Yaşar’ın nişanlısıdır. Yaşar’ın nüfus kâğıdı olmadığı için nikâhlanamazlar. Kanaatkâr, iş bilir, çalışkan, Yaşar’ı tamamlayan bir kadındır.

    — Romanda bunların dışındaki bütün kahramanlar genellikle sahtekâr, düzenbaz kişilerdir.

    Kitabın okunması şiddetle önerilir  100 temel eser arasında girmiş bir yurdumuz insan gerçekliğidir.

    GOL KRALI BİR YAZAR : AZİZ NESİN YAZDI SAİT SARIOĞLU GOLLERİ ATTI.

    GOL KRALI

    Gol Kralı Sait Hopsait, Aziz Nesin‘in bir romanıdır.

    Kitapta anlatılan hikaye istanbulda yaşayan köklü ve varlıklı bir ailenin mensubu olan Sait Sarıoğlu’nun başından geçenlerdir. Sait isimli gencin sevdiği kız için futbolcu olma çabaları ile bir o kadar eşsiz ve güldürü dolu öyküsü üzerine kurulu hikaye anlatılmaktadır. Sait bedensel manada zayıf ve narin yapılı bir adamdır fiziksel olarak gücü olamayan ,çelimsiz ,zayıf  ve kuvveti spor yapmaya yeterli olmayan kendini spora adamaya  ve başarılı olmaya elverişli değildir. ama , öykü içinde görüleceğe üzere çeşitli karar anları yaşanır ve gördüğü tedaviler sonucu futbolcu olma yolunda harikulade başarılı da oluyor. Bu zorlu yolda başından geçen komik olaylar örgüsüne sahip olan bu roman, 1980 yılında  aynı adla sinemaya da aktarılmıştır.Sinemaya uyarlanan vers,yon oldukça güncel ve ulusal birinci futbıl ligi şampiyon takımlarımızı da içeren bir anlatımla ele alınarak popüler halde beyaz perdeye aktarılmıştır.  Kartal Tibet’in yönetmenliğini üstlendiği filmde Sait rolünü Kemal Sunal canlandırmıştır. aziz nesinin kitabında anlatılan hikaye ise             Sosyetik Kerkenez aşifte kadın Sevim, Tozkoparan futbol takımının oyuncularıyla yatıp kalkmakta ve sık sık kürtaj olmaktadır. Sonunda karşısına yolunacak kaz bir bekar enayi bulur ,  bu mirasyedi Saittir.  karşısında saiti bulan sevim onu tavlamayı kendine vazife edinmiş hemen onun üstüne adeta atlamıştır. Nişanlanırlar ama Sevim’in annesi Mehcure hanımın davranışları ve görgüsüz tavırları yüzünden bir türlü oturacakları ev hazırlanamaz ve nikahlanamazlar . Bu arada sürekli aldatılan, enayi yerine konulan Sait olan biten duurmdan haberdar olmaya başlar, kısaca jeton düşer enayinin , uyanmaya başlar ve eski arkadaşı Dr. Refik ile buluşur  ile yeni arkadaşı Antrenör Tomson’un yardımlarıyla futbol öğrenmeye başlar. Bir süre sonra gol kralı da olur. Bundan sonra Sevim’e hiç yüz vermeyecektir de ayrıca  Sevim’in sevgilisi Duvar Ahmet’i de alt ederek Tozkoparanlı takımının azılı rakibi Hacetbabalı takımında bir yıldız gibi oynayıp takımını şampiyon yapacaktır.  Ancak 1 gün sonra hedefine ulaşan mağrur bir başarılı insan olarak bu garip ve kısır geçen keyifsiz takım sporunu , evet topluun her kesimincem sevilen insanların çoğu tarafından sohbeti yapılan bu  güzel sporu bırakır. Aziz Nesin’in futbol dünyasını ciddi bir bakış açısıyla eleştiren ve doğru bir zihinle değerlendiren önemli yapıtı bize hayatta sporun kötü alışkanlıkların yanyana olduğu  arkadaşlığın karakterin erdemin ve azmin bir insan hayatındaki yerini tekrar anımsatır .

    SURNAME : GELENEĞİMİZDEN SÜZÜLEN GÖRGÜ.

    Surnâme  arapça ve osmanlıcada kelime anlamıyla sultan ,bey ,paşa asil ailelerin  düğünlerini  büyük kutlama ve şölenlerini yöresel folklorik dini olabilir, konu alan mesnevi ve koşuk  tarzı nazım biçimidir. Osmanlılar ve erken dönemlerde  , evlenme, düğün-dernek, sünnet gibi sevinçli olaylar dolayısıyla, halkın da katılmasıyla yapılan ve birkaç gün süren zengin şölenleri, renkli törenleri, büyük eğlenceleri, olağanüstü gösterileri, bütün bu şenlikleri betimleyip anlatan kitaplara da surname denilir. Yani Sumâme, kısacası düğün şölen ve kutlama kitabı demektir. seçkinlerin ve üst tabaka eşrafın geniş katılımıyla gerçekleşen bir açıdan devrin sosyete ve devlet erkanı törenleri gibi de düşünülebilir. Cumhuriyet döneminde ise Osmanlı geleneğimizin bir devamı olarak süren görgü ve tören sevdamız aşikardır.  Hüseyin Baykara eğlencelerine benzetilebilen bir kelamla da anılmış (hüseyin baykara meclisi  adı Osmanlı edebiyatında Hüseyin Baykara adı daha ziyade sazlı sözlü eğlencelerle anımsanmıştır), pek çok osmanlı şairi de aynı zamanda  kendi dönemindeki meclisleri Baykara meclislerine benzetmeyi âdet edinmiştir.  Cumhuriyet devrinde ise Osmanlı devlet geleniğinde görülenin de üzerine de çıkarak eski çağlardaki  şenliklere taş çıkartan, kırk gün kırk gece süren ve . Alkolün su gibi aktığı içkili ,viskili ve fiskiyeli  açılışlar ,yanar döner yemekler , helvalı pastalı nişanlar, örneğine az rastlanır şölenler, görülmemiş törenler, bin bir türlü şenlikler yapılmışsa da, ne yazık ki tüm bunları anlatan bir Türkiye Cumhuriyeti Surnâmesi bugüne dek yazılamamıştır.

    Leave a Comment

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    It is main inner container footer text