Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :
img

Goethe Eserleri ve Erdemi

/
/
/
143 Views

Goethe Kimdir ?

18. yüzyıl aydınlanma çağında doğmuş olup 1. sanayi devrimi sonlarına kadar yaşamış ünlü Alman şairi, oyun yazarı, romancı, bilim adamı, devlet adamı, tiyatro yönetmeni, eleştirmen ve amatör sahne oyuncusudur. 28 Ağustos 1749’da Frankfurt am Main’de doğan Johann Wolfgang von Goethe (Vefatı : Almanya 22 Mart 1832, Weimar, Saxe-Weimar) Sanatçı, çağın en büyük Alman edebi figürü olarak görüyor.

Goethe, çoğunlukla onun eserlerinden  ve fikirlerinden ilham alan üstün filozofların ve onları müzik haline getiren ünlü bestecilere bulunduğu bir dünyadaki asaleti ve uluslararası konumuyla oldukça sağlam ve evrensel bir yazar ve alman edebiyat ikonudur. Goethe ,Almanca konuşan ülkelerdeki edebi kültürde o kadar hakim olmuştur ki, 18. yüzyılın sonlarından itibaren yazıları “klasik” olarak tanımlanmıştır. Avrupa bakış açısıyla,Geniş anlamıyla tarif edilen Romantik sanat devrinin en  merkezi ve eşsiz temsilcisi sayılır ve bu betimlenir. Aydınlanma ile başlayan çağın kültürü ile aynı şekilde durduğu söylenebilir ve William Shakespeare’in Ortaçağ’ın kültüründe yaşatığı devirde, Rönesans kültürü ve Dante dönemi ile  daha ileri sayılan yenicağ bakış açısı arasındaki konumuna benzer bir role sahiptir.Onun o çok meşhur Faustu aslında oldukça tiyatro sahneleme sanatına uygun biçimde yazılarak düzenlendiği halde aslında bir tür epik şiirdir. Bu açıdan John Milton’un Paradise Lost’undan ve Dante’nin İlahi Komedya’ndan bu yana Avrupa’nın yazılmış en harika ve uzun şiiri olarak gösterilmektedir.

Goethe’den Güzel Şiirler 

Hz. Muhammed (s.a.v) 

(Johann Wolfgang Von Goethe)


Ve yıldız yıldız parlak
Bir dağ pınarı 

Üstünde beyaz bulutların 

Ve kuytusunda bir yeşil yamacın

 

Aziz ruhlar sallamış beşiğini 
Veda edip çocuk tazeliğiyle bulutlara 
Raks eder gibi iner mermer kayalara 
Haykırır sevincini semalara

Dağ geçitlerinde 
Önüne katar renk renk çakılları 
Ve bağrına basar kardeş pınarları 
Çiçeklenir ayak bastığı yerler 
Ve nefesiyle yeşerir çimenler

 

 

 

Yoldaşı olur şimdi ırmaklar                                     

Ovaları doldurur gümüş ışıklar 
Bir ses yükselir pınarlardan 
‘Kardeş ayırma bizi koynundan,

Bekliyor Yaratan. 
Yoksa bizi çölün kumları yutacak 
Güneş kanımızı kurutacak

Kardeş, 
Dağın ırmaklarını, ovanın ırmaklarını 
Hepimizi alıp koynuna 
Eriştir bizi yüce Rabbına 
Ezelî Derya’nın yanına.

 

 

Peki, der, dağ pınarı 
Kendinde toplar bütün pınarları 
Ve haşmetle kabarır göğsü, kolları

Ülkeler açılır uğradığı yerlerde 
Yeni şehirler doğar ayaklarının altında… 
Kulelerin alev zirvelerini 
Ve haşmetli mermer saraylarını 
Bırakıp arkasında

Yürür mukadder yolunda 
Dalgalanır başının üstünde binlerce bayrak 
İhtişamının şahitleri 
Evlatlarını Rabbine ulaştırarak

Karışır İlahî ummana coşarak!

 

DİNMEYEN AŞK .

Kara, yağmura doğru,
Rüzgara karşı, buğulu
Uçurumlar arasından,
Sislerin ortasından,
Yılmadan! Durmadan! 
Sıkılmadan! Yorulmadan!

Daha çok gam üstlenip
Yaşamak isterim ben,
Hayatın gani tadını alıp
Taşımaktansa mütemadiyen.
Onca meyiller muzdarip
Kalpten kalbe akar,
Aman, nasıl da garip
Neşreder tüm ağrılar!

Nereye kaçayım? 
Ormana mı dalayım? 
Herşey nafile! 
Ömrün tahtı çile,
Huzuru ve tacı,
Aşk, sensin Acı!

(Goethe’nin ilk Aşkı Filminden (Yapım Yılı: 2010 )

Şiir Çevirisi  :  Musa Aksoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • Linkedin
  • Pinterest

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

It is main inner container footer text