Ad Clicks :Ad Views : Ad Clicks :Ad Views : Ad Clicks :Ad Views :
    img

    Goethe Eserleri ve Erdemi

    /
    /
    /
    113 Views

    Goethe Kimdir ?

    18. yüzyıl aydınlanma çağında doğmuş olup 1. sanayi devrimi sonlarına kadar yaşamış ünlü Alman şairi, oyun yazarı, romancı, bilim adamı, devlet adamı, tiyatro yönetmeni, eleştirmen ve amatör sahne oyuncusudur. 28 Ağustos 1749’da Frankfurt am Main’de doğan Johann Wolfgang von Goethe (Vefatı : Almanya 22 Mart 1832, Weimar, Saxe-Weimar) Sanatçı, çağın en büyük Alman edebi figürü olarak görüyor.

    Goethe, çoğunlukla onun eserlerinden  ve fikirlerinden ilham alan üstün filozofların ve onları müzik haline getiren ünlü bestecilere bulunduğu bir dünyadaki asaleti ve uluslararası konumuyla oldukça sağlam ve evrensel bir yazar ve alman edebiyat ikonudur. Goethe ,Almanca konuşan ülkelerdeki edebi kültürde o kadar hakim olmuştur ki, 18. yüzyılın sonlarından itibaren yazıları “klasik” olarak tanımlanmıştır. Avrupa bakış açısıyla,Geniş anlamıyla tarif edilen Romantik sanat devrinin en  merkezi ve eşsiz temsilcisi sayılır ve bu betimlenir. Aydınlanma ile başlayan çağın kültürü ile aynı şekilde durduğu söylenebilir ve William Shakespeare’in Ortaçağ’ın kültüründe yaşatığı devirde, Rönesans kültürü ve Dante dönemi ile  daha ileri sayılan yenicağ bakış açısı arasındaki konumuna benzer bir role sahiptir.Onun o çok meşhur Faustu aslında oldukça tiyatro sahneleme sanatına uygun biçimde yazılarak düzenlendiği halde aslında bir tür epik şiirdir. Bu açıdan John Milton’un Paradise Lost’undan ve Dante’nin İlahi Komedya’ndan bu yana Avrupa’nın yazılmış en harika ve uzun şiiri olarak gösterilmektedir.

    Goethe’den Güzel Şiirler 

    Hz. Muhammed (s.a.v) 

    (Johann Wolfgang Von Goethe)


    Ve yıldız yıldız parlak
    Bir dağ pınarı 

    Üstünde beyaz bulutların 

    Ve kuytusunda bir yeşil yamacın

     

    Aziz ruhlar sallamış beşiğini 
    Veda edip çocuk tazeliğiyle bulutlara 
    Raks eder gibi iner mermer kayalara 
    Haykırır sevincini semalara

    Dağ geçitlerinde 
    Önüne katar renk renk çakılları 
    Ve bağrına basar kardeş pınarları 
    Çiçeklenir ayak bastığı yerler 
    Ve nefesiyle yeşerir çimenler

     

     

     

    Yoldaşı olur şimdi ırmaklar                                     

    Ovaları doldurur gümüş ışıklar 
    Bir ses yükselir pınarlardan 
    ‘Kardeş ayırma bizi koynundan,

    Bekliyor Yaratan. 
    Yoksa bizi çölün kumları yutacak 
    Güneş kanımızı kurutacak

    Kardeş, 
    Dağın ırmaklarını, ovanın ırmaklarını 
    Hepimizi alıp koynuna 
    Eriştir bizi yüce Rabbına 
    Ezelî Derya’nın yanına.

     

     

    Peki, der, dağ pınarı 
    Kendinde toplar bütün pınarları 
    Ve haşmetle kabarır göğsü, kolları

    Ülkeler açılır uğradığı yerlerde 
    Yeni şehirler doğar ayaklarının altında… 
    Kulelerin alev zirvelerini 
    Ve haşmetli mermer saraylarını 
    Bırakıp arkasında

    Yürür mukadder yolunda 
    Dalgalanır başının üstünde binlerce bayrak 
    İhtişamının şahitleri 
    Evlatlarını Rabbine ulaştırarak

    Karışır İlahî ummana coşarak!

     

    DİNMEYEN AŞK .

    Kara, yağmura doğru,
    Rüzgara karşı, buğulu
    Uçurumlar arasından,
    Sislerin ortasından,
    Yılmadan! Durmadan! 
    Sıkılmadan! Yorulmadan!

    Daha çok gam üstlenip
    Yaşamak isterim ben,
    Hayatın gani tadını alıp
    Taşımaktansa mütemadiyen.
    Onca meyiller muzdarip
    Kalpten kalbe akar,
    Aman, nasıl da garip
    Neşreder tüm ağrılar!

    Nereye kaçayım? 
    Ormana mı dalayım? 
    Herşey nafile! 
    Ömrün tahtı çile,
    Huzuru ve tacı,
    Aşk, sensin Acı!

    (Goethe’nin ilk Aşkı Filminden (Yapım Yılı: 2010 )

    Şiir Çevirisi  :  Musa Aksoy

    Leave a Comment

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    It is main inner container footer text