Evde Hasta Bakımı Yapan Kişiler Nelere Dikkat Etmeli

EVDE HASTA BAKIMI NASIL YAPILIR

Bulaşıcı hastalığı olan bireylerin hastanede yatmaları her zaman mümkün değildir. Genellikle hastanın evde bakımının yapılması gerekir. Burada önemli olan hastanın bakımını yapacak olan kişinin temel bakım prensiplerini bilmesidir. Şimdi sırayla evde hasta bakımı yapılırken dikkat edilmesi gereken hususları öğreneceğiz.

İlaç kullanımı

Bilindiği gibi hastanın tedavisinde ilaç kullanımı oldukça önemlidir. İlaç kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıda belirtilmiştir;

İlaç kullanımında önemli olan hekimin tavsiye ettiği miktar ve zamanda ilacı kullanmaktır. Aksi tadirde tedavi için beklenilen sonuç elde edilemez. Ayrıca her ilacın insan vücuduna yabancı olduğu ve buna bağlı olarak da zorlayıcı etkilerinin olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle ilaçlar gerektiği zamanlarda kullanılmalıdır.

İlaç kullanımında ilacın bozulmamış olmasına dikkat edilmesi gerekir. Rengi bozulmuş ve tortullaşmış ilacın kullanılmaması gerekmektedir. Bu nedenle son kullanım tarihine mutlaka bakmak gerekir.

Evde ilaçlar saklanırken çocukların erişemeyeceği yüksek ve kapalı yerde, nemsiz serin ortamda saklanmalıdır.

Kullanılan ilaçlar hekime danışılmadan bırakılmamalıdır. Çünkü tedavi sürecini ve ilaçların hastalığa olan etkilerinin sonuçların ancak hekim yorumlayabilir.

Hasta odası

Evde bakım sırasında hastanın istirahat etmesi ve istirahat ettiği ortam büyük önem teşkil etmektedir. Oda gürültüden uzak, aydınlık ve havalandırılabilir nitelikte olmalıdır. Odanın güneş almasıyla birlikte çok sıcak olmamasına da dikkat edilmelidir. Çükü çok sıcak hastanın ateşini yükseltebilir. Bazı rahatsızlıklarda odanın nemli olması gerekebilmektedir.

Hastanın ayrı bir odada olması ve sağlam kişilerden uzak kalması, sağlam kişileri hastalıklardan korumak için önem taşımaktadır.

Ateş ve nabız takibi

Evde bakımı yapılan hastaların genel durumunu belirleyebilmek için ateşinin ve nabzının izlenmesi gerekmektedir. Vücudun belli bir sıcaklığı vardır. bu sıcaklık normal şartlar altında 36,5 C’tur. Vücut sıcaklığının normalin üstüne çıkmasına ateş denilmektedir. Vücut sıcaklığı beden termometresi ile koltukaltı, dil altı, kasık, kulak ya da makattan ölçülmektedir.

Koltuk altında ölçüm yapılırken termometre silindikten sonra (civanın hareketlenmesini sağlamak amacıyla) ucu koltuk altına konulur, koltuk altı kapalı tutulur ve 3-4  dakika beklenir.

Koltuk altının nemli olmamasına dikkat edilmelidir.

Dil altından ateş ölçüleceği zaman son yarım saate bir şey içmemiş olmak gerekmektedir. Derecenin ucu dilin altına konularak yaklaşık üç dakika dudaklar kapalı olacak şekilde belirtilerek ölçüm yapılır.

Kulaktan yapılan ölçümlerde dijital termometreler kullanılmaktadır. Çok kısa sürede ölçüm yapıldığından avantajlıdır.

Makattan ateş ölçebilmek için bebekler yüzüstü yatırılır ve vazelini termometre 6 aydan küçüklerde 2-2,5 cm, daha büyüklerde ise 1cm kadar sokularak ölçüm yapılır.

Ağızdan ve makattan ölçüm yapmak için kullanılan termometrelerin aynı olmaması gerekmektedir.

Nabız, kalbin 1 dakikada kaç kere kasıldığını yani kalbin atış hızını gösterir. Yalnızca kalbin atış hızı hakkında bilgi vermez. Aynı zamanda düzenli çalışıp çalışmadığını da gösterir. Sağlıklı bireylerde dinlenme halindeyken nabız 60-100 arasında ortalama 70’tir. Fakat bu durum egzersiz yapmak, stres ve hastalık durumlarında değişmektedir.

12 yaş üzeri kızlar ve kadınlardaki nabız erkek çocuk ve yetişkin erkeklere göre daha hızlıdır.

Nabız ölçümü el bileğinin iç yüzüne diğer elin işaret, orta ve yüzük parmakları konularak yapılır. Parmak uçlarında bir dakika içinde hissedilen atımlar kalp atış sayısını yani nabzı verir. Daha sonra 1 dakika içindeki atım sayısı sayılarak nabız bulunur ya da 15 saniye nabız atış sayısı sayılır, çıkan sayıyı 4 ile çarpılır. Bebeklerdeki kalp atış sayısı ise kalp üzerinden belirlenir. Nabız; şakalar, boyun ayak üzerindeki yüzeysel damarlardan da sayılabilir.

Nabız hissedilmediği durumlarda kalp üzerinden dinlemek en doğru olanıdır.

Beslenme

Beslenme, yiyecek maddelerinin içerdiği mineral ve vitaminlerden dolayı vücut direncini arttırmaktadır. Bu nedenle bulaşıcı hastalığa yakalanmış bireylerin tedavisinde beslenmede önemli bir yere sahiptir.

Önemli olan çok yemek değil, dengeli ve yeterli beslenmektir.

Her hastalık için uygulanması gereken diyet programı vardır. örneğin; dizanteriye yakalanmış kişide ishal durumu söz konusu olacağıdan hasta bol bol su ve tuz almalıdır. Rahatsızlığından dolayı midesi bulanan kişiler çok yağlı yemek yememelidirler.

İshal durumu söz konusu olduğunda kaynatılıp soğutulmuş 1 litrelik suya 2 çorba kaşığı şeker, 1 çay kaşığı tuz ve 1 çay kaşığı karbonat konularak karıştırılır. Hastaya sık sık bu karışımdan içirilir.

Tecrit

Tecrit, hastalanan kişinin, sağlam kişilerle temasını keserek hastalığın yayılmasına engel olmak amacıyla ayrı bir odaya alınmasıdır. Tecrit edilen hastayla ancak ilgilenen kişi temasta olabilir. Hastaya bakacak kişinin hastanın odasını sık sık havalandırması, çarşaflarını ve kullandığı diğer eşyaları temiz tutması, bakım yapan kişinin sık sık ellerini su ve sabunla yıkaması gerekmektedir.

Mikroplardan arındırma

Hastalanan kişinin  evde bakımı yapılırken temizlik ve dezenfeksiyon işlemlerine çok önem verilmelidir.

Bu hem hastanın iyileşmesini hem de hastalığın yayılmasını engellemek için gerekmektedir. Yapılacak temizlik ve dolayısıyla dezenfeksiyon işleri  hastalığın çeşidine göre değişecektir. Çünkü her hastalığın bulaşma yolunun başka olduğu unutulmamalıdır. Hava yoluyla bulaşan hastalıklarda odanın sürekli havalandırılması, hastanın ve hastaya bakan kişinin sık sık ellerini sabunla ve suyla yıkamaları, hastanın çarşafları ve kullandıkları eşyaların temiz ve steril olması gerekmektedir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel