Etkili İletişim Nedir Yolları ve Teknikleri

Etkili İletişim Nedir?etkili-iletisim-yollari

Hiç etrafınızdaki insanları fark etmeden kırdığınız vakitler oldu mu? Ya da hiç kendinizi ansızın nasıl büyüdüğünü anlayamadığınız bir kavganın içersinde buldunuz mu? Peki, şu şekilde sorsam karşınızdaki şahısyle bir türlü düzgün bir etkileşim kuramadığınızı hissettiğiniz anlar oluyor mu hayatınızda?

Verilen cevapları az çok ön görü edebiliyorum. Her birimizin hayatında kuşkusuz etkileşim kurmakta zorlandığımız şahıslar ya da vakitler olmuş­tur ve olmaya da devam ediyordur. O vakit gelin bu ay hep birlikte etkili etkileşim kurmanın yollarını inceleyelim ve mevzuya İlk olarak ile­tişimin tarifini yaparak başlayalım:

İletişimi, birbirimizin duygu, düşün­ce ve bilgilerini paylaşarak birbirimi­zi manaya süreci olarak tanımlaya­biliriz. Birbirimizin farkına vardığımız andan itibaren etkileşim süreci başlar ve söylediğimiz söylemediğimiz, yaptığımız yapmadığımız her şey mana kazanır. etkileşim her vakit her yerdedir; bizler istesek de, istemesek de bir etkileşim ağı içersinde yaşarız ve etkileşim kurmamamız olanaksızdır. Mademki, bizler birbirimizle karşılaştı­ğımızda etkileşim kaçınılmaz olarak gerçekleşiyor, o durumda amacımız etkileşimin ETKİNLEŞTİRİLMESİ olma­lıdır. iyi de bunu nasıl yapabiliriz?

Eğer iletmek istediğimizi karşı­mızdaki şahsa amaçladığımız biçimde iletebiliyorsak ve isteneni elde edebiliyorsak neticesinde da beklenilen tepkiyi oluşturabiliyorsak etkileşimimizi etkili bir şekilde kurmu­şuz demektir. Burada aklımızdan çıkarmamamız gereken en mühim kavram “empatik ilişki”dir. Çünkü birbirimizle etkili bir etkileşim kurmak istiyorsak birbirimize empati ile yaklaşmamız gerekir. Yani kendimizi karşımızdaki bireyin yerine koyup, olaylara karşımızdaki bireyin bakış açısı ile bakıp o bireyin hislerini ve düşüncelerini doğru olarak an­lamaya ve hissetmeye çalışmalıyız. Empatinin esasında ise karşımız­daki bireyi dinlemenin yattığı gerçe­ğini de aklımızdan çıkarmamalıyız. Madem dinlemek bu kadar mühim o vakit kendimize şu soruyu sor­malıyız diye düşünüyorum: “Birbirimizi ne kadar dinliyoruz”? İşte bu noktada birbirimizi dinler­ken alttaki birtakım problemları yapabi­liyoruz:

♦ İlgisiz davranmak, diğer şeylerle ilgilenmeketkili-iletisim

♦ Bireynin konuşmasını bitirmesine izin vermemek

♦ Kendi hikayemizi anlatmaya baş­lamak

♦ Dalgın olmak, birtakım ayrıntıları tam dinleyememek

♦ Konuşma bitmeden öneriler ver­mek

♦ Birey ile alakalı olumlu ve olumsuz yargılarda bulunmak

♦ Durumla alakalı varsayımlarda bulun­mak (Bunun gibi mi?)

Elbette yukarıda yazılanları vakit vakit hepimiz yapıyoruz ve ileti­şim yolunu en baştan zorlaştırmış oluyoruz. O vakit bir de alçakta yazılanlara göz atalım:

♦ Beden dili ile karşı tarafla ilgilendi­ğimizi göstermek

♦ Karşımızdakinin konuşmasını cesa­retlendirmek

♦ Anlamadığımız haller amacıyla açık­lama istemek

♦ Bize anlatılanı doğru anladığımız­dan emin olmak adına karşımızdaki şahsa özetlemek

♦ Duygularımızı denetim altında alabilmek

Sabır

Kısacası birbirimizi içtenlikle din­lemenin ve manayaya çalışmanın karşılıklı etkili bir etkileşim amacıyla asli basamak olacağını aklımızdan çıkarmamalıyız.

Burada meydana konması gere­ken bir diğer kavram ise gerçekte hepimizin kulak aşinası bulunduğu bir kavram: “Ben Dili ve Sen Dili”. Ben dili bizi rahatsız eden davra­nışın kendimizde nasıl bir duygu uyandırdığını ifade eden söyleyiş şekline verdiği isimdir. Genellikle problem hayat sürdüğümüz vakit içimize atmamaya ve ilişkimizi bozmadan kendimizi meydana koymaya yardımcı olur. Ben dili ile sen dili arasındaki mühim fark şudur: Ben dili konuşan şahıs kendi iç dünyasındaki duyguları ifade eder ve duyguların ötesinde rastgele bir suçlama ve yargıla­maya gitmez. Sen dilinde suçlama, yargılama ağır basar ve saldırganca bir tutum vardır. Sen dilinde suçla­ma olmasından karşımızdaki şahıs natural olarak savunmaya geçer. Dolayısıyla ortada anlaşılamama hali bulunduğu amacıyla netice münakaşa ve kavgaya kadar gidebilir.

Örneğin: “Sürekli sözümü ağzıma tıkıyorsun.” (Sen Dili)

“Sözüm kesildiğinde sana söyleye­ceklerimi unutabiliyorum. Unut­tuğumu hatırlamaya çalışırken de söylediklerini dinlemekte ve anla­makta zorluk çekiyorum.” (Ben Dili) Sizce hangisi etkili bir etkileşim amacıyla daha verimli bir konuşma olur?

Gelelim çoklıkla fark etmeden kullanıyor bulunduğumuz etkileşim yol­larına. Sizce insanlarla etkileşimimizi yalnızca sözlü olarak mı sürdürürüz?

Tabii ki hayır, gerçekte daha çok sözsüz olarak sürdürürüz. Yüzü­müzle, elimizle, kolumuzla, duruşumuzla özetle gövdeimizle kendi­mizi ifade ederiz. Yani vücudumuzun de bir dili vardır. Aşağıda da belirt­tiğimiz gibi gövde dilimizi kullanış şeklimiz ilişkimizin olumlu gidişatı amacıyla çok mühimdir:

etkili-iletisim2Göz teması

insanların yüzüne bakanlar, bakma­yanlardan daha çok hoşa gider, in­sanlarla, onları rahatsız etmeyecek ölçüde, fakat olası bulunduğu kadar çok göz teması kurmalıyız.

Yüz ifadesi

Canlı olmalıyız. Mümkün bulunduğu kadar sıcak ve dostça tebessüm etmeli ve gülmeliyiz. Yüzümüz, çevremize olan ilgimizi yansıtmalı. Donuk ve ifadesiz gözükmekten kaçınmalıyız.

Beden Duruşu

Eğer ayaktaysak, dik durmalıyız. Oturuyorsak sandalye ve kol­tuğumuzu tam olarak doldurup arkamıza yaslanmalıyız. Birisiyle konuşurken öne eğilip ilgimizi gös­termeliyiz.

Yakınlık

insanlara daima, onları rahatsız etmeyecek, olası olan en yakın uzaklıkta durmaya gayret etmeliyiz.

Yöneliş

Daima konuştuğunuz ya da bizimle konuşan insana dönük durmalı­yız. ikiden çok insanla bir takım oluşturuyorsak, bizim amacıyla mühim olanların dışındakilere merkezimizi kapatmamalıyız. Mümkün bulunduğu kadar çok şahsa merkezimizi açık tutmalıyız.

Dış Görünüş

Grup normlarına, toplumsal rol ve statümüze ideal giyinmeliyiz. Saç ve el bakımımıza özen göstermeliyiz. Kendimize gösterdiği­miz özen, kendimize sunduğumuz değerin ifadesidir.

Konuşmanın sözel özellikleri:etkili-iletisim-yollari

Çok çok ve çok süratli konuşmak­tan kaçınmalıyız. Bir topluluk amacıyla­de dinlediğimize aşağı yukarı olarak eşit miktarda konuşmaya gayret etmeliyiz. Sesimizin yüksekliğini ve tonunu, bulunduğumuz etrafa göre ayarlamalıyız.

Son olarak, açık ve net olmayan, zammanayası hatalı, muhatabı hatalı, mekanı ve şekli hatalı, iletme aracı ve tipi hatalı olan her etkileşimin sonunun DRAMLA bitebileceğini fakat minik bir çabayla ilişkilerimizin daha manalı olmasına katkı sağlayabileceğimi­zi kesinlikle aklımızda tutmalıyız. Mutluluk sizlerle olsun…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel