Epidermis Nedir?

Değerli ziyaretçiler bu sayfanın içeriğinde epidermis nedir?, epidermisin görevi nedir?, epidermis hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Bir başka yazımızda görüşmek üzere…

Epidermis Nedir?

Epidermis mikroskopla incelendiğinde, çok katlı keratinize skuamöz epitel bünyesinde bulunduğu görülür. Epidermisin bu çok katlı yapıdaki hücresel dizilişinde, en dışta tespit edilen hücreler sık sık beden yüzeyinden kaybedilirler.Ama epidermisin derin katlarındaki hücreler de sık sık çoğaldıklarından, epidermis kaybedilen hücrelere rağmen her vakit aynı yapı ve kalınlığını korur. Epidermisin derin katlarında yer edinen kolon biçimindeki (kolumnar] hücreler,çekirdeklerini kaybederler ve keratin denilen protein bakımından çok zenginleşirler. 

Keratin su geçirmeyen ve mekanik etkilere sağlam bir proteindir. Epidermisin en dış kısmını meydana getiren yassı epitel tabakasına boynuzsu (pul) tabaka da diyebiliriz. Epidermis ve Genellikle epidermisin keratinleşmiş bölümü bedenin her yerinde aynı kalınlıkta değildir .Örneğin, epidermis ve bilhassa bunun keratinleşmiş tabakası ayak tabanında, avuç içerisinde çok kalınca olmasına karşılık göz kapaklarındaki deride çok incedir.Derinin mekanik etkilerden çok büyülenen bölümlerinde keratinleşme çok artar. Barfiks çalışanlarda avuç içerisinde nasırlaşmanın görülmesi, bu hale bir örnektir. Epidermis kendi içersinde beş tabakaya ayrılmıştır.Bunlar sırayla dıştan içe doğru şu şekilde dizilmişlerdir: En dışta stratum korneum; bu tabakadaki hücreler yassılaşmış (skuamöz-pul), çekirdeklerini yitirmiş ve keratin denilen proteinden çok zenginleşmişlerdir. Deri yüzeyinden sık sık kaybedilen hücreler bunlardır. Bu tabakanın altındaki tabaka ise “Stratum lusidum” adını alır. Stratum lusidum avuçların içinde ve ayakların tabanında derisinin epidermisinde bulunur. epidermis

İnsanoğlu hayatı süresince derisinde meydana gelen hastalıklarla karşı karşıya kalmış ve çözüm amacıyla sık sık araştırmıştır. İşte epidermis hastalığı da deri hastalıklarından birisi. Derimiz bizim içimizdeki tüm her şeyi koruyabilen bir sur vazifiyeti görür. Çok mühim bir parçamızdır. Kim derisi olmadan hayatını sürdürebilir ki? Derimizin içerisinde hepsi beraber çok uyumlu bir aile olan aniden çok doku türü vardır. Derimizi bir apartmana benzetirsek şayet çok yerinde olacaktır. Bildiğiniz gibi apartmanın katları vardır. Derimizde de katlar vardır. Epidermis ise bu apartman katlarının 1. katıdır. Yani derimizin ilk katıdır.

Epidermis katında yaşam sürdüren şahıslar genelde çoklığı keratinositlerdir ancak Langerhans ve melanosit hücreleri de bu katta hayatını sürdürür. Epidermis 5 adet hücre tabakasından ortaya gelir. Herkesin bileceğini umduğum üzere elimizde ve ayaklarımızda bu katman 3 defa daha sert ve kalın özelliğe sahiptir.

Epidermisin içerisindeki 5 adet hücre tabakası genelde keratinositlerden oluşmaktadır. Bu tabakalar genelde bazal bir tabakanın üretme alanında ilk defa ortaya gelirler. Daha sonra Malpigi isimli tabakadan granüler hücre tabakasına doğru ilerleyerek hücre tabakalarını gezerler. Dezmozom isimli sunduğumuz kişiselleşmiş bağlantılar yardımı ile çevrelerinde ki diğer keratinositler ile bağlantı kurarlar. Dezmozom diye tanımladığımız şeyler elektron mikroskoplarında açık ile koyu şeritler şeklinde görünmektedirler.

Keratinositler %70 su içermesine karşın stratum korneum da %30 seviyesine inmektedir. Stratum korneum ise bariyer fonksiyonu taşıyan bir parçadır. Stratum korneumun bariyer amacıyla mühim olmasının diğer bir sebebi ise, polae sereamid ve granüler hücre tabakalarının genelde ufak ufak hücrelerin arasında olan lipit içermesindendir.
Yeni ortaya gelen bir keratinosit stratum korneum ve epidermisin üstüne çıkarak deriden uzaklaştırılması 25 ile 28 gün alacaktır. 

Güneşin ultraviyole ışıklarına karşı dayanıklılık gerçekleştiren hücrelerimiz melanositlerin içersinde imal edilen kara pigmentlerimizdir. Keratinositler de dezmozom bulunmasına karşın melanositlerde bu tür bir şey yoktur. Fakat bunun olmaması onun yerine diğer bir şey olmasını gerektiriyor. Melanini etrafa ulaştırabilen uzunca dallara ayrılmış uzantıları vardır. Bu hücreler ise embriyonik nöral olan bir yarıktan kökenlerini almışlardır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel