Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :
img

ENERJİNİN KORUNUMU

/
/
/
110 Views

ENERJİNİN KORUNUMUNU ANLAMAK

Enerjinin korunumu, kapalı bir sistemde etkileşim halinde bulunan cisimlerin yada parçacıkların enerjilerinin sabit kalacağını , korunacağını ifade eder.Bilim dünyasınca kabul edilip Enerjinin korunumu yasaları halini almış önde gelen ilkeler bütününe  sahiptir. Tanınan ilk enerji türü kinetik enerji ya da hareket enerjisi idi. Parçacıkların elastiki çarpışmasında, parçacıkların çarpışmadan önceki kinetik enerjilerinin toplamı çarpışmadan sonraki kinetik enerjilerinin toplamına eşittir. Enerji kavramı, süre içinde öteki enerji türlerini de kapsayacak biçimde genişletildi.(Potansiyel enerji, nükleer enerji ,kütle çekimsel vaziyet gibi)  Yerçekimi kuvvetine karşı yukarı doğru hareket ederken yavaşlayan bir cismin yitirdiği kinetik enerjinin potansiyel enerjiye yahut depolanmış enerjiye dönüştüğü kabul edilir; bu potansiyel enerji, cismin aşağı doğru dönerken hızlanmasıyla; yeniden kinetik enerjiye dönüşür. Bu nedenle, örneğin bir uydunun veya serbest salınan bir sarkacın kinetik enerjisi, ile potansiyel enerjisinin toplamı sabittir,yahut hemen hemen sabittir. Bununla birlikte sürtünme,mümkün olabilecek en büyük özen gösterilerek detaylandırılmış mekanizmaları bile yavaşlatır ve enerjiyi aşama aşama ortama dağıtır. 1840’larda sürtünmenin yarattığı ısının da enerji kavramının kapsamına alınabileceği sonucuna varıldı.Aslında korunan enerji miktarı, kinetik, potansiyel ve ısıl enerjilerin toplamına eşit olmaktadır. Temel olarak enerjinin korunumu ilkesinin bu tanımı en genel biçimiyle termodinamiğin birinci yasasını oluşturur. Daha sonraları, enerji kavramı, elektrik akımı enerjisini, bir elektrik alanında veya magnetik alanda depolanmış enerjiyi ve yakıtlar ile öteki kımyasal maddelerden sağlanan enerjiyi kapsayacak şekilde genişledi.


1905’lerle birlikte görelilik ilkesinin tanınması ve görecelik teorisi ile yeni fiziğin ortaya çıkışıyla birlikte ilk kez kütle ile enerji eşdeğer kabul edildi. Yüksek hızlı parçacıklardan oluşan bir sistemin toplam enerjisi, yalnızca parçacıkların durağan kütlelerini değil, ama bununla beraber yüksek hızlarının bir sonucu olarak kütlelerinde ortaya çıkan önemli artışı da ihtiva eder. Enerjinin korunumu ilkesi, Görelilik kuramı ortaya atılmasıyla beraber kütle ve enerjinin eşitliği ,korunumu veya toplam enerjinin korunumu olarak anılmaya başladı.

Bu ilke, beta bozunumu (atom çekirdeğinin kendiliğinden elektron salması) olarak adlandırılan radyoaktiflik olgusuna uygulanmış olduğunda geçersiz kalın, fizikçiler ilkeyi reddetmek yerine, nötrino, adını verdikleri yeni bir temel parçacığın ,Varlığını ileri sürdüler. Bu parçacığın yitik enerjiyi taşıdığı varsayılıyordu. Daha sonraları nötrinonun varlığı deneysel olarak kanıtlandı.

Enerjinin korunumu, her koşulda ve durumda geçerliliğini korumuş olan bir kural olmaktan çok, belirli bir an içinde o anın matematik olarak kanıtlanabileceği iş ,enerji ve olaylar kümesini anlatan bir ilkedir. Eğer zaman içinde bir an öteki anlardan belirli şekilde farklıysa, farklı anlarda oluşan aynı fizyolojik olgular farklı miktarda enerjiye gereksinme gösterecek ve böylelikle de enerji korunmuş olmayacaktır.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • Linkedin
  • Pinterest

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

It is main inner container footer text