Emel Ne Demek Emel İsmin Anlamı

Emel Nedir, Emel Ne Demek Emel İsminin Anlamı Hakkında Bilgi Bulunduran Paylaşım Platformu

EMEL NE DEMEK

İstemek, ummak anlamına gelen bu kelime, insanın uzak bir amacın peşine düşmesini ve o uğurda çabala­masını ifade eder. Kur’an-ı Kerim’de iki ayelte geçmek­tedir. El-Hicr süresi, 15/3’te “ahireti unutturan boş dün­yevi arzu ve tutkular ve bunların insanı oyalayışı” anla­mında; el-Kehf süresi, 18/46’da ise, “arzu edip ümit bağlama”yı ifade etmek üzere kullanılmıştır. Bu son ayet mealen şöyledir:

“Servet ve oğullar dünya hayatının süsüdür (dünya ha­yatında cazip olan şeylerdir). Kalıcı (sürekli-ölümsüz) olan iyi işler ise, Rabbinin nezdinde hem sevapça hayır­lıdır, hem de arzu ve ümitle bağlanma (ideal edinme) iti­bariyle daha iyidir.”

Allah rızasını kazanmak üzere ibadetlerde bulunulması, hayırlar işlenmesi; dünyada da, ahirette de insana iyilik getirir ve özellikle ahirette arzu edilen güzel sonucu ha­zırlar. Bu da insan tarafından ideal edinilmesi ve esas is­tenilmesi gereken hedef olmalıdır, insanın ümitle bağlan­masına değecek asıl şey budur. idealini dünya hayatına hasrederek, dünya hayatında cazip olan şeylere kapılıp bunları amaç edinmek ve bunu yaparken de doğal ola­rak işlerin uhrevi boyutunu gözardı edip ahiret düşüncesinden uzaklaşmak akıllı bir tercih değildir. Böyle kurulan bir hayat pratiği uzuk görüşlülük eseri olmadığı kadar, in­san için dünya hayatında bile hayal kırıklığı ve hüsrandan başka bir şey vaad etmez.

Hadislerde emel kavramı, dünya sevgisi ile bedeni hazların tatminine yönelik arzuları ifade etmek üzere kul­lanılmıştır. Dünya saplantısı içinde insanın uzun vade­li arzular taşıması, zihnini bunlara vermesi ve hayatını adeta bütünüyle bunların gerçekleşmesi uğruna tahsis etmesine “tûl-i emel” (bitmeyen şiddetli istek, gaye) den­miştir.

Hz. Peygamber “Yaşlı kişinin bütün güçleri zayıflaşa da dünya sevgisi ve uzun emeller konusunda gönlü hep genç kalır.” buyurmuştur. (Buhari, “Rikak”, 5) Bu hadisi yorumlayan bazı Müslüman ahlakçılar, emelin bütünüyle söndürülmesinin mümkün olmadığını ve hırsa dönüşme­diği takdirde insana yaşama şevki veren faydalı ve ge­rekli bir rol oynadığını mülahaza etmişlerdir. Hatta mede­ni gelişmeyi buna bağlayan ve emelin bir sonucu olarak tahlil eden mütefekkirler de vardır. (Maverdi gibi.) Bunun­la beraber tûl-i emelin insanın yararına olmadığnı belirten ve bunu kınayan hadisler de vardır.

Kaynak: İslam Ansiklopedisi Mahmud Rifat KADEMOĞLU

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel