Sponsorlu Baglantilar
Download!Download Point responsive WP Theme for FREE!

Ehlibeyt Nedir? Peygamber Efendimizin Ehlibeyti Kimlerdir?

Ehlibeyt Nedir?, Ehlibety Ne Demek? ve Peygamberimizin Ehlibeyti Hakkında Bilgi Bulunduran Paylaşım Platformu

EHLİBEYT NEDİR?

Ehl-i beyt terimi Kur’ân-ı Kerîm’de Ahzâb sûresindeki şu âyette açıklanmıştır: “Ey Peygamber hanımları, evleri­nizde oturun; eski câhiliyedeki gibi açılıp saçılmayın; na­mazı kılın, zekâtı verin;Allah’a ve Peygamber’e itâat edin. Ey Peygamberin ev halkı, Allah sizden kusuru giderip si­zi tertemiz yapmak ister” (el-Ahzâb, 33/33). Rasûlullah (s.a.s)’in eşlerinin, diğer bir deyimle mü’minlerin annele­rinin ev halkından olduğu bu âyetten anlaşılmaktadır. Ayette, “Ey ev halkı” ifadesiyle onlar kastedilmektedir. Çünkü âyetin başında “Ey Peygamber’in hanımları” hita­bı vardır. Bu terim, bir adamın hanımlarını ve çocuklarını kapsamaktadır. İbn Abbâs, Urve b. Zübeyr ve ikrime bu âyetteki ehlü’l-beyt lâfzından Hz. Peygâmber (s.â.s)’in hânımlarının kastedildiğini söylemişlerdir.

PEYGAMBER EFENDİMİZİN EHLİBEYTİ KİMLERDİR?

Hz. Peygamber (s.a.s.)’in ev halkı. Ehl-i Beyt, bir evde yaşayan aile fertleri, aile demektir. İslâm fıkıh terminoloji­sinde bir terim olarak Hz. Peygamber (s.a.s)’in hısımla­rından kendilerine zekât verilmesi yasaklanan aile fertle­rinin tamamını ifade etmek için kullanılmıştır. Bu anlam­da ehl-i beyt; Hz. Peygamber (s.a.s.) ve ailesi, Ca’fer, Âkil, Abbâs ve aileleridir. Şia’ya göre ise; Hz. Peygamber (s.a.s.)’in ailesi, eşleri ve çocuklarıyla Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’dir.

Rasûlullah (s.a.s.) ile ehl-i beyt’e de salât ve selâm ge­tirmek müslümanların bir görevidir. Hz. Ali ve ailesi de ehl-i beyt’tendir.

Enes b. Mâlik’in rivâyetine göre: Hz. Peygamber (s.a.s), altı ay boyunca Fâtıma’nın kapısının önünden geçtiğinde, sabah namazına giderken, “Ey ehl-i beyt na­maz, namaz…” demiş ve Ahzâb suresinin otuzüçüncü âyetini okumuştur. Ebû Ammâr’ın ve başkalarının rivâyet ettiği hadis de şudur:

“…Rasûlullah (s.a.s.), beraberinde Ali, Hasan ve Hüse­yin olduğu halde geldi. Her birinin elini kendi eli içine al­mıştı. İçeri girdi ve Hz. Ali ile Fâtıma’yı önüne oturttu; Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i de kucağına aldı; sonra elbise­sini onların üzerine örterek şu âyet-i kerimeyi okudu: ‘Ey ehl-i beyt, Allah sizden eksikliği gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister… ‘ Sonra devamla, ‘Allah’ım, bunlar benim ehl-i beytimdir. Benim ev halkımın temizlenmeye en faz­la haklan vardır’ diye dua etti.” Bu hadis, çeşitli muhaddisler (Ahmed b. Hanbel, İbn Cerû et-Taberî, Müslim…) tarafından birçok râvîden rivâyet edilen sahih bir hadistir. Hâdislerde, Rasûlullah (s.a.s.)’in eşleri Ümmü Seleme veya Hz. Âişe’nin, Hz. Peygâmber’e kendilerinin de ehl- i beyt’ten olup olmadıklarını sorduğu, bunun üzerine Rasûlullah’ın ona: “Sen benim için seçilmişsin” buyurduğu nakledilmiştir. Zeyd ibn Erkam, “Rasûlullah (s.a.s.)’in ha­nımları da ev halkındandır. Ancak onun ehli beyti kendi­sinden sonra onlara zekât verilmesi haram kılınmış olan Ali, Akîl, Ca’fer ve Abbâs aileleridir” demiştir. Mevdûdî, Rasûlullah’ın bir örtü altına alarak ehl-i beyt’ine dua etti­ğine dâir hadisler Müslim, Tirmizî, ibn Hanbel, ibn Cerir, Hâkim, Beyhâki gibi muhaddislerin ve Ebû Said el-Hud- rî, Hz. Âişe, Hz. Enes, Hz. Ümmü Seleme ve başka bir­çok râviden bu hadisin nakledildiğine değinerek; Kur’ân’ın Hz. Peygamberin hanımlarının ev halkından olduğunu açıklıkla beyân ettiğini, Hz. Peygamberin bu­na ilâveten Hz. Ali, Hz. Fâtıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüse­yin’i de dahil ettiğini vurgulamaktadır (Mevdûdi, a.g.e. aynı yer).

Ehl-i beyt, kavram olarak ortaya çıkışından beri birta­kım ihtilâflı konulara yol açmıştır. Hatta siâ’nın doğuşuna ilişkin önemli bir yol ayrımıdır. Hem Sünnî hem Şii kay­nakları, Gâdir-i Hum hadisi ile Sekâleyn hadisi diye bili­nen iki hadis kaydetmektedirler. Sekâleyn hadisi Şiî lite­ratüründe önemli bir yer tutmaktadır (Cemal Sofuoğlu, Gâdir-i Hum Meselesi, AÜİFD, XXVI, Ankara 1983, 468). Gâdir-i Hum’da Hz. Peygâmber’in “Size iki ağır emanet bırakıyorum; onlara sımsıkı sarıldıkça hiçbir zaman sapıt­mazsınız…” buyurduğu rivâyet edilmiştir. Nesaî, Gâdir-i Hum hadisi ile Sekâleyn hadisini bir arada vererek ikisi­nin de Gâdir-i Hûm’da söylendiğini yazmaktadır.

One Comment

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir