Sponsorlu Baglantilar
Download!Download Point responsive WP Theme for FREE!

Eğitim Neden Önemlidir? Günümüzde Eğitimin Önemi

Eğitimin Önemi

Dünyada, gelişme vetiresine bağlı olarak; nüfus artış hızı düşüyor, ortalama yaş sınırı yükseliyor ve buna bağlı olarak genç nüfusun sayısı azalırken, yaşlı nüfusu artıyor. Dünya ölçeğinde güçlerini kaybetmek istemeyen veya güçlüler arasına girmek için yarışan ülkeler; kendileri için bir problem olarak karşılarına çıkan bu mevzuyu çözebilmek için, çeşitli tedbirler almak durumunda kalıyorlar. Tabi bu durumun çözüme kavuşturulması ne kadar önemli ise, en az onun kadar önemli olan diğer bir hususta eğitimdir. Aksi taktirde, genç nüfus; hedefe varabilmek için bir avantaj değil, aksine problemler yumağı olarak gündeme gelecektir.

Ülkemiz; yüksek öğretim müesseseleri de dahil olmak üzere toplam yirmi iki milyon civarında öğrenci sayısıyla, kalkınmakta olan ülkeler içerisinde çok önemli bir üstünlüğe sahiptir. Ancak gelişmiş ülkeler, yaşlanmış nüfus problemlerini aşabilmekle uğraşırken; bizim gibi ülkeler de, adeta bir yük haline gelen genç nüfusun baskılarından kurtulmaya çalışıyorlar. Dünya siyasetine hakim olan sömürgeci devletler; kendilerinde nüfus artış hızını yükseltmek için çeşitli tedbirlere başvururlarken, gelişmekte olan ülkelere de, tek çözüm yolu olarak doğum kontrolü hususunu gösteriyor ve teşvik ediyorlar.

Genç nüfus milletin yarınlarını yüklenecek bir kesim olması itibarıyla,  geleceği belirleyecek bir mahiyet arz eder. Eğitim meselesi üzerinde mesai sarf eden Prof. Dr. Seyit Mehmet ŞEN, bu hususla ilgili olaral şöyle diyor:

”Gençlik, bir ülkenin geleceğe uzanan elidir. Gelecek hesabı olan ülkeler, gençliği iyi yetiştirirler. Gençliğin iyi yetişmesi demek, her bakımdan güçlü olması demektir; bedenen, zihnen, ruhen, güçlü bir gençlik… Bunun da yolu, iyi bir eğitimden geçer.”

Bir Çin Atasözü;

”Bir yılı düşünüyorsan, buğday ek; on yılı düşünüyorsan meyve dik; yüz yılı düşünüyorsan adam yetiştir.” der.

Uzun vadeli bir çalışma olan ve sonuçları sonradan alınabilen eğitim meselesi; ancak ufuklar ötesine bakabilen, uzağı yeterince görebilen maharet ehline sırrını faş eder. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efenfimiz‘in müjdesine mazhar olan Fatih Sultan Mehmed Han, Enderun’a ayırdığı tahsisatı fazla bulduğunu hissettiren maliye ile ilgili vezirine;

”Oradaki talebelerin ne kadarının istenen evsafta yetişdiğini…” sorar. Onun; Pek azı olduğunu belirtmesi üzerine;

”Görüyor musun; ne kadar kıymetli bir mahsül için çalışıyoruz.” diyerek onu ikna eder.

Çocukların yetişmesinde en önemli amiller; aile, çevre, okuldur. Karakterin şekillendiği yaşlarda, aile vasatında bulunan çocuklar; daha sonra okul şartlarının da tesiri altında kalmaya devam ederler. Çevre ise; yaşa ve ailenin tavrına bağlı olarak, bütün hayat boyunca yetişme üzerinde tesirlidir.

Her ebeveyn için, çocuklarının değerli görüldüğü muhakkaktır. Ancak bu keyfiyetin de, onların bu konuyla ilgili idrakleri ile mütenasip olacağı aşikardır. Yaptıkları, dünya hayatıyla sınırlı bir ebeveynin, evlatları üzerindeki gayreti de bu çerçevede olacağı gibi; hayata bakış tarzındaki eksiklik de, bu sarf edilecek gayrette tecelli edecektir. Bütün mesele, insanın sadece dünyaya ait bir varlık olmadığını; bilakis bu hayatın yanında bir hiç mesabesinde kaldığını idrak edebilmek, hiç bir zaman bundan gafil kalmamaktır.

Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız, gerektiği ölçüde yetiştirilebiliyor mu? Geçmişin ve bugünümüzün hali; maalesef buna müsbet bir cevap verilemeyeceğinin  göstergesidir. Modernlik takıntısında ki aileler; çocuklarını çok sevdikleri ve güvendikleri gerekçesiyle, hayat tarzını belirleme hakkının kendilerine verilmesi, eğriyi doğruyu kendilerinin bulması düşüncesine sahiptirler. Bu tarz aileler sorumluluk bilincinden mahrumken; bazıları da bu görevi okula havale etme kolaylığına sapmış durumdadırlar. Ait olduğu medeniyetin hayat tarzını ve mukaddeslerini çocuklarının ufkuna koymayıp; henüz hayatı tanımayan onları, meçhuller deryasının başında yapayalnız bırakacak sa, aile kurumunun önemi ne olsa gerektir? Böyle zayıf vasatlarda, karakterin teşekkül ettiği okul öncesi devresini tamamlayan çocukların; okul ve çevre şartlarına hazırlıksız girmeleri neticesinde, cemiyetin sağlıksız nesillerle temsil edilmesi mevzu bahis olacaktır. 

Eğitimin sistemimizde; okulun seviyesine göre, umumi veya ihtisas dalına uygun olarak, bilgi vermek esastır. Bir çok bilginin de, gerekli olup olmadığı ve yeterince öğrenilip öğrenilemediği araştırılmaya muhtaçtır. Bununla ilgili olarak, en çok dile getirilen hususlardan birisi de; öğrenim süresi boyunca görülen, ancak bir parça konuşmaya bile yetecek kadar öğrenilemeyen yabancı dil dersleridir.

Bilgi, ancak hikmetle bir bana kazanır, irfana ulaşır; aksi taktirde, sadece ilgili mevzuda işe yarayıp, zihinde bir yük olarak kalır. Bilgi; hikmet boyutuyla temessül edilirse, ruhaniyeti kemalatla yüceltir.

Ülkemizin, bir uçurumun kenarından döndüğü  15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsü; eğitim meselesinin ne kadar önemli olduğuna dair de bir işarettir. En yüksek eğitimlerden geçmiş kişilerin, her kademeden başkaları ile  de iş birliği yaparak; güvenliği sağlamak için emanet edilen silahları millete çevirip, barbarca katliama girişmeleri, fevkalade vahim bir hadisedir. Bu milletin içinden çıkıp da, hasım dış mihrakların hizmetine girme zilleti, derinlemesine tahlil edilmesini gerektiren bir faciadır. 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir