Dünya Ekonomisinde Türkiyenin Yeri

Türkiye ekonomisi hakkında bilgi bulunduran paylaşım platformu

DÜNYA EKONOMİSİNDE TÜRKİYE’NİN YERİ

Türkiye ekonomisi Şubat 2001 Krizi’nden sonra hızlı bir büyüme sürecine girmiş, ülke 2002-2011 döneminde ortalama %6,5 oranında büyümüştür. 2011 yılında Tür­kiye, G-20 ülkeleri arasında Çin (%9,3) ve Arjantin’in (%8,9) ardından %8,5 büyü­me oranı ile en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi olmuştur.

Türkiye 2010 yılı verilerine göre, cari fiyatlarla 734,4 milyar dolar GSYH büyük­lüğü ile dünyanın 17’nci büyük ekonomisidir. Satmalma Gücü Paritesi’ne (SGP) göre GSYH tutarı 1.116 milyar dolar olan Türkiye, SGP’ye göre yapılan GSYH sıra­lamasında dünyanın 15’inci büyük ekonomisi konumundadır.

2011 verilerine Türkiye nüfus bakımından dünyanın en kalabalık 19’uncu ülke­sidir. GSYH büyüklüğü bakımından dünyanın ilk 20 ülkesi arasında yer alan Tür­kiye, nispeten kalabalık ve artan nüfusu nedeniyle kişibaşma milli gelirde GSYH sıralamasına göre daha gerilerde kalmaktadır. 2010 yılında Türkiye’de cari fiyatlar­la kişibaşma milli gelir 10.106 dolar (dünya sıralamasında 47’nci) iken, SGP’ye gö­re kişibaşma milli gelir yaklaşık 15.340 dolardır (dünya sıralamasında 42’nci ülke).

Türkiye, beşeri kalkınma diğer bir ifadeyle insani gelişme açısından dünya ül­keleri arasında ekonomik gelişmişlik düzeyiyle paralel bir noktada değildir. Dün­yanın ilk 20 ekonomisi arasında yer alan Türkiye, beşeri kalkınma endeksi (insani gelişme endeksi) sıralamasında 187 ülke arasında 92’nci sıradadır.

Türkiye’de yurtiçi tasarruflar/GSYH oranı giderek düşmektedir. Türkiye’deki tasarruf eğilimi oranı genel olarak bakıldığında orta gelir grubundaki ülkelerle benzer niteliktedir. Tasarruf oranı Türkiye gibi yüksek büyüme hızına sahip ül­kelerle karşılaştırıldığında Türkiye’nin tasarruf oranı bu ülkelere göre düşük dü­zeyde kalmaktadır. 2000-2008 döneminde Çin’de ortalama tasarruf oranı yaklaşık %46 iken, bu Türkiye’de yaklaşık %17’dir (Dünya Bankası ve Kalkınma Bakanlı­ğı, 2012, s. 3-5). Nispeten yüksek büyüme oranlarının olduğu dönemde yurtiçi tasarrufların düşmesi, yatırımların finansmanında yabancı tasarruflara olan talebi daha da artırmaktadır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel