Didim Apollon Tapınağı Hakkında Bilgi

APOLLON TAPINAĞINA NASIL GİDİLİR?

Milet Ören Yeri’nden sonra Akköy,e gelirsiniz. Sonrasında zaman zaman deniz kenarından geçen kara yolunu izlerseniz Küçük Asya’nın en büyük ikinci didim apollon tapınağıtapınağı olan Didim Apollon Tapınağı’na (didymaion) kadar gidebilirsiniz.

DİDİM APOLLON TAPINAĞI

Arkaik döneme ait bu tapınak MÖ 8. yüzyılda inşa edilmiş olup, bölgedeki İyon kolonizasyon döneminden daha eskidir. Tapınağın ilk kurucuları olan Brankhidai veya Brankhos ailesi de Karya bölgesi soylularındandı. MÖ 6. yüzyılda Delphes, Claros ve Didim tapınakları çok önemli bir konuma sahiptiler. Zira bu üç tapınak da gelecekten doğru kehanetler veren rahipleriyle biliniyorlardı. Milet şehrinin efsanevi kurucusu Neleus, şehri kurmadan önce Didim Tapınağı kahinlerine danışmış, keza Lidya Kralı Croisos Perslere karşı savaşa girişmeden önce tapınaktan kehanet istemişti.

MÖ 494 yılındaki Lade Deniz Savaşı’nı kazanan Persler tapınağı yıkar. 160 yıl sonra MÖ 330 yılında Büyük İskender tapınağın inşaatını yeniden başlatır. Ancak gerek tapınağın boyutlarının getirdiği maliyet, gerek depremler ve gerekse savaşlardan dolayı Hellenistik dönemde başlayan inşaat hiçbir zaman tamamlanamamıştır.

Tapınağın kahin rahiplerinin bulundukları ve kehanetleri açıkladıkları bölümünün bir defne ormanı içinde kaldığı düşünülüyor. Bu yerin seçilmiş olmasının en önemli nedenin de buradaki su pınarı olduğu kabul ediliyor. O dönemde, kutsal kabul edilen su kaynaklarının çevrelerine yerleştirilen tapınakların çatıları kapatılmazdı. Hellenistik dönem tapınağı da aynı yerde inşa edilmiştir.

Milet’in Delphinion Kutsal alanı önünde başlayan, 18 kilometrelik Kutsal Yol Didim’e kadar gelirdi. Yol üzerinde mola vermek için bir nokta bile belirlenmişti. Kutsal Yol’un iki kenarı Brankhidai ailesi fertlerinin heykelleriyle süslenmişti. Tapınaktan sahile uzanan 3 kilometrelik bir diğer yol ise ziyaretçilere ayrılmıştı. Kehanet bekleyenler bu yolu yanlarında getirdikleri adakları ve hediyeleriyle birlikte yürüyerek tapınağa kadar gelirlerdi. Yol üzerindeki dükkanlarda çalışanlar kehanet istemeye gelenlerle sohbet ederek edindikleri bilgileri kahinlere iletirlerdi. Kahinler de bu ip uçları ile inandırıcılıkları arttırırlar ve tapınağa gelen ziyaretçilerin sürekliliği sağlanmış olurdu.

Antik Çağ’da Delphes Apollon Tapınağı’ndaki Pythia kahini, kutsal suyla yıkanıp, defne yapraklarının dumanıyla tütsülendikten sonra üç ayaklı sandalyesine oturup kehanetlerine başlardı. Kehanetlerden sonrada Pythia onuruna yarışmalar düzenlenir ve kazananlara Apollon’un kutsal ağacı defne yapraklarından taç takılırdı. Bazı fresklerde esrar bitkisi yapraklarına da rastlanmıştır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel