Destan Kısaca Nedir? Destanların Özellikleri Nelerdir?

Destan Nedir?

Destan, insanların asırlar önce yaşadıkları mühim olayları (savaş,istila, göç vb) nesilden nesile aktararak günümüzden yüzyıllar önce meydana gelmiş vakayı bugün bizlere kadar ulaştırmış olan yapıt türleridir. Türk tarihinden örnek verecek olursak Göktürk Kitabaleri, Ergenekon Destanı destanın en güzel örneklerindendir.

                                                                  Destan Türleri

1)- Doğal Destan: Toplumu derinden etkilemiş bir olayın şairlerce saz eşliğin­de söylenen biçimine doğal destan denir. Finlilerin Kalevala destanı halkın ağzından ve saz şairlerinden derlenmiş doğal bir destandır. Hintlilerin Mahpaharata, İspanyol­ların Cid, Fransızların Roland Türküsü ilk akla gelen doğal destanlardır. Kısaca söyler­sek doğal destanlar ilkin sözlü olarak oluşup kuşaktan kuşağa aktarılmışlardır

Yapma Destan: Yapma destanlar, ilkel bir hayatın ortak, sözel ve kendiliğin­den oluşan ürünüdür. Bireyseldirler. Sanatçının düş gücü belirgindir.Tarihsel bir ola­yın bir şair tarafından destan kurallarına göre yazılmış şeklidir. Dünya edebiyatında bilinen başlıca yapma destanlar şunlardır: İlahi Komedya (Dante), Kurtarılmış Kudüs (Tasso), Yitirilmiş Cennet (Milton), Şehname (Firdevsi).

Çağdaş Destan: Çağdaş edebiyatımızda Kurtuluş Savaşı, tarihsel olay ve ki­şiler üzerine yazılmış uzun şiirlere de destan denilmektedir. Bu ürünler biçim yönün­den klâsik destanlardan ayrılır. Doğa üstü olaylara rastlanmaz. Destanda yer alan kişiler gerçek üstü özellikler taşımazlar.

1908’den sonra hece ölçüsüyle yazılmış, konusunu günün savaşlarından ya da tarihten alan destanlar söylenmiştir. Mehmet Emin Yurdakul ve Ziya Gökalp’in ilk örneklerini verdikleri bu ürünlerde halk şiirindeki destan biçimi kullanılmıştır. Türk şiirinde eski destandan ayrılan ama epik niteliğiyle çağdaş destan örneği sayılabi­lecek ilk örnek Nazım Hikmet’in Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedrettin Destanı’dır. (1936) Günümüz Türk şiirinde çağdaş destanın başarılı örnekleri arasında Fazıl Hüs­nü Dağlarca’nın Çakırın Destanı (1945), Üç Şehitler Destanı (1949), Ceyhun Atuf Kansu’nun Sakarya Meydan Savaşı, Gülten Akın’ın Maraş’ın ve Ölkeş’in Destanı sa­yılabilir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel