Demokrasi Nedir?, Ne Demek, Yararları Nelerdir?

Demokrasi Nedir?

Demokrasi kısaca, ülke yönetiminin temelinde millete dayanan bir yönetim biçimidir. Halkın seçtiği kişiler tarafından kurulan Hükümet; ülkeyi demokratik rejim ile yönetir. Demokrasi ile yönetilen ülkeler diğer ülkelere karşı çok avantajlıdır. Çünkü; halk kendisini yönetmesi için seçtiklerini bir sonraki seçimde beğenmediği taktirde değiştirebilir. Bu durum da aslında yönetme gücünün millette olduğunu gösterir. Aşağıda demokrasinin demokrasi ile yönetilen ülkelere faydalarını yazımızı takip ederek bulabilirsiniz.

Korumacı demokrasi

Sınırlı ve dolaylı bir demokrasi modeli sunar. Pratikte, yönetilenlerin rızası derli toplu ve rekabetçi seçimlerle sağlanır. Siyasi eşitlik böylece eşit oy hakkını ifade eden teknik bir kavrama dönüşür. Dahası, oy hakkı gerçek bir demokrasi amacıyla yeterli değildir. Bireysel özgürlükleri güvenliğini sağlamak amacıyla yasama, yürütme ve yargı üzerinden güçler ayrılığına dayalı bir düzenin tesisi şarttır.

Kalkınmacı demokrasi

Bireyin ve toplumun gelişimini temel saymıştır. Bu tip demokrasilerin en radikal olanı Jean-Jacques Rousseau doğrulusunda dile getirilmiştir. Ona göre bireyler fakat içerisinde bulundukları toplumun kararlarını şekillendirebilmesine direkt olarak ve sık sık olarak katılımları durumunda ‘özgür’ olabilirler. Bu yönden bakıldığında, direkt olarak demokrasiyi tanımlamakla beraber bu şekilde oluşturulacak genel iradeye yurttaşların itaat etmesi durumunda özgürlüğe kavuşacakları savıyla ayrılır.demokrasi

Kalkınmacı demokrasinin, liberal demokrasiye daha ılımlı durumu ise John Stuart Mill doğrulusunda dile getirilmiştir. Mill’e göre demokrasinin en büyük yararı, yurttaşların siyasi yaşama katılımlarını sağlayarak, onların anlayışlarını ve duyarlılıklarını güçlendirmesidir. Bu yüzden kadın olsun yoksul olsun her bireyin oy verme hakkının olması gerekliliğini savunur. Ancak bu oy hakkını ‘eşit’ olarak savunmamıştır. Mesela vasıfsız işçinin bir oy vasıflı işçinin iki oy, donanımlı meslek sahiplerinin ise beş oy hakkına sahip olması gerekliliğini, böylece demokraside “çoğunluğun tiranlığı” korkusundan kurtulabilineceğini savunuyordu. Kolayca her bireyin oy hakkının olmasını savunurken çoğunluğun verilen kararların her vakit doğru olmayabileceğini belirtiyordu.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel