Dede Korkutun Hayatı Eserleri ve Edebi Kişiliği

Dede Korkut Kimdir?, Dede Korkut Hakkında Bilgi, Dede Korkutun Hayatı, Dede Korkutun Hayatı ve Eserleri, Dede Korkutun Edebi Kişiliği, Dede Korkut Kısa Bilgi, Dede Korkutun Kısaca Hayatı, Dede Korkutun Eserleri…

DEDE KORKUT’UN HAYATI ESERLERİ VE EDEBİ KİŞİLİĞİ

HAYATI
Kitâb-ı Dedem Korkud adlı eserde yer alan hikâyeleri ilk defâ kabul edilen halk hikâyecisidir. Kitabında Korkut Ata adı da geçer. Reşidüddîn, Câmiü’t-tevârih’in de; Ebülgâzî Bahadır Han, Şecere-i Terâkime’sinde, Ali Şîr Nevâî de Nesâimü’l-muhabbe’sinde Dede Korkut hakkında efsanevi bil­giler verirler. Bu yazarlara göre Dede Korkut Kara Hoca’nın oğludur. Sîm Deryâ nehri kenarında 100 veya 295 yıl yaşa­mış olan bir Kayı Türkü’dür. Evliyâ Çelebi, türbesinin Ahlât’ta olduğunu yazar. Bayat boyundan olduğuna, Hz. Muhammed zamanında yaşadığına, Kazan Han’ın elçisi olarak Mekke’ye gittiğine ve İslâm dinine girdiğine dair rivayetlerde vardır.

Dede Korkut kitabı bir önsöz ile oniki hikâyeden meyda­na gelmiştir. Bu hikâyelerde Oğuzlar’ın komşu kavimler ile kendi aralarındaki mücadeleleri, tabiatüstü kuvvetlerle sa­vaşları destan ile halk hikâyesi arasında bir tür ve mükem­mel bir Türkçe ile anlatılmıştır. Nazım nesir karışıktır. Bu hi­kâyelerin, eski bir Türk destanının kalıntısı olduğunu ileri sürenler vardır. Oğuzlar, Anadolu’ya göçerlerken bu destanı da birlikte getirmişler, yeni motif ve olaylarla da bezeyerek yaşatmışlardır. Hikâyelerin XV veya XVI’ıncı asırda yazıya geçirildiği sanılıyor. Eserin biri Dresden Kütüphanesi, diğe­ri Vatikan Kütüphanesi’nde olmak üzere iki elyazması nüs­hası biliniyor. Vatikan nüshası, eksiktir, sadece altı hikâye bulundurmaktadır. Dede Korkut Kitabı konusunda Türkiye’­de ve Türkiye dışında yüzlerce makale, inceleme, kitap yayımlanmış, bu eserden ilham alınarak yeni eserler vücuda getirilmiştir. Azerbaycan’da da filme alınmıştır.

ESERLERİ
Başlıca çalışmalar:

v O.Şalk Gökyay, Dede Korkut (1938),

v Aynı yazar, Dedem Korkud’un Kİ tabı (1973),

v Muharrem Engin, Dede Korkut Kitabı (Giriş-metin-faksimile, 1958),

v Ettore Rosl, Kitabı Dede Korkud (Vatikan, 1952).

v Ziya Gökalp, Rıza Nur, Basri Gocul, B. Kemal Çağlar, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu bazı hikâyeleri manzum olarak yeniden söylemişlerdir.

v Dede Korkut’tan faydalanılarak ya­zılan oyunlar, arasında Suat Taşer’in Aşk ve Barış’ı (1961), Deli Dumrul- ölüm ve Aşkı (1962), Firûzan Toprak’ın Boğaç Han’ı (1973) sayılabilir.

dede korkut

EDEBİ KİŞİLİĞİ
Dede Korkut’un destanların ilk anlatıcısı olduğu tahmin edilmektedir. Hikayelerde veli bir kişi olarak ortaya çıkar. Oğuzlar önemli meseleleri ona danışırlar. Keramet sahibi olduğuna inanılır. Gelecekten haberler verdiği söylenir. Ozan ve kamdır. Kopuz çalıp, hikmetli sözler söyler. Kopuzuna da kendine duyulduğu gibi saygı duyulur.Oğuzname’de Dede Korkut’un 295 yıl yaşadığı ve Hz. Muhammed’e elçi olarak gönderildiği anlatılmaktadır. Oğuz Han’a vezirlik yapmış olduğu da düşünülmektedir.
Korkut kelimesinin “kork-” fiil kökünden türemiş olma ihtimalinin yanı sıra Arapça kökenli olup elçi manasına gelmesi de mümkündür. Her iki ihtimalde de ‘Korkut’ kelimesinin bir lakap, bir ünvan olduğu görülmektedir. “Dede” kelimesinin ise ecdad manasında kullanıldığı tahmin edilmektedir. Fakat destanlarda daha çok halk arasında büyük hürmet ve kutsallık kazanmış halk bilgini anlamında kullanılmıştır.
Dede Korkut’un gerçek ismi, hayatı, yaşadığı çağ ve coğrafyayı kesin olarak aydınlatmak eldeki kaynaklar ve rivayet ile mümkün değildir. Destanlarda çıkarılabildiği kadarıyla ise Dede Korkut’un kişiliği iki şekildedir; 1- Kutsal Kişiliği , 2- Bilge Kişiliği. Başka kaynaklarda devlet adamı kişiliğinin de bulunduğu belirtilmektedir. Dede Korkut çok kişilikli olarak karşımıza çıkması farklı zaman, hatta farklı mekanda yaşamış benzer şahsiyetlerin destanlarda tek isim altında toplanmış olabileceğini düşündürüyor. Fakat bu kişiliklerin halkın eklentisi olma ihtimali de vardır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel