Ad Clicks :Ad Views : Ad Clicks :Ad Views : Ad Clicks :Ad Views :

    Çanakkale Savaşınının Önemini Anlatan Şiirler

    /
    /
    /
    58 Views

    18 Mart Çanakkale Savaşını Anlatan Şiir, Çanakkale Zaferinin Önemini Anlatan Şiirler, Çanakkale Şiirleri, Çanakkale Zaferi Şiirleri,

    BİR SIRDIR ÇANAKKALE

    Öyle yorgunum ki bugün koşuşturmacadan…

    Hayret makamına çıkmış veliler gibi.

    Hayy ! Hakk !

    Göğe yeni mi indi ki sure-i inşikak ?

    Cebrail siyah bir sancakla yarmış semayı,

    Uçbin melek ile ilk kez iner gibi Bedir’den dönüyor.

    Ben de bir meleğim ama nedense,

    Çanakkale beni ürkütüyor

    Zira Mikail değil şu dağları kaldıran

    Yirmi bir yaşında bir er.

    İsrafil değil karşı tepeden haykıran Ölümü öldüren askerler birer birer.

    Ya şunlar ? Hafaza melekleri mi ? Hayır ,hayır !

    Bir bayrağı böyle nasıl ölesiye korur ?

    Aklıma mukayyet ol Ya Hafız !

    Bayrağı düşürmemiş kolsuz,bacaksız bir muhafız Top mermilerinin toprakta dövdüğü etler,

    Ehhi Semayı cezbeye getiren Mehmetler,

    Ve boğazda rüzgara karşı bir iman…

    Levh-i Mahfuz bugün toz duman,

    Kalem kırılmış,

    İnd’i ilahide verilmiş çoktan hüküm.

    Azı çok edecek Allah,

    Çoğu yok edecek Allah,

    Bugün asla hüzün düşmeyecek Hilal’e,

    Cebrail’in bile dilinde teşbih Çanakkale,Çanakkale,Çanakkale…

    Cihanın verdiği hükme haşiye düşmüş Türkler Gökte şehadet pay ediliyor,

    Etrafına üşüşmüş Türkler…

    Turuncuya döndüğü güneşin Mehmet’in kanındandır. Şarapneller cephenin kanatsız kuşları.

    Yüzüne,gözüne konar her bir neferin,

    Yetmiş bin Hamza’dır bedeli böyle zaferin.

    Ötelere meyletmiş kavruk bakışları

    Şakaklarından kanlar koştururken seylap seylap, Ism-i Celal tecellisidir şu meydandaki inkılap. Her perçeme takılmış koyu kırmızı,

    Ölüm rengi güller,

    Canlar kapandıkça onlar açılmış.

    Yangınlar,barutlar,dumanlar,küller Bedir ashabının alnından öptüğü kaküller Gökyüzüne bir bak ! Dört bir yanlar açılmış Bir hengame mi var gökte neyin nesidir bu ? Sema ehlinin bir millete busesidir bu ö^rş-ı ala’yı ihtizaza getirdin ey şanlı asker,

    Biz melekleri dahi ağlattın

    Göğsü imanlı asker

    Çitnenler mermi dolu,zehir sarısı

    Al’ bayrak kanlı asker

    Açık arttırmayla canlar satılmış

    Şimdiden cennete bedel yarısı

    Azrail halkada munis bir serzakir

    Yetmiş bin erbaine denk bir çile

    Dilinde zik-i cehri

    Çanakkale,Çanakkale,Çanakkale…

    Vurulup düştüklerinde öldü denilemez Türkler Siz öldü bilirsiniz ama Onlar diridirler

    Çanakkale dediğin şey kıyametin provasıdır Yeşil kefenlere sarılır herkes Siperlerde güneş bile dürülmekte Her bir çığlığın ardında İsrafil görülmekte Göklere sirayet etmiş heyecanı vatanın Toprağı vatan etmiş,

    Şehit olup yatanın

    Her evin bağrına düşmüş bir acı feryad Topuklarını yere vurdukça bir ordu Zemzem gibi ab-ı hayat Sunuyor dırahşan çehresine milletin.

    Çanakkale dediğin dirilişin hasıdır Öldürmekle öldürülemez Mehmetler Zira şehadet Türkoğlunun ihtisasıdır

    Orduya yazılmak için neredeyse melekler Gökten akın akın inmekte Cephede Allah Allah nidalarını En başta İsrafil dinelmekte.

    Hayy,Huy’larma gıbta etmekte boğazın dağları,taşlan

    Kızgın gözyaşı taşımakta

    Çanakkale’de ebabil kuşları

    Ey feryadı karadan denize yürümüş asker

    Yüzünde temessül etmiş ne güzel bir kumandan

    Gözünü fetih bürümüş asker

    Sen ki miftahısm vatan bağrında paslı kilitlerin

    Vatan ki alem-i İslam’da sarsılmaz kale

    İsrafil’in dilinde bir çığlık

    Çanakkale, Çanakkale, Çanakkale…

    Sur’udur kıyametin, her Mehmet’in feryadı Lâkin Allah’tan başkasına hiç Görülmüş mü inkıyadı…

    Ey ortasında kederin şeddelendiği Çanakkale !

    Bir avuç toprağa dökülünce bu kadar kan Koskoca bir bayrağa dönüşmez mi ?

    Sath’i vatan !

    Sen ki rütbesi semada yıldızlara dönüşen ordu Sen ki bir bakıma Bedirlere denksin Ahmed’in Mahmud’un Muhammed Mustafa’nın Tecelli ettiği ikinci cenksin.

    Düşen her bir neferin düştüğü yerde kanlar,

    Şehbal açacak ve imrenecek cihanlar Zira kefili Peygamber-i Zişandır Şu mübeccel vatanın.

    Bedeli cennetasa bir bahardır

    Canını Allah’a satanın

    Ey yüz bin meleğin alkış ile tebcil ettiği ordu

    Önünde Ruh-u Pak-i Nebinin gittiği ordu

    Şahittir kahramanlığına baksana dağlar ,taşlar

    Perdenin ötesinde ervah-ı Tayyibe

    Ve mele-i a’ladan arkadaşlar

    Öyle şahidiz ki istiklaline

    Mikail’in teşbihidir şu ılık rüzgar

    Çanakkale, Çanakkale, Çanakkale…

    Leave a Comment

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    It is main inner container footer text