Camın İcadı Kısaca

Camın keşif tarihi ve yeri kesin ola­rak tayin edilememekle birlikte ilk cam örnekleri milâttan önce 111. bin yıla kadar gider. Tarihlenebilen en eski eşya kolye parçalarıdır; cam kaplar ancak milâttan önce XVI. yüzyılın sonlarından itibaren görülmeye başlar , Asur, Nuzi ve Alalah gibi Batı Asya şehirlerin­deki kazılarda ortaya çıkarılan bu en es­ki cam kapların ilk yapımcıları muhte­melen Mitanniler’dir (Goldstein, s. 35). Cam yapımı, seramik kapların veya fa­yans eşyanın sırla kaplanması deneyle­rinin tabii bir sonucu olarak ortaya çık­mış ve büyük bir hızla Doğu Akdeniz ül­kelerine yayılmıştır.

Genellikle III. Tut- mosis’in (m.ö. 1504-1450) Batı Asya’da­ki istilâları sırasında cam ustalarını top­layarak bu sanatı Mısır’a götürdüğü ka­bul edilir. Cam yapımında en tanınmış Mısır şehirleri Malkata, Lişt ve Amarna’dır. Milâttan önce XV-XI11. yüzyıllarda camcılık doruk noktasına ulaşmıştır. Bu erken dönemin iç kalıp ve mozaik cam örnekleri titiz ve üstün bir işçiliğin ürü­nüdür. İç kalıp camın yapılışında bir çekirdek üzerine cam liflerin sarılması söz konusu olup süsleme amacıyla da renk­li cam iplikler kullanılır. Mozaik cam ise renkli çubuklardan kesilerek kalıp içine yerleştirilen parçaların fırınlanma sonu­cunda birbirine yapışmasıyla meydana gelir.

Milâttan önce 1200 dolaylarında Son Tunç devri uygarlığının genel çökü­şüyle camcılık da geriler ve milâttan ön­ce X. yüzyılda Doğu Akdeniz’in karanlık çağdan kurtulmasından sonra tekrar canlanır. İç kalıp camların yanı sıra renk­ siz, yarı saydam döküm kâseler, vazolar ve alabastronlar da görülmeye başlar. Döküm kaplar, kalıbın içine küçük cam parçalarının doldurulup fırınlanmasıyla elde edilir. Büyük bir ihtimalle Anadolu’­dan göç eden Etrüskler tarafından Ku­zey İtalya’da başlatılan üretim çok de­ğişik yönlerde gelişir. Akdeniz ülkelerin­deki iç kalıp eserlerde Yunan seramik formları taklit edilir. Helenistik dönemin en seçkin formları ise kalıba dökülmüş ve çarkta dekore edilmiş kâseler, mo­zaik cam ve reticelli kaplar ile altın va­raklı camlardır. Cam üretimi Roma İmpa­ratorluğu döneminde büyük oranda ar­tar. Döküm kapların yapımı devam eder­ken Suriye-Filistin bölgesinde milâttan önce I. yüzyılın ortalarında üfleme tek­niği keşfedilir. Bu teknikte piponun (üf­leme borusu) ucuna bir parça sıcak cam alınır ve döndürülerek üflenir; eğer ka­lıbın içine üflenirse kabartma motifler elde edilir. Üfleme tekniği giderek bü­tün cam endüstrisine hâkim olur.

Latest Comments
  1. fadıl

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel