Biyomimetik Teknoloji Nedir?

Biyomimetik Teknoloji Nedir?

Örümcek ağının esnekliği, deniz kabuğunun sağlamlığı, yusufçuk böceğinin havada asılı kalması gibi çoğu canlı davranışı ve özelliği insanları her vakit etkilemiş ve merak uyandırmıştır. Sadece insan becer siyle yapıldığını sandığımız çoğu şeyin tasarımı, gerçekte tabiatta mevcuttur. Bunun farkında olan tasarımcılar, mimarlar ve bilim adamları canlıların yaratılış bilhassarim kendilerine numune alarak, yeni modeller üretme yoluna gitmişlerdir Bunun neticesinde da Biyomımikri (veya biyomimetik) kavramı meydana çıkmıştır, Bıyomimikri tabiattan ilham alarak ya da doğayı taklit ederek insan sorunları ve gereksinimleri amacıyla çözüm yapan bir disiplindir. Bu disiplin yalnızca elde edilen somut ürünün ya da çözümün değil sarfedilen sistemi ve aşamaların tamamını da içermektedir.

Biyomimikri kavramı ilk olarak Amerikalı mühendis Otto Schmitt doğrulusunda literatüre kazandırıldı. 1950 senesi evvel mühendisliğin çoğu bölümünde değişik seviyelerde sarfedilen biyomimikri yaklaşımının en güzel tarihi numunelerinden birisi de hiç şüphesiz ilk uçak tasarımlarıdır. Leonardo da Vincinin kuşların anatomisini ve uçuşlarını inceleyerek insanları uçurma talebi neticesi yaptığı teknik çizimler ve araştırmalar, onun sonrasında gelen VVright Kardeşlere de ilham kaynağı oldu. Güvercinlerin uçuşlarıyla alakalı ayrıntılı araştırmalarıyla Leonardo’nun çizimlerini ilerleten Wrigth kardeşler ilk uçağı 1903’te tamamlayarak, uçurdular.orumcek-agi

Teknolojik olan çoğu şey naturallikten maalesef uzak gözükmektedir Teknoloji ile elde edilen çoğu şey natural değildi algısı insanlar arasında gerektiğince yaygındır. Esasında Biyomimikri kavramı işte tam da bu noktada bu algıyı değiştirebilir Doğa ve teknolojinin beraber ideal ve doğru kullanıldığında gerçekte ne kadar yararlı olabileceğim göstermektedir.

Biyomimikri Örnekleri Biyomimikri yaklaşımına uyan en tanınan numunelerden birisi, cırt cırt bant olarak da tanınan velcro’dur. Velcro bilhassa kıyafetlerde, ayakkabılarda ve yer çekimsiz ortamlarda kullanılmak amacıyla tasarlanmıştır. Tasarımcısına ilham olan şeyse, köpeğinin üstüne yapışan çengelli tohumlardır.

Bir diğer numune de yüksek süratli trenlerdir. Yüksek süratli trenler tünele girdikleri anda bir basınç dalgası oluşuyor ve tünelden çıkarken bu basınç dalgası bir ses patlamasına sebep oluyordu. Bu bozukluğun çözümünde, yalıçapkını adlı bir kuş türünün gaga yapısından esinlenildi. Yalıçapkını, sudaki balıkları yakalamak amacıyla suya girerken, bir ortamdan değişik basınçtaki diğer bir ortama geçer, fakat buna karşın çevreye çok az miktarda su sıçratır. Bu sayede, balıkları basitçe görebilir ve basitçe avlanabilir. Bunu sağlayan, kuşun gagasının aerodinamik yapısıdır. Trenin burnunun tasarımında bu gaga biçimi numune alındı ve bozukluğun çözüldüğü gözlemlendi. Ayrıca, yüksek süratli trenler bu yeni tasarımıyla %15 daha az elektrik tüketerek, %10 daha süratli gidebiliyorlar.

Örümcek ağlarının bilhassarinden yararlanılarak ip ve kumaş yapımı; biyomimikri bölümünde oluşturulan çalışmaların bir diğeriisidır. Ateş böceklerinin sıfır enerji kaybıyla oluşturduğu soğuk ışık, enerji verimliliği konusu ile alakalı iş dünyasının ufkunu açmaya aday bir diğer numunedir. Enerji konusu ile alakalı esinlenilen bir numune de termitlerdir Akkarınca diye anılan termitlerin gerçekleştirdikleri karınca yuvalarının havalandırma sistemi yaklaşımını kullanan mimari yapılar, bir yandan mimarlık diğer yandan enerji bölümünde yeni çözümlere işaret etmektedir. Termitler yuvalarının ortamında sıcaklığı, güneşten gelen enerjiyi optimize ederek, dışarıdaki sıcaklık ne olursa olsun, istedikleri değerde tutabiliyorlar. Geliştirdikleri kendi kendine soğuyan/ısınan sistem ile yalnızca 1-C’lik bir dilimde dalgalanan bir sıcaklık yapısı oluşturabiliyorlar. Günümüzde termitlerin yuvalarından ilham alınarak oluşturulan bina ve alış veriş merkezlerinde %90 oranında enerjiden tasarruf ediliyor.kopek-baligi

Köpek balığı derisi model alınarak geliştirilen aerodinamik yüzücü mayoları, tenebrionoid böceğinin havadaki nemden su elde etmesi numune alınarak geliştirilen su tutucu yüzeyler, midyeden yüzey kaplama ve daha niceleri… Bunlar gibi daha onlarca numune sayabilir hem de bu numuneleri kendimiz de yaşama geçirebiliriz. Doğa, yüzlerce komplike denklemden meydana gelen ama mükemmel bir denge üstünde hareket eden bir sistem kurmuştur. Ürettiğimiz mamüller amacıyla esin kaynakları bazı durumlarda okyanusun dibinde, bazı durumlarda gökyüzünün parlak ışığında, kimi vakit yerin altında ama her daim gözümüzün önündedir. Dünyayı insanlar ve diğer canlı-cansız varlıklar amacıyla daha iyi bir yer durumuna getirmek o kadar da zor değil. Fakat bunu başarabilmek amacıyla daha çok çalışmak, tabiata ve onunla olan ilişkimize daha yakından bakmak gerekiyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel