Atatürkçü Düşünce Sistemi Nedir Nasıl Oluşmuştur

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN OLUŞUMU

Atatürkçü düşünce sisteminin oluşmasında Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu durum, dönemin olayları, Atatürk’ün yetiştiği ortam, yerli ve yabancı bazı düşünürlerin fikirleri ve dünyadaki demokratikleşme hareketleri gibi faktörler rol oynamıştır.

Osmanlı Devleti’nin çöküşü yapılan ıslahatlara rağmen durdurulamamıştı. Fransız İhtilali ile yayılmaya başlayan milliyetçilik akımı da devletin siyasi yönden çöküşünü hızlandırmıştı. Avrupa’nın önde gelen devletleri olan İngiltere, Fransa ve Rusya milliyetçilik fikrini kullanarak Osmanlı Devleti’nde yaşayan azınlıkları kışkırttılar. Bağımsız devlet kurma düşüncesinde olan azınlıklar her geçen gün yeni bir ayaklanma çıkarmaktaydı. Siyasi yönden adeta kıskaca alınan Osmanlı Devleti, Sanayi Inkılabı’nı gerçekleştirememesi ve kapitülasyonlar nedeniyle de ekonomik yönden büyük sıkıntılar çekmekteydi. Kaybedilen savaşlar da ekonominin iyice çökmesine neden olmuştu. Osmanlı Devleti 20. yüzyıla bu ve benzeri sıkıntılarla girmişti. Tüm bu olumsuz gelişmeler yanında Osmanlı Devleti Avrupa’daki gelişmelere ayak uyduramamıştı. Avrupa bilimsel, siyasal ve ekonomik yönden gelişirken Osmanlı Devleti her geçen gün daha geriye gidiyordu.

Mustafa Kemal Atatürk’ün doğup büyüdüğü ortamda Avrupa’nın etkilerini ilk önce ve en etkili hisseden Makedonya idi. Mustafa Kemal burada Osmanlı Devleti’nin en zor günlerine tanık oldu. Azınlık ayaklanmaları, devleti hızla çöküşe doğru götürü yordu. Hürriyet ve demokrasi fikirlerinin de yoğunluk kazandığı bu bölgenin kültürel ortamı Mustafa Kemal’i derinden etkiledi. Daha öğrencilik yıllarından itibaren devletin ve milletin kurtuluşu için çareler aramaya başladı. Devletin siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve askerî yönden iyileştirilmesi için fikirler üretiyordu. Mustafa Kemal tüm sorunların Türk milletinin kendi öz kaynakları ve kendine güveni ile çözümleneceğini belirtiyordu. Atatürk askerî okulda öğrenim gördüğü sırada, pek çok kitap okuyup, dünyada meydana gelen siyasî, ekonomik, sosyal, kültürel ve bilimsel gelişmeleri izledi. Ayrıca zamanın en önemli dili olan Fransızcayı öğrendi. Osmanlı Devleti’nin karşı karşıya bulunduğu sorunlarla yakından ilgilendi. Başta, Ziya Gökalp olmak üzere, bazı aydınlar tarafından savunulan Türkçülük fikri, Mustafa Kemal’i büyük ölçüde etkiledi.

Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti fiilen yıkılmış, toprakları işgal edilmiş, milletin bağımsızlığı tehlikeye düşmüştü. Türk milletinin kurtuluşu için bir yol bulunması gerekiyordu. Atatürk’e göre bu yol, Türk milletinin hür ve bağımsız bir şekilde yaşayabileceği yeni bir devlet kurmaktı.

Mondros Ateşkes Anlaşmasından sonra, başlatılan Kurtuluş Savaşı milliyetçilik fikrinin ürünüydü. “Ya istiklâl ya ölüm.” parolasıyla başlatılan Millî Mücadele, millî egemenliğe dayalı yeni bir devlet kurmayı amaçlıyordu. Türk milletinin bağımsızlığına kavuşturulması Atatürk’ün en büyük ideali idi. Atatürk, gücünü tarih boyunca bağımsız yaşamayı ilke edinmiş olan Türk milletinden aldı.

Türk milleti Mustafa Kemal’in önderliğinde bağımsızlık mücadelesi verirken padişah ve İstanbul Hükümeti kurtuluştan ümitlerini kesmişlerdi. Padişah ve İstanbul Hükümeti işgalci devletlerin isteklerini yerine getirerek varlıklarını sürdürmeyi amaçlamışlardı. Hatta Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine engel olmak için her türlü çabayı harcıyorlardı.

Milletimizi benliğine ve egemenliğine kavuşturarak demokratik bir düzen içinde çağdaşlaşmasını sağlayan Atatürkçü düşünce sistemi; çeşitli olayların akıl yoluyla değerlendirilmesi ve tarih bilinciyle yorumlanmasıyla oluşmuştur.

No Responses

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel