Ar-Ge Ne Demek, Nedir?

Ar-Ge Nedir?

Ar-Ge; firmanın büyüme, genişleme, yatırım  yapma, küçülme, yeni pazarlara açılma gibi hayati kararlarının alınmasında rol oynayan faaliyetlerdir. İnovasyon çoğunlukla yapılan Ar-Ge faaliyetinin doğal sonucu olarak tezahür etmektedir.

KOBİ‘ler istihdamın yüzde 76’ısını sağlayan ekonominin en önemli yapı taşları olup; inovasyon faaliyetlerinin artırılması KOBİ’lerce sağlanan istihdamın dünyadaki gelişmiş ülke düzeylerine erişmesini sağlayacak; bu aynı zamanda teknolojiyi satın alan ülke pozisyonundan teknolojiyi üreten ülke pozisyonuna gelmeyi ve dünyada rekabet gücü yüksek, hızlı büyüyen bir ekonomi olunmasını sağlayacaktır.

Bir ülkenin ekonomik açıdan büyümesi ve kalkınması, bu yolla istihdamın artışı, sosyal refahın sağlanması ve gelişmişlik düzeyinin artması; doğrudan o ülkenin beşeri ve entellektüel kapasitesi ve birikimi, niteliği yüksek iş gücünün varlığı ile ilgili olup; inovasyon bu birikimin sağlanması ve nitelikli iş gücünün yaratılmasında temel aktördür.

Öyleyse İŞKUR inovasyon, teknoloji ve Ar-Ge’yi bir eksen olarak nasıl sahiplenir?

Kamu istihdam kurumları özellikle aktif iş gücü piyasası politikaları kapsamında iş gücünün mesleki eğitimi yoluyla niteliklerinin artırılması, istihdamın korunması ve yeni işlerin oluşturulması anlamında önemli bir role sahiptir.

İŞKUR, iş gücüne ulaşmada taşra teşkilatı ve sahada uyguladığı proje ve politikalarla oldukça etkindir. İş arayan ve mesleki eğitim kurslarına başvuran işsizlere ilişkin bir profilleme yapıldığında ve Türkiye’nin inovasyon göstergeleri analiz edildiğinde; İŞKUR’un inovasyon alanında vereceği desteklerin önemi daha iyi anlaşılabilmektedir. Bugün bilimsel araştırmalar yapabilen, bilimsel ve analitik kabiliyetleri olan, bilgi ve iletişim teknolojilerini etkin olarak kullanabilen ve inovasyon ağırlıklı sektörlerde çalışanların işsizlik oranının daha düşük olduğu görülmektedir.

Ekonomiler faaliyette bulundukları kapasiteleri ile bir istihdam noktasındadırlar. Bu noktada iş gücünü yetiştirmek ve eğitmek istihdamı kalıcı, sürdürülebilir ve nitelikli hale getirmek için yeterli olmayabilir. Ülkeleri küresel rekabette refaha taşıyan en önemli unsurlar bilim ve teknoloji alanında ürettikleri değer, bu alanda beşeri ve sosyal sermayeye yapılan yatırım ve teknoloji ile inovasyon sonucu ortaya çıkan yeni istihdam olanakları ve yeni işlerdir. Bu anlayışla rekabet ve inovasyon temelli bir kalkınma modeli ile teşvik mekanizmalarını genişleten Türkiye, sadece inovasyonu ve Ar-Ge’yi değil beraberinde bunların ticarileşmesi ve bu alanda yeni işlerin oluşturulmasını destekleyen bir ekosistem oluşturmaya başlamıştır.

Kamu istihdam kurumlarının inovasyonu, iş gücünün niteliğini artıracak bir olgu olarak görmesi ve desteklemesi dünya genelinde  de yaygındır. Ülkeler, yeni iş oluşturan sektörleri belirlemekte; mikro kredi anlayışı sosyal politika anlamında varolmakta, girişimciliği desteklemek için daha makro önlemler ve desteklerin gerekliliği kabul görmektedir. Özellikle geleneksel sektörlere yapılan yatırımların mikro kredi insiyatiflerince desteklenmesi; girişimciliğin geliştirilmesinde inovasyon tabanlı projelerin desteklenmesi gerekliliği ile beraber teknolojinin transferi ve yatırımlarını da sürekli hale getirmiştir.

Tarım toplumundan sanayi toplumuna ardından küresel bilgi ekonomisine geçilen 2023 vizyonu Türkiye’sinde ise iş gücünün niteliğinin analizi Türkiye’nin gelişmişlik düzeyi ve geleceğe ilişkin projeksiyonlarında önemli ipuçları vermektedir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel