Anafartalar Harekatı Hakkında Bilgi

           anafartalar harekatı25 Nisan 1915 tarihinden itibaren Seddülbahir ve Arıburnu’na çıkarma yapan İngilizler her iki cephede de tıkanınca Türklere karşı bir başka cephe daha açmaya karar verirler. Bu cephenin de Anafarta Ovası civarına olmasına karar verilir. Lan Hamilton’un isteğiyle 5 tümen daha verilir. Müttefik planına göre hedefi Tekke Tepe olan kuvvetler Kireçtepe ve Anafarta Ovasına doğru ilerleyecek ve baskın hızıyla Kilitbahir’e inilecekti. Suvla Koyu ve Tuzla Gölü çevresi Türklerin müdafasının zayıf olduğu yerlerdi. Bu bölge yalnızca Alman Binbaşı Wilhelm Wilmer komutasındaki Bursa Jandarma Taburunun 1 bölüğü tarafından savunulmaktaydı. Hamilton ise bölgeye 20.000 askerle çıkartma yapmayı hedefliyordu. General Stopford’un komuta ettiği kuvvetler, 500 asker, 60 hayvan ve top taşıyabilen büyük teknelerle o güne kadar yapılmış en büyük ve en modern çıkarmayı gerçekleştireceklerdi. Türk komutanlığı, Limni ve Mondros’taki hareketliliği, hazırlanmakta olan takviye güçlerini ve bölgeye getirilen nakliye gemilerini öğrenmişti. 5. Ordu’nun kuvvetleri de 5 tümenden 16 tümene çıkarılmıştı.Ancak Liman Von Sanders çıkarmayı yine yanlış tarafa, Saroz Körfezi’ne veya Anadolu Sahillerine bekliyordu. Suvla Koyu ve Anafartalar bölgelerinin savunmaları zayıf kalmıştı.

           6-7 Ağustos gecesi Suvla Koyu’na başlatılan İngiliz harekatı akıntıları bilmemekten kaynaklanan nedenlerle kargaşa içinde başlar. İngiliz kuvvetleri Suvla’nın bataklık kısmına sürüklenmekten kurtulamaz. Mayınlardan ve keskin nişancı atışlarından zarar görürler. Ağır zayiat veren İngilizler, Softatepe önünde durdurulur. 7 Ağustosta çıkarmaya devam edilir. 22 İngiliz piyade taburu karşılarında çok zayıf bir savunma olmasına karşın iki gün boyunca hiçbir şey yapmadan Suvla’da oyalanırlar. Bu iki gün boyunca İngilizler yalnızca 800 metre ilerler.

          7 Ağustosta 60 km uzaktan yola çıkan 2 Türk Tümeni 8 Ağustosta bölgeye ulaşır. Ancak birlikler çok yorgun oldukları için hemen hücum edilmez. Bu arada 8 Ağustos’ta hücum etmeyi düşünen İngilizler de bu kararı 1 gün erteler. 8-9 Ağustos gecesi Mustafa Kemal Anafartalar Grup Komutanlığına atanır. Bu kritik durum karşısında geçen konuşma da tarihin sayfalarına yazılmıştır. Mustafa Kemal bütün kuvvetleri komutasına isteyince Liman Von Sanders ”Çok gelmez mi?” diye sorar. Mustafa Kemal’in yanıtı ise ”az bile gelir” olur.

          9 Ağustos günü iki taraf da birbirinden habersiz, hemen hemen aynı anlarda harekete geçer. Kireçtepe düşer, İsmailoğlu dayanır. Geniş bir cephe çizgisinde göğüs göğüse şiddetli süngü savaşları olur. 9 Ağustos 1915 öğle saatlerinde İngilizler, 7 Ağustos günü başladıkları noktalara sürülmüştür. Mustafa Kemal, daha fazla zayiat vermemek için hücumu durdurur. 9 Ağustos akşamı sayı üstünlüğü ve inisiyatif artık Türklere geçmiştir. İngilizlerin kaybı 18.000 kişiyi bulmuştur. 10-11-12-13 Ağustos günlerindeki İngiliz hücumları da püskürtülür.

          Muharebelerin simge noktalarından biri hiç kuşkusuz Conkbayırı Tepesidir. 7-10 Ağustos arasında burada geçen çarpışmalardan sonra Conkbayırı bir daha kaybedilmez. Conkbayırı’ndan Boğaz’a inerek Türk tabyalarını etkisiz hale getirmeye ve donanmaya İstanbul yolunu açmaya yönelik Müttefik planları da böylece iflas etmiş olur. Conkbayırı tepesinde, Yeni Zellanda Anıtı’nın karşısındaki 258 metre rakımlı Atatürk Anıtı da Mustafa Kemal’in kritik insiyatifinin simgesi olarak durmaktadır.

Conkbayırı zirvesinde, dört adet tarihi top güllesiyle işaretlenmiş olan ”10 Ağustos’ta Atatürk’ün saatinin parçalandığı yer” tabelasının doğru yeri işaretlemesi olası değildir. Mustafa Kemal Paşa’nın düşman ateşine bu kadar açık bir noktada bulunması söz konusu olamaz. Saatin parçalandığı yerin, Conkbayırı’nın güneydoğusundaki Kördere inişinde, tepeye 50 metre kadar uzak bir nokta olduğu düşünülmektedir.

Conkbayırının güney yamacında Türk askerinin fedakarlığını anlatan kitabeler bulunuyor. Allah’a açılmış dua eden bir eli simgeleyen beş kitabede , 25 Nisan ve Ağustos muharebelerinin özeti ve Mustafa Kemal Paşa’nın kritik müdahaleleri anlatılmaktadır. 25 Nisan 1915 günü, Mustafa Kemal’in süngü taktırıp Anzak kuvvetlerini durdurduğu yer burasıdır. Mustafa Kemal Paşa’nın ifadesiyle, ”savaşı kazandığımız an işte o andır.”

İngiliz kuvvetleri 15 Ağustos’ta Kireçtepeye yeniden hücum eder. Jandarma taburu yiğitçe direnir ama Kanlıtepe-Havantepe hattına da çekilmek zorunda kalır. Takviye kuvvetlerin yetişmesiyle Kireçtepe korunur. Eğer Kireçtepe düşseydi, 5. Ordu kuşatılmış olacağından bu da çok önemli bir stratejik direniştir. 16 Ağustos savaşında Aslantepe birkaç kere el değiştirse de sonunda Türklerde kalır.

Kocaçimentepe, Conkbayırı’nın kuzeydoğusunda yaklaşık 1.5 km. uzaklıkta bölgenin en yüksek noktasıdır. Anafarta savunmasının bel kemiği Kocaçimentepe, en önemli hedeflerden biri olmasına karşın hiç düşmemiştir. Cesarettepe’deki mezarlıkta sadece 5 tanesinin kimliği saptanabilmiş 316 Avustralya askeri yatıyor. 7 Ağustos günü 600 askerin katıldığı saldırıda Avustralyalılar büyük kayıplar vermişti. Peter Weir’in ”Gallipoli” filminin final sahnesine de bu olay esin vermiştir.

Londra’ya, çok cesur savaşan ve çok iyi yönetilen bir orduya karşı savaşıyoruz diye mesaj gönderen Hamilton 100.000 kişilik bir takviye daha ister. İngilizler komutanlarını değiştirir, kuvvetlerini toplar ve 21 Ağustos’ta 2. Anafartalar Harekatını başlatır. Ancak artık Türkler de toparlanmıştır. İngiliz ve Anzak kuvvetlerinin müşterek hücumlarında da ilerleme kaydedilemez. 27 Ağustos Bombatepe muharebelerinde, bu bölge bir kaç kere el değiştirse de önemli bir sonuç çıkmaz. Anafartalar Savaşı’nda İngilizler 18.100, Türkler 8,850 kişi zayiat verir.

Suvla Çıkarması’nda İngilizlerin yaşadığı kargaşa ve sorunlar Türklerin şansı olmuştur denilebilir. Eğer 6-9 Ağustos arasında İngilizler hücuma geçmek için oyalanmamış olsalardı, Türk cephesinin oluşturulma şansı kalmayacaktı. Kireçtepe Muharebesinin başlangıcında ilerleyen İngilizler devamını getirebilseler 5. Orduyu kuşatabilecekti. Kısacası İngilizler için çok iyi savaştılar ve çok kötü yönetildiler demek yanlış olmaz. Türklerin uyguladığı hareketli savunma bölgenin coğrafi şartları ve Osmanlı Devleti’nin yorgun askerleri düşünülünce kulağa yanlış gelmiyor. Ancak istihbarat noksanlığı, gereken takviyelerin yapılamaması, silah ve cephane darlığı Türklerin en önemli sorunları olarak ortaya çıkıyor. Cesur ve yiğitçe savaşan Türkler, çok iyi ve fedakarca yönetiliyor. Çanakkale Savaşları’nın Türkler açısından en büyük kazancı da Mustafa Kemal gibi bir komutanın kazanılmış olmasıdır.

Geri Sayım

2. Anafartalar Muharebesinden sonra kara harekatı yavaşlar. İan Hamilton bile artık zaferden umudunu kesmiştir. Limon Von Sanders de elindeki yorgun, hasta ve yaralı kuvvetlerle Müttefikleri denize dökemeyeceğini anlamıştır. Bundan sonrasında karşılıklı mevzi savaşları başlar. Türk askerinin elindeki ana silah olan mavzer ve süngüye, Kasım ayından itibaren Alman ve Avusturya topçu cephaneleri de ulaşmaya başlayınca bir bakıma savaşın da neticesi ortaya çıkmaya başlar. Yine aynı günlerde Müttefikler için Gelibolu yerine Avrupa cepheleri önem kazanır. Müttefikler yavaş yavaş geri çekilme planlarını hazırlamaya başlar.

No Responses

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel