19. Yüzyılda Osmanlı Toplumunda Meydana Gelen Değişmeler

Osmanlı Toplumunda 19. Yüzyılda Meydana Gelen Değişiklikler, Osmanlı Toplumunda Meydana Gelen Değişiklikler Nelerdir?

Osmanlı Toplumunda Meydana Gelen Değişmeler

Osmanlı Ailesi

Osmanlı ailesinin temeL yapısını İslam hukuku ve Türk töresi şekillendirmiştir.

  • Kadı ve şahitlerin huzurunda nikah yapılmış, nikah akdinin (sözleşme) kadı defterine kaydedilmesiyle evlilik gerçekleşmiştir.
  • Erkek evlenirken kıza “mehir” denilen bir nikah bedeli vermiştir. İslam dini, mehiri kız lehine düzenlemiş, bunun ona ait olduğu prensibini getirmiştir. Evlilikte İslam hukukuna göre “mal ayrılığı” esas alınmıştır.

Vakıf Sistemi

Vakıf, İslam hukukuna göre bir kişinin kazandığı maLın bir bölümünü insan­ların yararına olacak şekilde süresiz olarak tahsis etmesidir.

Vakıfların Yararları

  • Vakıf sayesinde sosyal, kültürel ve dini birçok hizmet yerine getirilmiş­tir (Vakıflar devletin kuruluş yıllarında fethedilen topraklarda Türkle- rin yerleşmesi için gerekli imkanları hazırlamışlardır.).
  • Devlet toplum kaynaşması sağlanmıştır.
  • Vakıflar; şehir, kasaba ve köylerin büyümesinde ve bayındır hale gel- meşinde büyük rol oynamıştır.
  • Ulaşım, haberleşme ve taşımacılıkta canlı bir hayatın oluşmasında et­kileri büyüktür.
  • Gelir dağılımındaki farklılıklardan kaynaklanabilecek sorunlar önlen­miştir.
  • Vakıflar, bütün eğitim ve sağlık kurumlarının temel finansmanı olmuştur.
  • Halk tarafından oluşturulan Avarız Akçesi Vakıfları hem ortaklaşa gi­derlerin sağlanmasında hem de sosyal yardımlaşmada etkili olmuştur.
  • OsmanLı Devleti’nin Nizam-ı Alemi, Avrupa’da “Pax Ottomanica” diye adlan­dırılmıştır. 16.yüzyıLda Osmanlı ülkesinde nüfus iki katına çıkmıştır.
  • 1550’lerden sonra kapıkulları dirliklerin çoğunu ele geçirmişler ve tarım ye­rine hayvancılığa önem vermişler, böyLece resmi hüviyet sahibi Osmanlı zen­gini ortaya çıkmıştır.

Sipahilerin büyük bir kısmı, dirliklerini kaybetmiş ve işsiz kalmışlardır. Bu durum da köylünün toprağını satmasına ve köyLerin boşalmasına neden ol­muştur.

  • Yoksul ve işsiz sayısı artınca sancakbeyleri ve beylerbeyleri bunları yevmi­yeli asker olarak tutmuşlardır.
  • Taşra yöneticilerinin kapı halkını oluşturan ve sekban adı verilen bu asker­ler sefere gidince ücret almışlardır. Barış zamanında veya beyleri başka ye­re nakledilince boşta kalmış ve levend adını almışlardır.
  • Bu işsiz insanlar zamanla eşkiyalık yaparak karınlarını doyurmaya çalışmış­lardır. Bunlara tımarlarını kapıkullarına kaptıran sipahiler, ağır vergi altında köyünü terk eden köylüler, medresede okuyup iş bulamayan suhteler de (öğ­renciler) katılmışlardır. Bunlar topluca Celali isyanlarına neden olmuşlardır.
  • yüzyılda Avrupa’dan gelen askeri uzmanlar aracılığıyla Avrupa kültürü önceLikle üst düzey yöneticiler arasında yayılmıştır.
  • yüzyılda Fransız ihtilali sonucu başlayan miLliyetçiLik hareketleri,Osman­lI Devleti’nde azınlık isyanlarına yol açmıştır.
  • Toprak kayıpları ve azınlıkların bağımsız oLmasıyLa ülke nüfusu azalırken, kaybedilen toprakLardan göç eden Müslüman Türkler, ülkedeki Müslüman nüfus oranını artırmışlardır.
  • 1860’da Muhacirin Komisyonu kurularak göçmenlerin nakli, İskanı ve yer yurt sahibi olmaları sağlanmıştır.
  • Tanzimat döneminde yapılan yeniliklerle “reaya” yerine “tebaa” oluşturula­rak eşit hak ve görevler ile “tek vatandaşlık” hedeflenmiştir.
  • Osmanlı Devleti’nde kadın, çocuk ve yaşlıların korunması ve özürlülerin ba­kımına yöneLik olarak 1895’te Darülaceze (Yoksullar evi) açılmıştır.

^Anadolu’nun çeşitli vilayetlerinde “gureba” hastaneleri kurulmuş, İstanbul’da çocuk hastanesi olarak “Hamidiye Etfal Hastanesi” açılmıştır.

  • yüzyıl başında fakirler için “Hilal-i Ahmer Cemiyeti” (Kızılay) ve “Donan­ma Cemiyeti” kurulmuştur.
  • Dünya Savaşı sırasında yetim çocuklara sahip çıkmak için “Darüleytam” (Yetimler Yurdu) açılmıştır.
  • yüzyılda kervansaray ve hanların yerini oteller ve postane binaları, be­destenlerin yerini ise işhanları almıştır.
  • Şehirlerde idare için yeni binalar yapılmış, Batılılaşma sonucu lüks eşya sa­tan dükkanlar, tiyatro binaları ve eğlence yerleri de artmıştır.
  • Tanzimatla İskan kısıtlamalarının kalkması,dinlere dayalı kültür birliğini boz­muş, etnik ve dini grupların hayat üslupları birbirine karışmaya başlamıştır.
  • KülLiye sistemi parçalanmış, cami çok yönlü fonksiyonunu yitirmiştir.
  • Modern okullar, medreseleri geri plana itmiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel